Social Icons

26 Ocak 2010 Salı

Malatya Fethiye: Ocak 2010 Haberleri


MALATYA / FETHİYE <![CDATA[//><!]]> MALATYA FETHİYE

24 Ocak 2009


UĞUR MUMCU’YU 17 YIL ÖNCE YİTİRDİK
 
Uğur Mumcu 24 Ocak 1993 'de katledildi.  Bu gün Uğur Mumcu’nun katledilişinin 17. yıldönümü. Hala katilleri ve bu operasyonu yapanlar karanlıkta.
"Ben Atatürkçüyüm,
Ben cumhuriyetçiyim,
Ben laikim,
Ben anti emperyalistim,
Ben tam bağımsız Türkiye'den yanayım.
Ben özgürlükçüyüm,
Ben insan hakları savunucusuyum,
Ben, yobazların, vurguncuların,
Çıkarcıların düşmanıyım.."
    Rahmetli Uğur MUMCU’nun cinayetinin derin devletle bağlantılı olduğunu ileri süren oldukça çok düşünce ve karineler  var. Öyleyse, "Ben Atatürkçüyüm,
Ben cumhuriyetçiyim, Ben laikim,” diyen bir değeri, acaba bu değerler adına operasyon yapanlar mı, katlettiı?
  YAZILAR

  • Makale ve Yazılar
  • Özel harp Dairesi  
  • Yamak Sırlarıyla Gitti - Can DÜNDAR  
  • Asker O Görev Bitti - Fatih ÇEKİRGE  
  • Gözler Güneş ve Kozakcıoğlunda- Can DÜNDAR
  •     Bu hatırıma Aziz NESİN’in Ata'ya hitap eden dizelerini getirdi:  Atam:Öyle bir kargaşa yarattık ki senin adına darbe yapanlar, senin adına yönetimde olanları devirip, senin fikirlerinle açıklıyorlar bunu.... Ve de devrilenler yine senin fikirlerinle savunuyorlar kendilerini...
       
         Ergenekon sanığı olan Org. Şener ERUYGUR’un biyografisine baktım etkileyici bir geçmişi var. Fakat bahsedilen davada, Jandarma Genel Komutanı iken on beş milyon örtülü ödeneğin yedi bucuk milyonunu şahsi hesabına geçirmiş ve bu yedi bucuk milyonu, birer buçuk milyon olarak beş kişinin hesabına aktarmış. Bu beş kişide birer buçuk milyonu nakit olarak bankadan çekmiş. Banka kayıtlarında görülmüş ki, paşanın özel hesabından nice milyon dolarlar transfer olmuş.
        Şener ERUYGUR hem emekli bir paşa, hem de “Atatürkçü Düşünce Derneği” Genel Başkanı…  İki saygın sıfat. Toplumda saygınlığı oldukça yüksek olan iki kurumun üyesi, iki makamın sahibi diye, bir insanın hukuk dışı yapılanmalar ve uygulamalarla ilişkisi varsa, hoş mu görülmeli? Yine bu Aziz NESİN’in Ata’m: “Heykellerin o kadar büyük, posterlerin öyle kocaman ki, ardında bir dolu adam kendi pisliğini gizleyebiliyor. Pislik büyüdükçe heykelleri de büyütüyorlar…” sözlerini hatırlatıyor.
        Geçen hafta Taraf Gazetesinin tefrika etiği “Balyoz” darbe planı, ordu yetkililerine göre harp oyunları yada seminerde dost gazeteciler olarak anılan gazetecilerden biride Hürriyet Gazetesinin eski Genel yayın Yönetmeni Ertuğrul ÖZKÖK’e şaka yollu bir arkadaşı “orduya dost musun” diye takılıyor. Oda “evet ben orduya dostum,” diyor.
        Kıvırtmadan söylemek gerekirse bende orduya dostum. Ama ordunu içindeki bu yapılanmalara değil.  Orduyu bunları konuşup açığa çıkaranlar değil, bu yapıyı savunalar yıpratıyor. Bu sarsıntılardan sonra, ileriki yıllarda bu gibi olaylarla adı anılmayan daha güçlü daha saygın ve asli görevi dış düşman olan bir orduya kavuşacağız
    Uğurlar Olsun-Selda

