Social Icons

26 Mayıs 2010 Çarşamba

Malatya Fethiye: Mayıs 2010 Haberler


30 Mayıs 2010

Dünyaya geldim ağladım
Uyu yavrum neni dedim
Elinle çözdün beledin,
Eline kurbanım anam


Elimden tutun yürüttün
Severek beni büyüttün
Ardım sıra dua ettin
Diline kurbanım anam

Yavrum dedin kucak açtın
Benim hevesimle çoştun
Yürüttün peşimden koştun
Yoluna kurbanım anam


Gülistan bunu söyledi
Kaderine boyun eğdi
Gurbet bizi ayrı koydu
İlmine kurbanım anam

Şiiri yazanın notu:
Ben Gülistan Özdemir,
Annem için bu şiir,
Bütün Annelere armağan olsun.
     Rahmetli Faddik ÖZDEMİR(lakabı: kavurmalık)ın senesi ve mezarının yapılması dolaysı ile ailesi bu gün saat:12:00'da Cem Evinde bir yemek verdi. Merhumeye tanrıdan rahmet kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

    Rahmetli Faddik bibinin kızı Gülistan ablanın annesi için bir şiiri yazmıştı. O şiiri yukarıya ekledim.
 

29 Mayıs 2010


  
 
 
    İki adet video, Facebook ile sitemizin "Güncel Buzyy" bölümüne ilave ilave edilmiştir. Videoların boyutların büyütmeden izleyiniz. Videoları fotoğraf makinesi ile çektiğimden, Yotube'ye aktardığımızda görüntü kalitesi düşüyor.

29 Mayıs 2010

     CHP Milletvekili Sayın Mevlüt Aslanoğlu, İl Başkanı Veli Ağbaba ile beraberindeki CHP heyeti beldemiz ziyaret etti ve parkta halka hitap ettiler.  Sabah olması dolaysı ile CHP heyetine kahvaltı ikram edildi.
    Sırasıyla konuşma yapan Belediye başkanı Sayın Habib Yücel, Ferit Mevlüt Aslanoğlu ile Veli Ağbaba’nın konuşmasını Yotube’ye koydum. Bu videoları izlemek için tıklayınız.
     CHP’nin yakaladığı bu rüzgar ile Kılıçdaroğlu’nun vaat ettiği parti içi demokrasi mesajını da dikkate aldığımızda CHP il Başkanı Sayın Veli Ağbaba’yı 2011 sonunda milletvekili olarak görebiliriz.
    Resimleri Slayt olara izlemek için tıklayınız... Bu resimleri ve akşam yapılacak olan Ali İnce'nin düğün resimlerini geçe Slayt olarak ekleyeceğim. Yarinse, sitemizin Mayıs Ayı Resimler Albümüne koyacağım.

