1 Aralık 2006 |
| HABER (www.fethiye-malatya.org ile www.fethiye-malatya.com yada www.aliseydisevim.com sitesinde yasaklı olduğumdan dolayı haberler aksıyor dolaysı ile yazılarımızı mail olarak gönderiyorum.) Almanya’da yaşayan bir hayırsever Fethiye’li hanım, babasının anısına bir Cem Evi yaptırmak istiyor. Bu hayırseverimiz, bu niyetinde samimi bir görüntü vermekte. Bu hususta görüştüğü kişiler, bende böyle bir izlenim uyandırmakta. Bu hayırseverin ismini, bu hususta madden bir adım atıldığında yazmak istiyorum. Büyük bir heyecanla, bu tasarının gerçekleşmesini bekliyoruz.(Haber kaynağı: Hasan Akşahin) Fethiye’den de böylesi insanların çıkışı, bizi gururlandırıyor. Kimse bu gibi insanlardan burun bükerek bahsetmesin. Bir örnek veriyorum. Bir Almancı, buradaki bacısına yüz ytl yerine yanlışlıkla yüz euro veriyor. Birkaç gün sonra bunu fark edip, durumu açıklıyor ve üstünü ( yani yüz euro ile yüz ytl arasındaki farkı) isteyip alıyor… Böylesi örneklerinde olduğu bir yerde, kimileri yirmi, otuz, kırk bin euro’larını toplum menfaati için harcıyor. Bu gibi insanlar için, ağzımızı açarsak ancak kutlamak için açmalıyız. Çünkü, hak ediyorlar! Son olarak, rahmetli Hatice ÖZTÜRK’ün vefati dolaysı ile üçüncü günü yemek verileceği gün havalar yağışlı, ve bu kadar adam hiçbir eve sığacak gibi değildi. Battal Yılmaz’ın kahvene şeklinde yaptırdığı evinin altında bu ihtiyaç giderilebildi. Bu yapılan Cem Evi salonlarında bu gibi ihtiyaçlar da karşılanabilirse topluma, hayırla anılabilecek çok boyutlu bir hizmet yapılmış olur. Düğün, lokma ve ölümlerde insanımızın yaşadığı bu sorunlar, yüz bin euro’luk ikinci, üçüncü konutlar yaptıran Fethiye’lilere yakışmıyor elbette… Duydum ki, sevgili arkadaşım Faysal İLHAN, Bedri NOYAN dedebaba kolundan bir (Teoman)baba’dan nasip(icazet) alarak, bu yıl Hacı Bektaşi Velide Dergahında düzenlenen bir törenle dede(bana göre Dedebaba) olmuş. Sanki kendim olmuşum gibi sevindim. Sevgili arkadaşım Faysal’ı kutlarım! Sonun da büyüklerimiz(!?), bir çözüm buldu. Hep derlerdi ya, Alevi köyde Sünni imamın ne işi var diye. Sünni imamımız tayin istedi gitti, bu imamın yükü daha şehre varmadan devletimiz yeni bir imam gönderdi. Hem de Alevi bir imam. İmam ve Dedeleri konu edinen bir film çekilse, yapımcı ve yönetmenler yüz metre uzaklıkta görseler bu imamımızı, imam rolüne seçerler. Kendisi Alevi ama görüntüsü buram buram imam kokuyor! Bu Alevi imam, Vahap ALTUNOK’un bacanağının kardeşi imiş. Alevi bir kız istemişler, damak adayı ne iş yapıyor sorusuna: İmam cevabını duyunca, imamın Alevi’si mi olur, biz imama kız vermeyiz demişler. Sünni bir kız istemişler, sözden üç gün sonra kız ailesi öğrenmiş ki, İmam Alevi. Biz imam diye, bizden diye verdik, oysa imam Alevi imiş diye caymışlar. Sonunda tencililerin taliplerinden biri ile Alevi imam evlenmiş. Evini İmam evine taşıdı. Şimdi kafama bir soru takılıyor. Alevi