    aliseydi | MySpace Video

    23 Ocak 2010


                Almanya'dan Haberler
        05 Ocak 2010 tarihinde vefatının birinci yıldönümü olması dolaysı ile Almanya Ober-Ramstat'ta köylülerimize verilen bir yemekle anılan merhum Yusuf ÇALIŞKANOĞLUN'a;
      09 Ocak 2010 tarihinde vefatının birinci yıldönümü olması dolaysı ile Almanya Ober-Ramstat'ta köylülerimize verilen bir yemekle anılan merhum Abidin AKDOĞAN'a; tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.
       
      10 Ocak 2010 tarihinde Almanya Ober-Ramstat Fethiyeliler Derneğinin yaptığı Aşüre lokmasının hak katında kabulünü diler ve bu etkinliği düzenleyen dernek idaresine teşekkür ederiz.
      17 Ocak 2010 yılında Almanya'da Ali SOFU'nun oğluna, ailesi geçireceği mutlu bir ömür dileriz.

      Not: Yukarıdaki resmi tıkladığınızda, yukarıdaki haberlerle ilgili dört albümün bulunduğu sayfaya ulaşabilirsiniz. Haberler sayfamıza kapak resmi olarak yukarıdaki resmi bilerek seçtim. Orada yapılan bütün etkinliklerde aynı hanımlar ön planda; böyle olunca bize bu "altın kızlara" gereken özeni göstermek kalıyor. Bunlara da ilaveten teşekkür ederim.
        Ali SOFU'nun sünnet olan oğlunun adını www.fethiye-malatya.org sitesinde bulamadım. Haberde eksik oldu.Ali oğlunun ismini yazar ve başka resimlerde varsa bana gönderirse, ilgili albümü tekrar düzenlerim.
        www.fethiye-malatya.org sitesinde, resim programı kullanılmadığından, resimleri izlemek çok zaman alıyor ve zor oluyor. Bu sebepten dolayı bu resimleri kopyaladım ve bu resimleri www.fethiye-malatya.org sitesinden aldığımı, her albümün sonuna ekledim. Dernek idaresi bu resimleri kopyalamamı doğru bulmaz bunu bana bildirirse bu albümlerin bağlantısını silerim.

    21 Ocak 2010



        Melekler hasta, tanrı melekleri korusun...

        Melek PEKTAŞ ile Melek BIÇAKCIOĞLU hasta olmaları sebebiyle bir kaç gündür hastanede yatmakta.Hastalarımız geçmiş olsun der acil şifalar dileriz.
       Geçen genç bir arkadaşım, eşinin kendisine "şöyle, şöyle bir jest" yaptığını anlatmıştı bana. Ne sevindim! Keşke herkes, her yaşta böyle olabilse... Yaşlı olan hastalarımız hatırıma geldiğinde, bu iki durum kafamda bir takım çağrışımlar oluşturdu.
       Gençken, güzelken sevdiğimizin parmaklarına diken batmasına tahammül edemeyiz, sanki "parmağı kanayan odur; fakat acıyı hisseden bizizdir." Onunla güler, onunla ağlarız...
       Fakat bir gün yaşlanırız, geçliğimizi de, güzelliğimizi de kaybederiz ve uzuvlarımız hayat fonksiyonlarını da yerine getiremez olur. Bazen buna beynimizde oluşan kasırgaların muhakeme yeteneğimizi harap etmesi de eşlik eder ve akıl ile ruh sağlığımızı da zayıflar...
       Mukadderat... diye ifade ettiğimiz insan için acı ve çaresizlik bu olmalı.
       İşte o zaman, kanayan parmağımızın acısını yüreğinde hisseden bütün sevenlerimiz, " zahirden, batına" gidişimize seyirci kalır. Tanrı'dan bizim için "iki iyiliğin birini vermesini" diler...  Bu dünyadan göçüşümüzü, başka bir anlamda yok oluşumuzu, sonsuza dek kopuşumuzu serin kanlılıkla karşılarlar.
       Artık bu an acı olan, "ölüm" değil,  bizi canı gibi sevdiğine inandıklarımızın buna seyirci kalışı yada kalmak zorunda kalışları ve bizi uğurlamaya hazırlanmalarıdır. Asıl bu çaresizliktir insan oğlunun katlanamadığı... Bu bizim, hepimizin, insanoğlunun hikayesidir!
       Öte dünya inancı yada göçtükten sonra iyilikle hatırlanabilirlik inancı, ideali... bu çaresizliğe karşı belki bir tutanak, dayanma gücü verir bize. Tercihimiz ise bizden sonraya kalacak olan iyi hatıralar, izler bırakmak olmalı...