27 Mayıs 2010

  
    Paris Gezisi Mayıs 2010

    Hocayı bir Ağustos sıcağında eve davet etmişler. Ev sahipleri muziplik olsun diye buz gibi hoşaf kâseleri ile herkese servis yapmışlar: fakat hocaya kaşık getirmemişler.
      Ağustos sıcağında buz gibi hoşafları kaşıklamaya başlamışlar. Hoşafı içerlerken her kaşıkta “ooof, öldüm,” “ooof, öldüm,” derlermiş. Hocada yapılan nisbeti bozmak için, “yahu, bir kaşıkta getirin, bizde ölelim(?!)” demiş…
     Almancılar köye gelince: “Yahu Almanya’nın eski hali kalmadı, giden bir pişman, gitmeyen bin pişman”derler. Bizde çalışıyoruz… Ama bırakın başka bir ülkeyi ben daha Malatya’nın ilçelerini dahi gezemiyorum…  Hem Lorda, Paris, New York’ları gez, hem de her kaşıkta “ooof, öldüm,” “ooof, öldüm,”de!
     Paris güzel, Ahmet Kaya’yı ve Yılmaz Güney’i mezarı başında anmak güzel şeylerdir; fakat her şeyi güzelleştiren ve yücelten şey insandır. Bu hesaptan o albümün en güzel resmi, Akbaba’ların aile fotoğrafıydı… Çünkü bu gibi resimler sevgiyi yalın bir cinselliğe indirgemeyen, onu: eş, dost, arkadaş, sırdaş, bazen bir çocuk, bazen bir anne-baba ve düşünceleri, duyguları ve idealleri olan bir insan olarak ve hayat yolculuğunun(mutlu yaşama yolunun), yoldaşı olarak ta görmek gibi insani ve büyük meziyet gerektiren bir duruşu yansıtan resimlerdir...
     Zamanımızın en risk altındaki kurumu bu günlerde: Aile kurumudur. Bu korunması, varlığı ve sürekliliği öğütlenilmesi, örnek alınması ve özlenir olan gerçek değerlerimizi yansıttığı için bu resimleri sembolik bir işaret olması bakımından, kalp içine aldım.
       Her şeyin bir fiyatının olduğu, alınıp satıldığı bir dünyada, erkek kadın ilişkisini yalnızca cinselliğe indirgemek, farklı ve kendimize göre daha güzelini bulduğumuzda onu almak yada onun olmak, diğerini eskidi diye kaldırıp atmak kolaycılığına kaçıp, cinsel sevgiyi insan sevgisinin önemli bir parçası ama tamamı olmadığını göremiyoruz.
      Ünlü denemeci Montaigne, “Bütün çirkinlikleri alenen yapar ve yaşarız; fakat güzellikleri dört duvar arasına mahkûm ederiz.”der. Geleneğimiz eşlerin birbirine olan sevgisinin zerresini dahi alenen yansıtmasını muzır görür ve ayıplar. Yapılan bir fiyaka, riya değilde içimizdeki sevginin dışa vurumu ise “ben bu gibi fotoğrafları” veren ayıplar işlemeyi ister ve tavsiye ederim…        

26 Mayıs 2010



Bulut boran boran günün öğünde
Geyin ğumaşını ölem, gidek düğüne...

     Merhume Selver(Seloğ) Koryürek'in senesi ve mezarının yapılması dolaysı ile ailesi bu gün Cem Evinde bir yemek verdi.
    Merhumeye tanrıdan rahmet kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

    Not: Kotmen teyze, yukarıdaki mısraları mezarda ağıt olarak söyledi. Video olmadığından sesini alamadım. Resimleri  Slayt olarak ekledim. İlaveten "Mayıs Ayı Resim Albümleri" sayfasına ilave ettim. Bunun içim yukarıdaki remi tıklayınız.  Slayt için tıklayınız...

25 Mayıs 2010




       Evleniyorlar...

     Ufuk Binbir ile Medine Sevim









    Kına 23 Temmuz  2010 Fethiye Beldesi, Düğün  24 Temmuz 2010 tarihi Cennet Bahçesi Düğün Salonu, Malatya'da yapılacaktır.  

24 Mayıs 2010

    
  
    Kadriye BİÇER ile Ali İNCE, 29 Mayıs 2010 tarihinde Melekoğulları Düğün Salonunda yapılacak olan bir düğünle evlenecekler.
    Çiftlere ömür boyu mutluluklar dileriz.


    
   




          AİLESİ                                                                                    AİLESİ
  Güllü ile Abuzer BİÇER                                                             Satı ile Halil İNCE          

23 Mayıs 2010


    
Satılık Ev

      Beldemizin Hürriyet Mahallesinde. Aşağı Ttenci’ye giderken, mahallenin en sonunda bulunan imam lojmanının yanında. Sahibi Turap Eroğlu’nun verdiği bilgiye göre: toplam arsa 400 m2. Taban kapalı alan 130 m2. Üstte bir teras var: 25 m2. Toplam üç oda var: 33, 15 ve 28 m2. Banyo, tuvalet, odunluk ve garajı var. Arsanın etrafı çevrili.  Fiyatı 50.000.00(ellibin)  TL. Sanırım pazarlık yapılabilir. Resimleri görmek için tıkyaınız.


