Social Icons

26 Nisan 2010 Pazartesi

Malatya Fethiye:Nisan 2010 Haberler


MALATYA/ FETHİYE MALATYA / FETHİYE <![CDATA[//><!]]> MALATYA FETHİYE

 28 Nisan 2010

     
     1 Mayıs

 İşçi ve

 Emek

 Bayramı

 Kutlu

 Olsun
     
     
      

“Kanlı 1 Mayıs, 1 Mayıs 1977 İşçi Bayramında, 34 kişinin hayatını kaybettiği 136 kişinin yaralandığı olay.
1 Mayıs 1977 günü İşçi Bayramı`nı kutlamak üzere çeşitli illerden İstanbul`a gelen yaklaşık 500 bin kişi DİSK`in organizasyonu önderliğinde Taksim Meydanı`nı doldurdu. Katılımın yüksek olması sebebiyle kortejlerin alana girmesi uzun sürmüş, miting de uzamıştır. Saat 19.00 sularında dönemin DİSK başkanı Kemal Türkler konuşmasının sonuna geldiğinde etraftan silah sesleri duyulmaya başlandı. Sular İdaresi binasının üstünden ve meydandaki otelin çeşitli katlarından açılan bu ateş sonucu insanlar panik halde kaçmaya başladı, kısa bir süre içinde Etap Marmara Oteli`nin (Bugün The Marmara Oteli) de üst katlarından da ateş açıldı.
İnsanlar panik halde kaçmaya çalışırken panzerler de kalabalığın arasına doğru girmeye ve kitleleri sıkıştırarak Kazancı Yokuşu`na itmeye başladı. Kalabalığa ateş açılıyordu fakat polis ateş açanlara değil, kalabalığın üstüne saldırıyordu. Bir kamyonun tıkadığı Kazancı Yokuşu`ndan aşağıya kaçmaya çalışan kalabalığı daha da korkutmak için bir daha ateş açıldı. İnsanlar panzerler altında kalarak ve birbirlerini ezerek kaçmaya devam etti.
28 kişi ezilme ya da boğulma nedeniyle, 5 kişi vurulma nedeniyle, 1 kişi de panzer altında kalarak yaşamını yitirdi, yaklaşık 130 kişi de yaralandı. Ölenlerin çoğu Kazancı Yokuşu'nun başında, park edilmiş kamyon yüzünden sıkışarak ölmüşlerdi. 470 kişi göz altına alındı fakat hiçbirinin olayla ilgisi kurulamadı. Ateşi kimin açtığı tam olarak belirlenememiş, olay halen aydınlatılamamıştır. Sular idaresinin çatısından ve otel odalarından ateş açanlar bulunamamıştır. Resmi olarak kanıtlanamayan bilgilere göre olayın planlayıcısı CIA, Etap Marmara Oteli'ni bir gün önceden boşaltıp buraya Amerika'dan getirilen CIA ajanları yerleştirmiştir. Olaydan sonra ajanlar ülke dışına çıkarılıp otel kayıtları yok edilmiştir.
Kontrgerilla tarafından askeri darbe hazırlığı olarak yapıldığı MİT tarafından Başbakan Süleyman Demirel'e rapor edilince,[1] ve 29 Mayıs 1977'de muhalefet lideri Bülent Ecevit'e İzmir havameydanında suikast düzenlenince, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı 1 Haziran 1977'de derhal re'sen emekliye sevkedilmiştir.[2]” (Vikipedi Ansiklopesi









27 Nisan 2010


     Vefat

      Acı kayıp.bu gün 27 Nisan 2010 tarihinde geçirdiği trafik kazasında Ali Hüseyin AĞKINLIÇ'ı kaybettik. Merhuma Tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.
       Ruhu şad olsun.
      
        Not: Ali Hüseyin, lakabı berber Ahmet olan, Ahmet abinin torunu, Abbas'ın oğlu. Yaşı yaklaşık 5-6.
Merhume İnsaf GÜNAY'ın naaşı bu gün Malatya'ya gelecek ve yarin beldemizin Cumhuriyet Mahallesinde bulunan mezarlığında defin edilecektir.

25 Nisan 2010


    Nurgül ile Engin GÜLER'in Nişanı- 25 Nisan 2010

      Nurgül ile Engin GÜLERİ bu gün nişanlandılar. Çiftlere ömür boyu mutluluklar dileriz. Kız Hacovalı. Düğün ise Temmuz 2010 tarihinde yapılacak.

       Bu nişandan çektiğim resimleri şimdilik slayt olarak buraya koyuyorum; Fakat bu ayki bütün slayt resimler yarin sitemizin Nisan Ayı Resimler sayfasında eski albüm şekli ile koyacağım. Dört parça da video çektim. Videoları Facebook'ta paylaştım. İlaveten izlemek için "Güncel Buzz" tıklayınız>>>.

     Vefat

      24 Nisan 2010 tarihinde hakka yürüyen merhume İnsaf GÜNAY'a Tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.
       Ruhu şad olsun.

Abdal Musa Lokması / 25 Nisan 2010

  
      Abdal Musa Lokması 25 Nisan 2010'da yapılmaya başlandı. Bu çalışmalardan çektiğim resimler aşağıdadır. Yemek sürecindeki diğer resimleri de bu albüme ilave edeceğim.
   
    Kurban adağı olup verenler

Bülent İLHAN
Battal ÖZTÜRK
Fahri GÜLER
    Kurban adağı olup verenler

Hüseyin GÜLER (Matem Oğlu)
Gül İLHAN (Mehmet Pektaş Kızı)
Mehmet YALÇIN

 


    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
  
    Bu gün Fethiye İlk Öğretim Okulunda, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolaysı ile tören düzenlendi, şiirler okundu, yarışmalar yapıldı oyunlar... sunuldu.
     Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolaysı ile bu etkinliği düzenleyen öğretmen ve öğrencileri kutlar çalışmalarından dolayı teşekkür ederiz.
     Bu etkinlikten ikiden fazla video çektim; fakat Yotube'ye koyduğum ikisi net, diğerleri bozuktu. Bundan dolayı bu ikiyi Yotube'ye koydum.
    Yotube'deki diğer videoyu izlemek için tıklayınız: YouTube - aliseydisevim>>>

      Resimleri, sitemizin  "Nisan Ayı Resimler" albümüne de koyacağım; fakat şimdilik bu resimlerden yaptığım iki "Slayt Albümü" izlemek için, bu linki tıklayınız>>>>

   Not: Resimleri ve videoları benim Facebook profilimde paylaştım. Oradan kendinizde alabilirsiniz. Pazar günü Abdal Musa Lokması yapılacak. Abdal Musa Lokmasının organizesini Muhtar Fahri Güler yapıyor. Kimin ne verdiğini ise dolaysı ile o biliyor. Bu sebepten muhtarın verdiği isimleri yazıyorum.
   Pazar günü Engin GÜLER'n nişanı var; gidebilirsem o nişanında resimlerini çekeceğim.

21 Nisan 2010



    Fethiye'den Haberler

    Abdal Musa Lokması, muhtemelen Pazar günü yapılacak. Çalışmalar devam ediyor. İki üç gün havalar güneşli idi; bu gün sabah 09:00 civarında yağmur yağdı. Bu yağmurdan çektiğim videoyu yukarıya koydum. Bu yağmur yararlı olmasına rağmen, henüz yeterli değil. Havalar bir açıyor, sonra bulutlanıp ardından yağış başlıyor. Bu ise, mevsim açışından normal.
   Pazar günü Ayniğin tepesine gittim. Orman etrafına çekilmiş çitlerden ve oradan bir kaç Fethiye manzarası çektim.
   Bu salat resimleri görmek için tıklayınız.>>>

11 Nisan 2010

     
    Almanya / Ober-Ramstadt Fethiyeliler Derneğinin Düzenlediği 7. Kültür Gecesi

     Almanya / Ober-Ramstad Fethiyeliler Derneğinin Düzenlediği 7. Kültür Gecesi etkinliğine katılan konukları ve bu organizasyonu düzenleyen dernek idaresini, sahne alan ve kuliste emek  harcayan bütün canlara, oluşturdukları böylesi bir sıcak ortam için teşekkür eder, katılımın arttığı, çeşitlendiği nice geçeler günler dileriz.
    Benim Facebook profilimden de bu slaytı paylaşabilirsiniz.

    Büyük Slayt için tıklayınız>>>>


08 Nisan 2010




   Sünnet Lokması
    Hüseyin PEKTAŞ'ın sünnet olan oğluna, ailesi ile geçireceği mutlu bir hayat dileriz. Yukarıya koyduğum bu sünnet resimlenin slaydını, sitemizin Ocak Ayı Resimler sayfasına da koyacağım.
   
   Merhum Hasan ASLAN
    Ali telefonunda aldığımız rahmetli Hasan abinin yapılan mezar resimlerini, aşağıdaki slayt albümün içine ekledim.
   
   Abdal Musa Dergahından
    Aşağıya ise Ümit Ali ÖZACAR'ın  Antalya Elmalıda buluna Abdal Musa'nın Dergahı ve civarından çektiği resimleri ile beldemizden çektiğim çeşitli resimleri de koydum.

       Bizden haberler
    Bütün resimlerin slaydını, "Facebook"ta da paylaştım. Benim profilinden bu resimleri paylaşırsanız, ilerde kendi albümlerinize daha kolayca ulaşabilirsiniz.

   Bizden haberler
    Ana sayfamızın sol sütununa eklediğimiz "Buzz Güncel" linkinden yenilenen resim, blog ve videolarımız izleyebilirsiniz.

07 Nisan 2010

     
    Vefat
    Bu sabah, bir acı kayıp haberi daha aldık... Kemal ÇAKIR Malatya'da Hakka yürümüştür. Merhuma Tanrıdan rahmet kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.
     
     Not: Aldığımız habere göre merhumun naaşsı, yarin saat: 09:00'da Malatya Şehir Mezarlığında defin edilecek.
    

07 Nisan 2010


06 Nisan 2010



     İyi ki doğdun Abbas.
      Abbas KORYÜREKîn 50. doğum gününü kutlar, resimlerde gördüğümüz örnek aile birliği ve mutluluk tablosunun artarak devamını dileriz.
      İyi ki doğdun Abbas...

      Not: Abbas, dün Sivas'tan bir vatandaş aradı. İrfan KORYÜREK adına Sivas Karşıyaka'da bir arsa varmış. Bu arsa ile kendisinin arsası bitişikmiş. Bu adam bu ismin kim olduğunu sordu. Ben soy adının sizlerin soy adı olduğunu biliyorum, ama bu isimde sizlerden kimseyi tanımadığımdan, adamın cep telefonunu aldım.
      Böyle bir isim olup olmadığını siz bilirsiniz. Aşağıdaki ve yukarıdaki resimleri yarin sitemizin " Nisan Ayı Resimleri" sayfasına da koyacağım.


     Merhum Hasan ASLAN'ın senesi.
     Geçen yıl kaybettiğimiz merhum Hasan ASLAN'ın mezarının yapılmış ve seneyi devriyesi olması dolaysı ile bu gün saat:12:00'da ailesi Cem Evinde bir yemek verdi.
     Merhuma Tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

05 Nisan 2010

    Sivas'tan Şirket Olağan Toplantısına çağrı yazısı gelenler.
    Sivas'ta fabrikası olanların isim listesi aşağıya çıkarılmıştır. Yandaki resmi tıkladığınızda bu isimlere gelen davet yazısını görüp indirebilirsiniz.
 