    20 Ocak 2010

       

       Canan’ım, Hakk’a yürüyen can senin âşığındır; canı, bedenini terk edeli kırk gün oldu; bedeni toprağa döndü, canı sende, aklı ortada.
    -Bismişah!… Allah Allah!… Canan’ım, Hakk’a yürüyen can senin âşığındır; canı, bedenini terk edeli kırk gün oldu; bedeni toprağa döndü, canı sende, aklı ortada.
        Değerli yazar Esat KORKMAZ'ın geçen yıl kaybettiğimiz Irène Mélikoff'un kırkı dolaysı ile  "dardan indir ve helallik gübank"ını, bizimde hakka göcen canların ardından okunmasının anlamlı olacağını düşündüğümden, aşağıya aldım.
       "Yaşam gelip geçicidir. Pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin; ‘Benim üç iyi dostum vardır: Ben ölünce birisi evde kalır, birisi yolda kalır, birisi benimle birlikte gelir. Evde kalan malımdır, Yol’da kalan ailem ve yakınlarımdır, benimle birlikte gelen ise iyiliklerimdir’ sözlerini unutmayın." Tamamını görmek için, tıklayınız.     
         Irène Mélikoff (d.2 Ocak 1917, Petrograd, Rusya - ö. 9 Ocak 2009, Strasbourg, Fransa) Rus ve Azeri asıllı Fransız Türkolog.
    Bolşevik İhtilali'nden sonra Avrupa'ya göçmüş varlıklı bir ailenin kızıdır. 1957'de Paris Sorbonne Universitesi'de Şark Dilleri alanında doktorasını yaptı. Strasbourg Universitesi Türk Dilleri Enstitüsü'nün uzun süre yöneticiliğini yaptı. Türkoloji'nin en önemli periyodik yayınlarından Turcica'nın kurucularındandır.
    Uzmanlık alanı ile ilgili çeşitli konularda kitaplar ve araştırmalar yayınladı ve pek çok ödül aldı. Bakü Devlet Üniversitesi tarafından kendisine fahri doktorluk ünvanı verildi.

    19 Ocak 2010

        
         Güvercinleri de vururlar...
         Hrant DinkSuikastı, Agos gazetesinin Ermeni asıllı genel yayın yönetmeni Hrant Dink'in, 19 Ocak 2007tarihinde, Ogün Samast adlı silahlı saldırgan tarafından öldürülmesi olayıdır. Önceden pek çok tehdit almış olan Dink, Agos'un Halaskargazi Caddesindeki binasının önünde başının arkasına ateş edilerek öldürüldü. Olay, Türkiye'de derin devlet ve milliyetçilik olgularını gündeme taşıdı. Dink'in cenazesinde on binlerce kişi tarafından cinayete tepki olarak atılan "Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz" sloganı uzun süre tartışıldı.

          “Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz-GÜVERCİNLERİ VURMAZ...

         Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler.”
    Diyor Hırant Dink. Ağca’nın şaşalı karşılanışı ve vasat insanın kapısından dahi giremeyeceği  beş yıldızlı Şehereton otellerinde ağırlanışı da gösteriyor ki, “bu ülkede güvercinleri de vururlar ve paşa paşa da karşılanırlar”

         19 Ocak 2007’de işlenen Dink cinayetinin üçüncü yıl dönümü ve hala azmettirenler bulunamadı. Belki bir gün, Ogün Samast’ta Ağca gibi gösterilerle karşılanacak ve Hilton’larda ağırlanacak bu ülkede.

         Mehmet ALTAN: “Burası Türkiye, Türkeş’ten Güneş’e herkes her şeyi biliyor ama hiçbir şey resmen açıklanmıyor.” Diyor. Demek ki bildiğimiz devletin gücünün yetmedi güçler var bu ilkede ve bu cinayetlerin aydınlatılmasını engelliyor.