***
     Diğer Haberler

      Avdes Altun’un evinde yapılan çalışma ile ilgili resimleri eski albümün içine ilave ettim. Özden Güneş’in evinden çektiğim resimleri ise “Güneş Ailesi” başlık bir albüme koydum. Bunu Facebook’ta da paylaştım. Özden bu albümü kendin paylaşırsan, ilerde sizinle ilgili olacak bütün resimleri bu albüme ilave ettiğimde, kolayca ulaşıp seyredebilirsin. Bu albüm için tıklayınız. Yılmaz İlhan’ın evinin de resimleri çekip ilave etmek istedim. Yılmaz abinin anahtarım falanda dediği kişi, “kızdığım için anahtarı kayıp ettim.”dedi.
     Slayt albümlerin resimlerinin üzerine maus okunu getirince resmin harekatı durur. Kenara çekince resimler hareket eder. İlaveten bu resimleri, sitemizin ilgili ayının resimler sayfasına eski, alışıldık şekilde tekrar koyuyorum.
    Diğer çektiğim çeşitli görüntüler için tıklayınız.>>>

22 Mayıs 2010


CHP

33. Olagan Genel

Kurultayi

  

      Kemal KILIÇDAROĞLU haraketi Burütüs mü? Öyle diyenler de var. Yoksa bir siyasal hareketin önünü açma için zamanında atılmış yürekli bir adım mı? Yürekli bir adımsa, CD komplolarından önce niye ortaya çıkıp bu adım atılmadı?

   Burütüs’lük ise 18 yıldır ülkenin en eski ve köklü partisinin genel başkanlığına üye- delege oyunları ile demir atmış, diktatör gibi koltuğuna yapışmış bir genel başkanın Sosyal Demokrat bir partiyi bırak, sağ-muhafazakar partilerin bile kendini yenilediği bir ortamda, %20 leri aşamayan, iktidar ümidi vermeyen bir genel başkan bu koltuğu terk ettiğinde yada etmek zorunda bırakıldığında, daha ileri bir hareket ve yenilenme adına adım atmamak dürüstlük, kadirbilirlik midir?
Durumu malum bir lider mi yoksa o partinin milyonlarca seçmeninin beklentisi doğrultusunda adım atmak mı, dürüstlük, kadirbilirlik, mertlik?..

Çıkış zamanı ne olursa olsun bu geç kalınmış bir adımdır. Umarız yakalanan bu rüzgar, yalnızca bir isim değişikliğinden ibaret olmaz ve vitrin, tüzük, kullanılan dil… değişikliğine de dönüşür. Böylesi bir değişim olursa yada bu hareket bu yönde evirilmeye başlarsa bundan CHP’de bu ülkede yararlı çıkar…

      CHP 2009 yerel seçimlerinde Hakkari il Merkezinde %1,2 ve toplam İl Merkezinde 331 oy aldı. AKP % 15.1 toplam oy 4231.
CHP Hakkari’nin Cukurca, Şemdinli, Yüksekova ilçelerinde ise aldığı oy (0) sıfır. Buda CHP’nin yerel partiye dönüşmekte olduğunu göstermekteydi. İşte CHP’deki değişim bunun için zorunluydu.

      Bu kurultay öncesinde CHP örgütü bir önemli siyasal adım daha attı. Altı çizilmesi gereken örnek bir gecikmiş adım bu! Bir siyasal harekatın ortaya çıkması için, şu an için hâkim olan iradenin, genel başkanın rızasını ve desteğini almak için icazet beklemek, iznini beklemenin gerekli, zorunlu olmadığını, hatta bu iradeye karsı bu başkan yada başkanlığın iznini ve desteğini almanın ikinci derecede önem taşıdığını düşünüp, bunların izine ihtiyaç duymadan ortaya çıkmanın yürekli, doğru ve yerinde bir adım olduğunu gösterdi.