    Hasan ÇAĞLAR, Sakine AKKOYUN, Yusuf ASLAN, Bağdat İLHAN, Kenan İLHAN, Mehmet SOFU, Muharrem ÇAĞLAR,  Hasan YUMUK, Hüseyin YUMUK, Hüseyin ÇAĞLAR, Ahmet Turan ÇAĞLAR, Hıdır Kandemir, İsmail ÇEVİKER, Aliseydi ÇALIŞKANOĞLU, Hüseyin KAÇMAZ, Durmuş Ali KORYÜREK, Vahap UCAR, Celal ÇAĞLAR Hüseyin BICAKCIOĞLU, Hasan ÇEVİKER.
        Geçmiş olsun. Ali YALCIN ameliyat oldu. Şimdi evinde. Ali arkadaşımıza geçmiş olsun der, acil şifalar dileriz. Ali iyi huylu bir kist var onu aldılar diyor. Kist ne kadarmış diyenlerden kimine etrafa bakınırken, lüks tüpünü görmüş ha... şu tüp kadar, kimine çaydanlığı göstermiş, kimine de içimden bir teneke hacat çıkardılar, bir şey kalmadı demiş. Ben büyümemiş, içimdeki, büyümüş diyor.
     Bir defasında "biri" "sen bayılmış olmalısın, içinden bu kadar çıkarıldığını nasıl biliyorsun," demiş? Ali ses volümünü sokaktan geçenleri ürkütecek bir seviyeye kadar yükselterek: "can benim canım, nasıl bilmen, Allah Allah..." demiş.
    
     Ali, baba değil, ana tarafımdan biz hep böyleyiz. İki yürek, üç böbrek var bende diyor. Anam bebek sülalesinin hepsinde çift yürek var diyor.
      Yumurtaya can veren yüce Allah nelere kadir... Kimi böbrek sorunundan diyalize mahkum, kiminin kalbine pil takılıyor, kimilerine de çifter çifter, yedeği ile veriyor!
      Ali'ye şaka yapmak isterdim; fakat bu yazdıklarım şaka değil, Alinin söyledikleri. Yinede bu yazdıklarımı duyarsa benim yolumu keser.

04 Nisan 2010


          CHP'nin Yazıhan Buluşması... Bugün öğlen, CHP  İl Örgütünün düzenlediği, “Büyük Yazıhan Buluşması” başlıklı etkinliği yapıldı.  Coşkulu bir kalabalık vardı. Bu etkinlik İl Örgütünün isteği doğrultusunda ki ikincisi imiş. Sayın Veli AĞBABA, Malatya İl Başkanı olduktan sonra, halkla buluşma ve onlarla yeni bir temas kurma çalışması olarak gözükmekte. Ağbaba’nın konuşmalarından çıkardığım kadarıyla bu çalışma, gelecek seçimlerde CHP’nin, dolaysı ile kendisi vekil adayı olduğunda kendisinin oylarını koruyup, çoğaltıp CHP’nin iktidar yolculuğuna katkı sağlamaktır.
      Bu toplantıda, CHP Malatya İl Başkanı Veli AĞBABA, CHP eski Milletvekili Muharrem KILIÇ, Fethiye Belediye Başkanı, Habib YÜCEL, Emekli Albay Aliseydi KARAKAŞ ile DSP’den CHP’ye geçen Yazıhan DSP ilçe Başkanı Murat konuştu. DSP’den CHP’ye geçenler arasında Vahap ARKADAŞ ile eski ANAP’lı Mehmet AKYILDIZ’da vardı.
     Aliseydi KARKAŞ’ın konuşmasına bazı Fethiyeliler işte Fethiyeliye yaraşır göğüs kabartıcı bir konuşma dediler ve bu konuşmada diğer konuşmacılar gibi büyük alkış aldı. Aliseydi abi, yakasındaki “Atatürk rozeti”ni göstererek,”bu rozeti yaşadığım sürece burada  gururla taşıyacağım,” dedi. Bu buluşmadan çektiğim resimleri, şimdilik sitemizde slayt olarak koydum. Fakat sitemizin “Nisan Ayı Resimler” sayfasına da ayrıca ilave edeceğim.
      Sıra ile dizili olan olarak gördüğünüz, insanlara, CHP’ye katılmaları dolaysı ile sahnede rozet takıldı.
      Sitemizin ana sayfasının sağ sütundaki başlıklara, “Resim Sitemiz” linkini ekledim.  Bu zamana kadar sitemizse koyduğumuz resimlerin, ikinci bir kopyasını, zaman içerisinde o sitede bulabileceksiniz. İlaveten, o siteminin “Videolar” linkinde ise “Youtube”ye ve diğer Video sitelerimize eklediğim Videolara kolayca ulaşabilir ve izleyebilirsiniz. “Yotube” Ülkemizde yasaklı olduğundan, bu videoları,  www.facebook.com/aliseydisevim in Profiline paylaşım verdim. Facebook’ta bu videoları sansürsüz izleyebilirsiniz.
  