     

     ***

         Şok iddia! Abdi İpekçi’yi Ağca vurmadı  

    18 Ocak 2010 Pazartesi, 17:40 GÜNCEL
    24’te Günün Manşeti programının bugünkü konuğu Star Gazetesi başyazarı Mehmet Altan oldu. Altan, geniş yankı uyandıracak bir iddia ortaya attı. 

       Beyza Hakan’ın sunumu ile ekrana gelen Günün Manşeti programının bugünkü konuğu Star Gazetesi Başyazarı Mehmet Altan, Ergun Babahan ile birlikte gündemi ve gazete manşetlerine yansıyan konuları değerlendirdi. 

    Mehmet Altan ilk kez 24’te Günün Manşeti programında açıkladığını söylediği bir iddia ortaya attı. İddianın kaynağı olarak suikasta uğrayan gazeteci Uğur Mumcu’yu gösterdi. İddiaya göre; Tahliye edilen “Papa Suikastı” ve “Abdi İpekçi Suikastı” faili Mehmet Ali Ağca’nın aslında “Abdi İpekçi Suikastı”nın faili değil. Mehmet Altan, Ağca’nın “İpekçi Suikastı”nın yaşandığı gün aslında suikastın işleneceğini bildiği ve suikastı izlemek için orada bulunduğunu söyledi. Altan, bu iddiayı kendisine Uğur Mumcu’nun söylediğini ve cinayeti işleyen kişiyi de söylediğini, fakat o ismi zikretmeyeceğini söyledi.
     
     

    Ağca için Alpaslan Türkeş ne demişti? - Mehmet ALTAN


    AĞLA SARI GELİN AĞLA / Dink için yazılmış bir yazı

    Hrant DİNK'i Yakan Yazılar















































    17 Ocak 2010



         İklim oldukça değişmekte. Halar sıcak. Bu gün Aşağı Tenci'ye doğru yürüyüş yaparken havada ivez(yeni dilde cemre) vardı.
          Bu gün güneş yoktu; fakat nerdeyse ceketsiz gezilir bir hava vardı.

    aliseydi | MySpace Video


























    12 Ocak 2010


        
         
        Okul müdürü Nuretin SAVUR’un konuşmasına bakılırsa ki, bu görüştüğüm bütün öğretmenlerinin de ortak arzusu, bu aşüre etkinliğini gelenekselleştirmek istiyor(lar).  Müdür ile öğrenciler günün anlam ve önemine dair konuşmalar yaptı. Öğretmen ve öğrencilerin “aşürenin anlam ve önemine dair konuşmalarının bir kısmı” aşürenin tarihsel, bir kısmı ise alevi İnancının ve tabir uygunsa alevi felsefesinin lafzı ve ruhu ile uyumlu ve onun günümüzde yorumlanışı ile paralel gözükmekteydi. 
        Müdür ile yine öğretmenlerin ortak anlayışı ile uyumlu olması muhtemel olan bir öğrencinin konuşmalarını, ben bir Fethiyeli ve alevi olarak Fethiye de mikrofon arkasında bir Fethiyeliden de dinlemeyi çok isterdim…
        Aşüre etkinliğini ardından İlçemiz Kaymakamı sayın Abdullah Abid ÖZTOPRAK, öğrencilere temizlik malzemesi dağıttı.
         Fethiye İlköğretim Okulunda yapılan Aşüre lokmasına katkı sağlayan öğretmen öğrenci ve velilere teşekkür eder, lokmalarının kabulünü tanrıdan dileriz.
       Not: Bu etkinlikte okunan bir öğrencinin konuşmasını, bana mail olarak ulaştığında sayfamıza koyacağım. Resimleri büyük boyutta koydum. 19 ve 21 inç monitörlerde bu resimler daha rahat gözükür.