     Çünkü ülkemizde bir idarecinin koltuğundan kendi rızası ile gittiği görülmemektedir. Böyle bir gelenek istisnai bir durumdur. Koltuğu kapmış her seçilmiş, daha yapacak çok işim var; “şunları şunları da yapayımda gideyim” diyor. Ama “o” yapılacak işler bir türlü bitmiyor. Çünkü dünyanın işi bitmez…
Varsa bu koltukta gözün, memlekete hizmet için tabi; ekibini kurup çıkacaksın siyasi arenaya… Kazanmak ta, kaybetmekte demokrasilerde normaldir.
    Bakarsın, bir Kılıçtaroğlu rüzgarı yakalanabilir...
not: Kılıçtaroğlu'nun Kurultaydaki konuşmasının tamamını bu gün sitemizin "Güncel Buzy" ve Facebook Profilimde görebilirsiniz.

21 Mayıs 2010

   Nevin ile Hakan AKDOĞAN, 21 Mayıs 2010 tarihinde belediyemiz Nikah Salonunda Nikahlandılar. Çiftlere ömür boyu mutluluklar dileriz.
    Bu sene yapılan bütün düğün, nişan ve nikahları bundan sonra ilaveten, "Mutlu Günlerimiz" Blog'umuzdan da izleyebilirsiniz. Bloğumuz için tıklayınız.>>>

18 Mayıs 2010

       
       CHP'DEKİ DEĞİŞİM / Altı Ok Yaydan Çıktı


     Basından takip ettiim; yandaş medyayı da; CHP'nin yandaş medyasını da. Doğan Medya grubunda, Yalçın Küçük'ün deyişi ile "Deniz Baykal'ın kaset ile dizlerinden vurulduğu" ilk günden beri, Baykal'ın siyasi hayatı için mezarlıktan rezerv yapılmıştı. Bu günse, Hürriyet ve Milliyet'in yazarları ve gazetelerin genel eğilimi apaçık Baykal'ı yolcu edip  Kılıçdaroğlu'nu sahaya sürüyor.
    Şimdikten diyebilirizki "hayırlı olsun" Sayın Kemal KILIÇTAROĞLU'nun CHP Genel Başkanlığı... Artık bu iş bitmiştir. Şimdi Kılıçtaroğlu'nun CHP'de yalnızca isim değişikliği mi; yoksa, CHP'de bir kan, hava yani temel politika ve yapısal değişiklik yapıp yapamayacağıdır.  Bir takım anketlerin daha şimdiden oylarını artırdığını göstermekte. Bu doğrultuda ümit verici adımlar atar, böyle bir görüntü verirse, 2011 seçimlerinde, koalisyon ile iktidara gelebileceğine dair yorumlar yapılmakta.
    Bunu yapamazsa, 2015 seçimlerine kadar, Kılıçdaroğu'da bu günkü yönetimde olanların büyük bir kısmı da, geri planda kalır ve yönetim, şimdi parlamentoda vekil olmayan yeni bir sol kadronun eline geçebilir.
   Çünkü zamanın gücü, zamana ayak uyduramayan siyasetçileri de, siyasi partileri de siyasi arenadan siler, yeni parti ve yeni siyasetçilerin yıldızını parlatmaya yeter.

16 Mayıs 2010


    Çeşitli Haberler

     Ali ALTUNOK 14 Mayıs 2010 ‘da beldemize gelen AKP Milletvekilinin geliş yada getiriliş maksadını sormuştu. Bu sorunun bir kısmına 13Mayıs 2010 tarihinde cevap vermiştim.
  
  Cumartesi günü ise AKP belde teşkilatı başkanı Hüseyin Osman CELİK, davet fikrinin önce kendisinden çıktığını, bununsa Fethiye’ye bir yardımı olabilir diye akıl ettiğini söyledi. Şimdi diyeceksiniz ki Ali Osman adını duydum da Hüseyin Osman adını ilk olarak duyuyorum diyeceksiniz… Haklısınız, bende ilk olarak duydum. Hüseyin’e “Hüseyin Osman diye yazayım mı,” diye sordum. Oda “kimlikte adım: Hüseyin Osman’dır, yazabilirsin,” dedi. Hüseyin Osman,” inşallah belde teşkilatımızı da açacağız,” dedi. Hüseyin Osman halk arasında "fabrikatör" lakabı ile de anılır. Bunun sebebi, Koryürek Değirmenini alıp, modern bir hale getirip un, bulgur ve yem üreten bir küçük fabrikaya çevirmesidir. Şimdi ikinci bir yer daha açıyor. Malatya’ya giderken Arguvan yol ayrımını geçtiğinizdeki ilk lastikçinin yanına bir tesis yapıyor.

   Havalar oldukça ısındı. Ekinlerin rengi değişmeye başladı. Ekinlerden çektiğim resimler albümdedir. Ali Sevim ile Hüseyin Mercanoğlu dağıtım oldular. Hüseyin Kıbrıs Lefkoşe’ye Ali ise Ankara / Mamak Barış gücü birliğine uğurlandı.
   Hava GÜVERCİN Bypas oldu. Şimdi sağlığı yerinde.  Hava ablaya geçmiş olsun der acil şifalar dileriz.
    Necmettin abi, evinin videosunu CD'ye aktarıp Viyana götürmek istedi. Nero bulamadığımdan Yotube'ye koydum Erkan benim Facebook ile sitemizin Güncel Buzzy sayfasından bu videoyu izleyebilir.
***
    
    Hüseyin Ülger'in iki haftadır bekleyen "Onlar Şimdi Gökyüzünde Yumruklarını sıkmış binlerce yıldızlar" başlıklı yazısını okuyabilmek için tıklayınız>>>.


 Haber Yorum




     Yalancı Dünya

      Bizim bahçe, Nuralibaba’ya giderken soldan sonuncu bahçedir…  Çocukluğumda da öyleydi, şimdi de… Bu ay bu yol boyu gezerken,  domur unu patlatıp, mavimtırak pürüzlü ince uzun yapraklarının arasından sarkan sarı iğde çiçeklerinin oluşturduğu armoniye nefis “iğde çiçeği” kokusu karışır. Ekşi yeşil çağlaların çekirdeklerinin kararmaya, tatlarının şirelenmeye başladığı, baharla yaz arası bir mevsimde, bu görüntü ve kokular burasına ayrı bir güzellik verir...
      Böylesi bir güzel ortamda bu bahçelerin çocukluğumda sahibi bildiklerim ile şimdiki sahiplerini mukayese etmek geçti kafamdan…  Caminin altından Nuralibaba’ya kadar sağlı sollu hemen hemen bütün bahçe sahiplerinin çocukluğumdaki sahiplerinin değişmiş olduğunu fark ettim.  Hatta bu bahçelerin sahiplerinin %80-90’ı yaşamıyor…

13 Mayıs 2010


   AKP Millet Vekili Sayın Ömer FARUK ÖZ, Yazıhan İlçe Teşkilatının açılışı için dört Malatya Milletvekili ile gelmişti. Beldemize davetinin bizim tarafımızdan gerekçesi, Malatya Hekimhan karayolunun Beldemiz içinden eskiden olduğu gibi geçmesi için kulis yapmaktı.
    Belediye Başkanı Habib YÜCEL'de bunu dile getirdi. Sayın Vekilde, diğer konularla birlikte buna da değindi ve bu güzergah teknik açıdan müsaitse takipçisi olacağını söyledi.
» İlgili Video Aşağıdadır...




 

11 Mayıs 2010

 
    Senaryolar muhtelif... Bu istifa ile kongrede daha güçlü şekilde genel başkanlık koltuğuna gelmek, mağduriyet oyunundan seçimlerde oy artırmak… En güçlü savunma saldırıdır diye düşünüp AKP’yi bundan suçladı. Şahsen ben AKP’nin parti örgütü olarak bu komploda yer almadığını düşünenlerdenim.
     Baykal iktidara gelemiyor. Gelmesi mümkün gözükmüyor. Rızası ile de koltuğu bırakıp, partinin önünü açmıyor…
     Senaryolardan biri, bu işi Ergenokon yapmıştır. Çünkü, AKP’yi darbe ve seçim ile yenebilmenin yolu şu an için kapanmıştır. Öyleyse CHP’nin önünün açılması için, istemeyerekte olsa belden aşağı vurmaz bir zorunluluk olmuştur.
     İkinci senaryo, yine aynı gerekçelerle, bu iş parti içi bir yapı tarafından gerçekleştirilmiştir.  Bir başka senaryo ise Baykal’sız bir referandum ve genel seçimlerde daha kazançlı çıkacağını düşünen parti karşıtı siyasal oluşumlar bunu yapmıştır… vs.
     Gerçeğin ne olduğunu ise zaman gösterecek. Fakat ben Deniz Baykal’lı bir CHP politikasının taraftarı olmamama rağmen, Sayın BAYKAL’ın böyle gitmesine üzüldüm. Siyasi liderlerin sandıkla gelip sandıkla gitmesinin demokratik olduğunu düşünürüm. Fakat partilerde, parti içi demokrasi olmadığından, genel başkanlar istediği sürece koltuktan indirilemiyor. Delege, üye oyunları ile bu sağlanıyor.
     Keşke Deniz Baykal, delege seçimleri ile gitseydi; fakat bu yapı ile bu yolu Baykal kapatmıştı.
    Demokrasinin işletilerek sağlıklı geliş gidişlerin sağlanmadığı durumlarda bu tür entrikalar, komplolara yol açılmış oluyor. Bu ise o genel başkanların olduğu kadar partilerinin de saygınlığını düşürüyor ve parti ile bir kısım partililerin gelişip serpilmesini, çağdaş değerlerle haşır neşir olmasını engelliyor.
    Çocukluğumuzun “Karaoğlanı” idi rahmetli ECEVİT…  Duvarlara resimlerini asar, onu öven sloganlar atardık. Ecevit, kültürlü, nazik, siyasi dili belli bir terbiyenin dışına çıkmadan kullanan bir liderdi. Yazardı, şairdi aydındı... Fakat oda koltuğa yapıştı. Ayığını sürüyerek yürür, dili dolaşarak konuşur, bastona dayanarak yürürken dahi koltuğunu bırakmadı. Solun önünü kapadı.
    Saygınlığına O'da Baykal gibi helal getirdi. Keşke bu kadar koltuk sevdalısı olmasalardı. Solu ve siyaseti kendilerinden ibaret görmeselerdi. Solun önünü açsalardı. Gönlümüzün duvarındaki yerlerini hep muhafaza ederlerdi. Bunlarda yaşanmazdı. Bu komployu çirkin ve adice bulmama rağmen; umarız sayın Baykal, tekrar geri dönüş yoluna tevessül etmez…


09 Mayıs 2010

    Merhume Cennet İLHAN'ın üçü dolaysı ile ailesi Cem Evinde bir yemek verdi.
    Merhumeye tanrıdan rahmet kederli yakınlarına başsağlığı dilerim.


    NOT: Abidin'in resmini çekerken ona sizin resminizi biraz çok çekeyim ki Aydoğan'dan Video Programı isteyeyim dedim.
   Geçen yıl bana verdiğin video programı CD'si benim bilgisayara ağır geldi.  Onu çalıştırdığımda bilgisayar kilitleniyor. Baska bir Video Editör programı göndersen iyi olur.



08 Mayıs 2010

  Çevre Düzenlemesi

   Hürriyet Mahallesinde havuzun yanından, yeni yapılmakta olan belediye hizmet binasına kadar olan yol  kenarında belediye çevre düzenlemesi yapmakta.
   Yol boyu devam eden su arıklarının içine PVC boru döşendi ve üzeri kapanıp, kilitli taş ile kaplanmakta.

 07 Mayıs 2010

     Vefat

      Bu gün  07 Mayıs 2010 tarihi akşamı Cennet İLHAN hakka yürüdü. Merhuma Tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.
       Ruhu şad olsun.
      