01 Nisan 2010

   
    Havalar iyice ısındı... Neredeyse soba yakma ihtiyacı duyulmuyor.  Kaysı çiçekleri döküldü ve yapraklar tomurcuklarından patlamakta. Geçen hafta iki gecelik don etmesi, kaysılara büyük zarar verdi. Kayısı çiçeklerinin büyük ölçüde yandığı söyleniyor.  Ekinler şimdilik iyi gözükmekte; fakat hiç değilse Nisan bitene kadar yeterli ve düzenli yağmur gerekmekte.
   Geçen Hafta haberini verdiğimiz Yeter ÇİFTÇİLER ile Musa ÇİFTÇİLER, bu gün yoğun bakımdan  normal servise çıktılar. Ben Samsun'da iken geçen Cuma günü'de Musa abi, rahatsızlanmış, onu da araştırmaya götürmüşlerdi. İkisi de şimdi hastanede yatıyorlar.rahmetli İbrahim abinin oğlu Musa'da bu vesile gelmişti, ondan telefonla sorduk durumu. Musa, iyiler dedi. Yeter bacı sıvı yiyecekler yiyebiliyormuş; fakat sağ kolunu henüz rahat kullanamıyormuş. Doktorlar iyi olur demişler. Musa abi ile Yeter bacıya geçmiş olsun der, acil şifalar dileriz.
  Malatya Orman İl Müdürlüğünden geçen hafta bir kamyon çit profil  ile bir kamyon dikenli tel geldi. Bu profil çit demirleri ve dikenli tel ile geçen yıl dikilen Aynik mevkiindeki orman alanının etrafı çevrilmekte.
             