    O9 Ocak 2010



         09 Ocak 2010 tarihinde Fethiye'de yapılan Cem Ayini, lokma aşureye il, ilçe ve belde ve bulunduğumuz bölge insanından çok sayıda insan katıldı.
        Lokmaya İlden CHP millet vekili F.Mevlüt ASLANOĞLU, bazı devlet yetkilileri ile sivil toplum örgüt yöneticileri ve  İlçemizden Kaymakam, Hakim, savcılar, ilçemiz resmi dairelerinin müdür ve yetkilileri ile diğer sivil toplum örgütü yöneticilerinden olduğu kadar çevremizdeki köy muhtarları ve bu yörenin insanlarından da katılanlar oldu.
        Program gereği sırasıyla Cem ayini yapıldı, Cem ayininin dedesi Celal dede, zakiri ise Murtaza AKSÜT'tü.  Yaklaşık 1965 yılından beri beldemizde yapılmayan Cem Ayinin ikincisi olan Görgü Cem'inin birincisi 2009 yılında değerli bir sanatçı da olan Derli Divani dedenin, hem dede, hem de zakirlik yapması ile gerçekleşmişti .
        Cem ayinin bitmesinin ardından, Cem Evinde sırasıyla konuşmalar yapıldı ve mukabilinde canlara Cem Evinde Lokma ve Aşüre sunuldu.
        Lokma ve aşüre ile cem ayininin yapılmasına kurban vb. maddi yardım verenlere ve emekleri ile bu etkinliğe katkı sağlayan bütün canların emeklerinin  hak katında kabulünü dileriz.
     
           Cem Ayininden çektiğimiz Videoyu islemek için tıklayınız.

    O4 Ocak 2010

        
       28 Aralık 2009 tarihinde yapılacağı duyurulan Cem ayini ile Muharrem ayı Lokması 09 Ocak 2010 tarihi Cumartesi günü Beldemizdeki Cem Evinde  yapılacaktır.
         Kurum olarak belediyenin organize ettiği bu etkinliğe vatandaşlarda kurban verip katılmakta. 
        Cem ayini Cumartesi günü saat 10:00'da lokma ile aşüre ise öğlen saat:12:00'da yapılacak. Cumartesi günü sabah erken saatlerden başlayarak Malatya'dan Fethiye'ye otobüs ve münibüs seferi düzenlenecektir. 
       Bu gün havalar soğudu, bir kaç dakika da olsa bu mevsimde dolu atıştırdı.

    Kurban, nakit vb. yardım verenlerin listesi.

    Fethi HAS               1
    Kenan AKDOĞAN     1
    Müslüm AKDOĞAN   1
    Ali AKDOĞAN           1
    Habib YÜCEL           1
    Hakan YÜCEL          1
    Battal AKDOĞAN      1
    Siyam PEKTAŞ         1
    Hasan PEKTAŞ         1
    Musa ÇİFTÇİLER    100.TL














    Hürriyet Arama

    O3 Ocak 2010

       Rahmetli Nazaret ALTUN'un hakka yürüyüşünün yıldönümü olması sebebiyle ailesi bugün, saat : 12:00'da Cem Evinde bir yemek verdi.
        Merhuma tanrıdan rahmet kederli yakınlarına sabır ve dileriz.
      