        Merhumenin naaşı  08 Mayıs 2010 tarihinde defnedildi. Bugün saat:13:00'da Merhume için için ailesi Cem Evinde bir yemek verecektir.
      Resimler elektrik yada internette sorun olmazsa saat 1-2 civarında sitemizde görülebilir.
     


06 Mayıs 2010

   
   Darağacında Üç Fidan olan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ile Yusuf Aslan’ın İdamlarının 38. Yılında anılması
 
Aldı beni götürdüler asmağa
Gözlerimden ışığımı kısmağa
Yarınlardan umudumu kesmeğe
Yetmedi güçleri gülüm sen

   Yazının devamı ve Deniz Gezmiş'in videosu için tıklayınız.>>>

05 Mayıs 2010

      
    CHP AKP SÖZ DÜELLOSU

      Haber gündemlerinin birinci başlığı: “ Aziz Nesin’in 05 Şubat 1948 tarihli yazısı. Başbakanını CHP’ye atfen okuduğu bu yazı siyasi gündemini de meşgul etmekte.

03 Mayıs 2010

   
     Baran ile Denizin yaş doğum günü kutlu olsun.

      Baran ile Deniz'in Yaş gününün resim ve videolarını ben çekmedim. Makine benimdi. Videoyu sitemizin ana sayfasındaki "Güncel Buzy" sayfasından izleyebilirsiniz.

03 Mayıs 2010




         Geçmiş olsun...
   
     Belediyemiz personeli Ahmet DELİKAYA ile komşumuz Hanım AKDOĞAN bir haftadan fazla süredir bir takım rahatsızlıklarından dolayı hastanede yatmaktadır.
   Arkadaşımız Ahmet ile Hanım ablaya geçmiş olsun der acil şifalar dileriz.

   Not: Yukarıdaki sünnet kartı şablonunu ben yaptım. Yapılmış ve dağıtılan bir kart yok ortada.

02 Mayıs 2010

      


     Ali Özsevim'in (Hüseyin Özsevimin oglu "Hacigülü")Kizi Yasemin ila Nedad’ın
30.04.2010 Almanya / Köln’de gerçeklesen Kına gecesinden, Bektaş AYDOĞDU’nun cep telefonu ile çektiği resimleri slayt olarak koydum. Resimleri Mayıs ayı resimler albümüne de koyacağım.
      Çiftlere ömür boyu mutluluklar diler, düğünlerinin resimlerini de sitemizde görmeyi dileriz.
     Not: Yukarıdaki albümü ve Kazım Korkmaz'ın evinin resimlerini, Facebook'ta da paylaştım>>>. Kazım Korkmaz'ın evi ile ilgili ilerde de çekeceğim resimleri aynı albüme ilave edeceğimden, o albümde ilgili evin resimlerini takip edebilirsiniz.
   Yılmaz İlhan'ın Evinin resimlerini de çekmiştim. Evdeki bilgisayarın masa üstünde idi. Cumartesi günü öğlen bilgisayar çöktü. Windowsunu tekrar kurdum. Bu süreçte o resimler silindi. Tekrar çekip, onları sitemize koyacağım.  Bir Mayıs marşını ise bu sebepten dolayı alamadım. Bektaş AYDOĞDU' ya teşekkür ederiz.


1 Mayıs 2010

     
     1 Mayıs

 İşçi ve

 Emek

 Bayramı

 Kutlu

 Olsun
     
     
      

      “Kanlı 1 Mayıs, 1 Mayıs 1977 İşçi Bayramında, 34 kişinin hayatını kaybettiği 136 kişinin yaralandığı olay.
1 Mayıs 1977 günü İşçi Bayramı`nı kutlamak üzere çeşitli illerden İstanbul`a gelen yaklaşık 500 bin kişi DİSK`in organizasyonu önderliğinde Taksim Meydanı`nı doldurdu. Katılımın yüksek olması sebebiyle kortejlerin alana girmesi uzun sürmüş, miting de uzamıştır. Saat 19.00 sularında dönemin DİSK başkanı Kemal Türkler konuşmasının sonuna geldiğinde etraftan silah sesleri duyulmaya başlandı. Sular İdaresi binasının üstünden ve meydandaki otelin çeşitli katlarından açılan bu ateş sonucu insanlar panik halde kaçmaya başladı, kısa bir süre içinde Etap Marmara Oteli`nin (Bugün The Marmara Oteli) de üst katlarından da ateş açıldı.
     İnsanlar panik halde kaçmaya çalışırken panzerler de kalabalığın arasına doğru girmeye ve kitleleri sıkıştırarak Kazancı Yokuşu`na itmeye başladı. Kalabalığa ateş açılıyordu fakat polis ateş açanlara değil, kalabalığın üstüne saldırıyordu. Bir kamyonun tıkadığı Kazancı Yokuşu`ndan aşağıya kaçmaya çalışan kalabalığı daha da korkutmak için bir daha ateş açıldı. İnsanlar panzerler altında kalarak ve birbirlerini ezerek kaçmaya devam etti.
28 kişi ezilme ya da boğulma nedeniyle, 5 kişi vurulma nedeniyle, 1 kişi de panzer altında kalarak yaşamını yitirdi, yaklaşık 130 kişi de yaralandı. Ölenlerin çoğu Kazancı Yokuşu'nun başında, park edilmiş kamyon yüzünden sıkışarak ölmüşlerdi. 470 kişi göz altına alındı fakat hiçbirinin olayla ilgisi kurulamadı. Ateşi kimin açtığı tam olarak belirlenememiş, olay halen aydınlatılamamıştır. Sular idaresinin çatısından ve otel odalarından ateş açanlar bulunamamıştır. Resmi olarak kanıtlanamayan bilgilere göre olayın planlayıcısı CIA, Etap Marmara Oteli'ni bir gün önceden boşaltıp buraya Amerika'dan getirilen CIA ajanları yerleştirmiştir. Olaydan sonra ajanlar ülke dışına çıkarılıp otel kayıtları yok edilmiştir.
Kontrgerilla tarafından askeri darbe hazırlığı olarak yapıldığı MİT tarafından Başbakan Süleyman Demirel'e rapor edilince,[1] ve 29 Mayıs 1977'de muhalefet lideri Bülent Ecevit'e İzmir havameydanında suikast düzenlenince, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı 1 Haziran 1977'de derhal re'sen emekliye sevkedilmiştir.[2]” (Vikipedi Ansiklopesi) 

     Artık, bu gibi kanlı katliamların yapılmayacağı bir ülkeye doğru dönüşümün evirildiği bir döneme giriyoruz. Ergenekon yargılama sürecinde bazı hukuk çerçevesinin dışığına taşan aşırı tutuklama ve tutukluluk süresine uymamazlık gibi eksik, tepkisel harekatlar görsek te; bu yargılama, "hiç bir makamın ve kişinin" dokunulamaz noktada olmadığını, yargıya ille de er geç hesap verebileceğini, dolaysıyla yapanın yanına kar kalmayacağını gösterdiğinden, bu süreç benzer cinayetlerin ve katliamların subabı, gözdağı konumundadır.
    1977 Katliamının failleri biliniyor; hatta Ergenekon yargılama sürecinde, bir devlet görevlisinin dahi ismi geçmekte, geçte olsa bu katliamın bir kaç elebaşı hesap verecek. Bu ise, kan akıtan güçlerin konumu ne olursa olsun, "dokunulamaz" olmadığı ve bunun bedelinin demir parmaklıklar arkası olacağı anlamına gelmekte...
    Katliamsız ve kırıp dökmelerin yaşanmadığı 1 Mayısların yaşanacağı ülke ve dünya görmek dileğiyle, 1 Mayıs İşçi ve Emek Bayramı kutlu olsun.

    Bu gün Taksim Meydanında söylenecek 1Mayıs Marşını kaydedip, Videosunu buraya koyacağım.
  


-->
.










 

Sample text

Sample Text

Sample Text