bir din adamının oturduğu ev, imamevi midir yoksa Cem Evi midir? Sünni bir dede’de var mıdır? Sakın, ne desek yalan olur, demeyin! Sünni imam yalnızca bazen gündüzleri okurdu, Alevi imam akşamları da okumaya başladı (30/11/2006-Saat:17:40). Haydar Güler, geçirdiği ani bir kalp rahatsızlığı sebebi ile bir süre hastane kaldı ve bunu müteakip yapılan kalp ameliyatı geçirdi. Şimdi hastane den çıktı evinde. Sağlığı yerinde. Haydar amcaya geçmiş olsun der, acil şifalar dileriz. Merhum Hüseyin(Hava) Güvercin’in kızı Rabia Güvercin, Hasan-Ayten Yılmaz’ın oğlu Ahmet ile İstanbul’da nişanlandı. Gençlere mutluluklar dileriz. Geçici işçilerin kadrolu yapılması hususunda son anda çıkan bizim için bir riskten dolayı. Bakanlıkları, Başbakanı, Cumhurbaşkanlığını, Sendikaları… vb. yi mail bombardumanına tuttum! Yüzlerce mail gönderdim… Arkadaşlar, başkanı bıraktı, şimdide hökümetle uğraşıyor, garanti bunun başına bir iş gelecek diyorlar(?!) *** 2007 Yılı, Birleşmiş Milletlere üye olan ülkelerde, 800. doğum yılı münasebetiyle Mevlana Yılı olarak kutlanacak. O, diğer büyük mutasavvıflar gibi yaşarken belki de yalnızca bir yörede yaşayan bir kesim insan için bir değerdiler. Bu gün koca bir dünya kucaklıyor onu, onları... Yunus Emre’leri, Pir Sultan’ları Hacı Bektaş-ı Veli’leri… Onlar ben büyüğüm dedikleri için büyük olmadılar. Asırlar ve çağlar aşan kadim değerleri ta, o zamanları gördükleri için, insanlığın büyükleri oldular. “Cümle âleme(yetmiş iki millete) bir gözle bakmayan, dünyaya padişah(dinin evliyası) olsa da, hakikatte asidir-Y.Emre” “Daha yakın gel, daha yakın, niceye bir yol vuruculuk? Değil mi ki sen, bensin,bende senim; niceye bir bu senlik benlik? (….)Canı bir bil; bedendir yüz binlerce sayıya sığan. Hani bademler gibi, hepsinde de aynı yağ var. Dünyada nice diller var; anlamda hepsi bir; testileri, kapları kırdın mı, su bir olur gider.- Mevlana” A B’nin başımıza vura vura, koltuğumuzdan dürte dürte bugün bizden istediği Kopenhag Siyasi kriterleri nedir? Çoğulcu ve katılımcı; çok kimlikli, çok kültürlü, çok sesli; dinler, diller, uluslar üstü… değerleri, insan hak ve özgürlüklerini esas alan bir rejim, dahası hayat şekli… Bu kriterler Ankara’lara, İstanbul’lara, burnumuzun dibine kadar gelmiş. Aşağıda bu konuda gurur verici bir örnek sunuyorum. Mevlana’yı 800 yıl sonra anmamızın sebebi, 800 yıl öncesinden bu günleri görebilmesidir!.. Bu gün dahi, (burnumuzun dibine kadar gelmiş olan) bu günlerin değerlerini göremeyenlerin ömrü nice olur?.. a.s. 01 Aralık 2006 (ELEŞTİRİYİ, YÜCE DİVANDA YARGILANMAYI GEREKTİRECEK BİR SUÇ OLARAK GÖRMEYEN GURUR VERİCİ, UYGAR BİR ÖRNEK) BEYKOZ’DA YAPILAŞMA (ELEŞTİRİ) Beykoz Belediyesi kaçak yapılar karşı mücadele ederken herkese eşit davranıyor. Tebrikler, ama bazılarına karşı daha eşit davranıyor. Bunun sebebi nedir. Tüm kaçak inşaatlar yeni seçilen AKP’li Belediye tarafından durduruldu Hatta