         2009 yılı Aralık ayında yapılan seçimle oluşturulan Köln ve Çevresi Fethiyeliler Derneği Yeni Yönetim Kurulu’na başarılar diler, eski yönetim kuruluna ise yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür ederiz. Yeni yönetim kurulunun listesi aşağıdaki gibidir.
    Baskan                 :  Aliekber Delikaya
    2.Baskan              :  Serkiz Yanar
    Sayman                :  Özkan Cakir
    Halkla Iliskiler       :  Hüseyin Er
    Kültür ve Sanat     :  Hikmet Özilhan
    Genclik Kolu          :  Seyfi Ilhan
    Kadinlar Kolu         :  Songül Agirdemir
    Radyo sorumlusu   :  Ali Agirdemir
          Yeni yıl dolaysı ile bir mesajda ben yazmayı düşündüm; fakat neyi nasıl yazacağımız bilemedim. “Bütün insanlığa barış, esenlik, sağlık ve daha zengin, daha özgür ve temel insan hak ve hürriyetlerinin hukuksal güvenceye kavuştuğu…” bir dünya mı yazsam yoksa yoksulluğun, yolsuzluğun, hastalığın; zorbalığın, savaşların, içimizde ve dışımızda bizi sınırlayan önyargıların ve toplum mühendislerinin ördüğü sınırların yıkıldığı… bir dünya dilerim diye mi yazmalıyım. Bir karar veremedim.
          E.Fromm’un bir sözünü hatırlıyorum: “Herkes barış istiyorsa, bu savaşlar, niye.” Demek ki birileri, hatta çoğunluk sözlerinde samimi değil, kabaca söylemek gerekirse: Yalancı.”  Ben çok tanıdım: “ağzından bal akıyor” ama boyuna kadar battığı pisliğin kokusu taa “kaf dağına” ulaşmakta… Yalnızca ben değil sizde bu gibi onlarca örnek verebilirsiniz. En küçük sosyal kurum olan aile içinden, uluslar arası ilişkilere kadar geniş bir yelpazede sayısız örneklerle doludur, bu alan.
        Öyleyse öyle bir mesaj daha makul gözükmekte, kendi sağlığım, zenginliğim, özgürlüğüm, hak ve hukuka dair arzu, düşünce ve edimimle, ailemim mahallemin el’imin ve bütün dünyanın yararı arasında görünmeyen paralel bir ilişki ve etkileşim olduğuna kanaatle, görmek istediğim iyiye, güzele, doğruya, barışa, huzura, özgürlüğe ve her türlü zenginliğe… bizi götüren yola kendi adıma talip olmak ve gönlümüzden geçeni dilimizden dökülen ile yürüdüğümüz yolu birleştirmeye olabildiğine gayret sarf etmeyi dilemek yada bu gayrette olmak gücümüzün yetebileceği ve yapmam(ız) gereken en baştaki iştir. Ben değiştikçe, dünya değişir… Kendi kendimizi değiştirdikçe dünya değişir.
         Kendimizi Özgürleştirmeden, zenginleştirmeden, değiştirmeden dünyayı değiştirmeye çalışmak, otoriterliğin, zorbalığın, köleleştirmenin, sefahatin, elem ve kederin…  Karanlığına götürür bizi.
          Görmek istediğim(iz) değişikliği kendimizde gerçekleştirmeyi kendimize şiar edinme arzusu içinde olacağım(ımız) yeni bir yıl dileği ile bütün insanlığın yeni yılının mutluluklara vesile olmasını dilerim.
        01 Ocak 2009 günü güneşli ve ılıktı. Üşümeden gezip dolaşabilirdiniz bu havada. Burada hava durumunda geçmişle mukayese edildiğinde, dikkate değer değişmeler gözleniyor. Gündüz havada bir parça bulut yok, her yer güllük gülistanlık; aynı akşam ve gece gök gürültülü yağmur yağabiliyor. Dün gece gök gürültülü yağmur yağdı... Aralık ayında yarımgün cingola ve dombala oynandı. Çingola ve kumar yasaktı. Buna rağmen küçük te olsa paralın döndüğü kumar oldu. Bu yasağın devamında Kaymakamın kararlılığının rolünün büyük olduğunu sanıyorum. İyede oldu. Kumar oynayanlar resim çektirmek istemediklerinden kahvede resim çekemedik. Yukarıdaki sözümüze gönderme babında: “Kumarcı görünmek istemeyen kumarcılar vardı yada kumar yanlış diyen kumarcılar vardı,” vardı…
       Her iki tepeden, gece saat 12:00’da atılan havai fişekler atılarak yeni yıl karşılandı. Havai fişeklerin bir kısmı belediyenin bir kısmı ise Mehmet ile Meral İNCE’nin di. Tepeye ben gitmedim, bizim çocuklar gitti. Onların çeltiği birkaç dakikalık videoları ve resimleri, geçen hafta çektiğim çeşitli resimlerin içine koyuyorum. Resimlerde tanımayacağınız kişilerin resimleri orman dikiminde çalışan Yazıhan’lı orman işçilerinin resimleridir.
         
     
    31 Aralık 2009, Gece Saat 12-Havai Fişek Gösterisi

    aliseydi | MySpace Video

    O3 Ocak 2010

    .
    -->

    Hiç yorum yok:

    Yorum Gönder

     

    Sample text

    Sample Text

    Sample Text