   Geçen hafta bizin Nurali'nin de askerde oluşunun birinci ayı olması dolaysı ile onunla askere giden bütün 1990’a bir tertiplerin 26 Mart 2010 tarihi yemin töreni idi. Bu vesile ile bende Samsun’a gittim.  Yemin törenini diğer bütün asker aileleri ile birlikte izledik.  Etkileyici ve coşkulu bir törendi. Oradaki her anne ve baba gibi bizde gururla izledi bu töreni. Ben de unutmuştum törenin nasıl yapıldığını, anılarımız tazelendi bu vesile ile.
     Geçen yazımızda akraba dediğimiz komutanın adı hususunu bilerek muğlak bırakmıştım. Komutan başçavuş ve adı Murat.  Bu defa ise eşi Özlem hanımının Gülender’in akrabası olduğu anlaşıldı. Murat bey bizim Samsuna ulaşma, garajdan kışlaya, kışladan çarşıya, sonunda Nurali’nin tekrar kışlaya gitme saatlerini, bizler rahatsız etmeyelim düşüncesi ile aramaktan imtina ederken o, büyük bir itina ve sorumlukla bu saatleri takip etti ve her vakit geldiğinde bizi telefonla aradı, aracı ile getirip götürdü.  Bunlara ilaveten evinde, astsubaylar evinde ve Miğrosta ağırlama nezaketini göstererek bizi oldukça memnun ve mahcup etti. Bu vesile ile Murat beye, eşi Özlem hanıma teşekkür, saygı ve selamlarımı sunar, çocukları Uğur ile Umut’un gözlerinden öperiz.
     Murat bey, Migros’tan çıkarken park etmiş dört çarpı dört araçların çokluğunu görüp, onları göstererek, “bu kadar parayı nasıl buluyorlar, ne çok zengin var burada,” dedi, öylesine… “Murat bey, 4x4 otomobilleri neredeyse her fabrika üretiyor, hırlısı hırsız, uğurlusu uğursuzu, yollusu yolsuzu… her parayı bastıran onlara sahip olabiliyor; fakat bir kerelik dahi bu zamana kadar merhaba demediği bir insana hısım akraba diye candan bu ilgiyi gösteren, 18 yıllık görev hayatı boyunca ilinden ayrılmış ama bozulmamış “köy çocuğu” gibi otantik vasıfları bünyesinde yaşatan insanları, hiçbir fabrika üretemiyor, bu vasıfları edinebilecek, satın alacak para henüz icat edilmedi bu dünyada… Lütfen bu zenginliğinizi görün ve Uğur’la Umut’a asıl bunu miras bırakın…
    Teleferikle çıkılan Tümülüs’ün içerisindeki döküntü iskeleti göstererek “bu Kral filan” diye adını söylemiştiniz. Ben o yüce Tümülüs içinde yatan kralın adını, Malatya’ya gelmeden unuttum; fakat yaşadığımız sürece ailece sizi sevgi ile anıp hatırlayacağız…   
     Baki olan yaşarken de sahip olduğumuz maddi makam ve sonunda gömüt(makber, kabir)ümüzün bulunduğu yer(yüce bir Tümülüs, mozole…) değil; hak’ın da mekânı olan gönüllerde yer edebilmektir. Bizim nezdimizde sizin yeriniz, gönlümüzdür…” Bu bana ibret için Reyhaini’nin dizelerini hatırlattı:

    Sakın dağlar gibi yüceyim deme
    Zaman gelir etrafın kar, boran olur
    Kış gelir yaz gelmez diye gam yeme
    Gönül her kışın sonunda bir bahar olur
      
     Reyhani’yelik ya bu kalır destan
     Bir günde verirler toprağı üste
     Varlığın kefendir evin kabristan
     Nöbetçin iki daş bir mezar olur
      
                       *                     *                        *
   Mart ayında, yine bu vesile ile yazdığım asker yollama ile ilgili haberim için, bir arkadaşımız: “Aliseydi abi, uzun yazmışsın,” dedi. Ben edebiyatçı falan değilim ama, “edebiyat, dil ve anlatım”a dair azda olsa malumatımız var. Öyle bir paragraf kuracaksın ki, bir cümlesini çıkardığında, eklediğinde yada değiştirdiğinde, söylemek istediğin eksik, fazla olacak yada yanlış(başka türlü) anlaşılabilecek. Öyle bir cümle kuracaksın ki, bir kelimesini değiştirirsen, çıkarırsan yada yeni bir kelime eklersen, o cümle ile söylemek istediklerin eksik, fazla, karışık olacak yada yanlış(başka türlü) anlaşılabilecek. Öyle bir kelime kuracaksın ki, kelimenin kök, ek çekim… vb sinden birini değiştirirsen, eklersen söylemek istediklerin eksik, fazla olacak yada yanlış (başka türlü) anlaşılabilecek. Yazılarımıza hiç değilse bu açıdan bakılması daha yerinde gözükmekte
   Resimleri ayrıca sitemizin, Nisan Ayı Resimler albümüne koydum.


O1 Nisan  2010

.
-->
 

Sample text

Sample Text

Sample Text