daha ilk hafta tüm sokaklar ve inşaatlar filme çekildi. Göstermelik bir iki inşaatın duvarı yıkıldı. Bu kadarı şov olacak dedik, yadırgamadık. Bunlar gerçekten farklı diye umutlandık. Tecrübeli bir Türk vatandaşı olarak biliyorum ki çatıya kadar olan inşaatları yıkmak zor. Nitekim çatışı tamamlanmış kaçak inşaatların birçoğu, pervasız görünümü yansıtmamak için bir gün çalışıp beş gün ara vererek çaktırmadan(!) işlerini sürdürmeye devam ediyor. Yalan yok, şimdiye kadar yeni inşaatlara ve yarım kalmışların üstüne kat ilavesine izin vermediler. Fakat son zamanlar da görüyorum ki, özellikle lüks inşaatların üstüne kat çıkılmasına göz yummalar başladı. Şimdi merak ediyor ve soruyorum: Beykoz Belediyesi bu inşaatların müteahhitlerine yüz milyarlarca liralık kıyağı neden ve niçin yapıyor? Seçimden hemen sonra çekilen bu görüntüler birer kamera şakası mıydı? Kemal SARPAŞAN(Mimar) ( Sabah, 11/04/2005) Beykoz Belediye Başkanının dört gün sonra bu yazıya verdiği cevap. BEYKOZ BELEDİYESİ’NDEN AÇIKLAMA (ELEŞTİRİYE VERİLEN CEVAP) 11/04/2005 tarihli SABAH Posta Kutusu’unda yer alan Kemal Sarpaşan imzalı okur mektubunu okudum. “Beykoz’da Yapılaşma” başlıklı yazıda bahsedilen lüks inşaatlara kat izni verilmesi durumu söz konusu değildir. Göreve geldiğim 28 Mart 2004 yerel seçimlerinden sonra Beykoz’daki kaçak inşaatların tamamını durdurduk. Beykoz’da inşaatların tamamının kamera ve fotoğraf çekimleri ile mevcut hallerini tespit ettik. Seçim döneminde yapılan kaçak inşaatlara ilişkin cezai işlemlerde bulunmak amacıyla çalışma başlattık. Bu güne kadar 100 inşaat için yıkım ve savcılığa suç duyurusu, 394 inşaat için maddi ceza ve savcılı suç duyurusu işlemi gerçekleştirdik Belediyemize bağlı zabıta ve yapı kontrol müdürlüğü ekipleri arazide sürekli denetim yaparak kaçak inşaatların devam etmesini engellemektedir. İlçemiz’in önemli geçiş noktalarına kaçak inşaat yapanların cezalandırıldığına ilişkin uyarı ve bilgilendirme tabelaları yerleştirdik. Bu konuyla ilgili muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve iş adamlarını toplayarak hassasiyetle harekat etmeleri uyarısında bulunduk Beykoz’da resmi başvuruda bulunarak ruhsat almış inşaatların dışında şu anda ilçemizde devam eden kaçak yapı söz konusu değildir. "Kemal Sarpaşan isimli okuru, Beykoz’la ilgili sorumluluğundan dolayı tebrik ediyorum. Sayın Sarpaşan bahsetmiş olduğu inşaatla ilgili her hangi bir bilgiye sahip ise zaman kaybetmeksizin Belediye’mize başvuruda bulunmalıdır. Belediyemizin 24 saat açık olan iletişim numaralarına(Beykoz Belediyesi: 0 216 3222504, Başkanlık: 0 216 3310267) ve e-mail (başkan@beykoz.bel.tr )adresimize bilgileri ulaştırması durumunda gerekli işlemler yapılacaktır" Muharrem ERGÜL Beykoz Belediye Başkanı (Sabah 15/04/2005) |
25 Ocak 2006 Çarşamba
Malatya Fethiye Haberler: Aralık 2006
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder