28Haz
Tarihi Çalışma: Kuruyan Çeşmemizin Kaynağının Araştırılması…
Posted By Aliseydisevim On Perşembe, Haziran 28th 2012 Under: Beldemiz, Fethiye'nin Dünyaya Açılan Penceresi Etiketler:Tarihi Çalışma: Kuruyan Çeşmemizin Kaynağının Araştırılması... Editİnşallah bulunur. Bulunmazsa, başka bir zaman başka bir yerde başka bir çalışma yapılır. Bu hususta her çalışma yapanda, minnet ve teşekkürle anılmalı.
Çalışmanın başlangıç noktası, NATO yolu üzerinden Eynik yolu, b,itiş noktası ise Deveoğlu yolu olacak.
***
Bizim çocuklar sabahleyin poseti buldu, civcivler ölmemişti. Bir kutuya koydular besliyorlar. Yok etmek mi, yaşatmak mı daha makbuldur. Onu tanrı bilir.
***
Dün geçen ay kaybettiğimiz rahmetli Ali ÇAKMAK’ın vefatinin kırkıncı günü olması dolaysıyla, ailesi evinde komşularına, rahmetlinin anısına yemek verdi ve Kuran okuttu ve hayır dualarla anıldı.İsmet abi (İLHAN), yıllar önce kaybettiği annesi Medine İLHAN’ın anısına evinde komşulara yemek veridi, Mevlüt okuttu ve hayır dualarla anıldı. Mevlüdü Malatya’dan getiren bir hanım Hafız okumuş. Bir saat aşmış süresi
***
Herkes hayır işliyor, bizde hayır işlemenin bir yolunu daha öğrendik… Veli Çağlar’ı tanırsınız. Dualar okuyor, “bu konuda ben inançlı ve çok şey biliyorum” diyor. Hem Işık Hasanlılar”a da “dede” diyorlar. Bizde bu tanıya itibar ettik. Biliyorsun, son günlerde iki komşumuzu kaybettik. Nusuya abla ile Nuriye bacı… Saat beş civarında Altunların oraya başsağlığına gittik. Sağ olsun komşular da yemek getiriyor. Zeynep abla yasa gelmiş, beklemeden bulunanlara yemeği verdiler. Veli’de oradaydı. Herkesle birlikte yedik. Hocayla Fatiha Duası’da okuduk.Yemekten sonra çay da içtik. Bizden önce veli birileri ile kalktı gitti… 30,40 dakika sonra bizde Hasan Dede ile kalktık. Nuriye bacı gile gittik. 15,20 Dakika sonra bir dolmuş geldi. Dolmuşun üzerinde “Orhan Yemek” yazdığını fark edince, Veli’nin yanında oturduğumdan, Veli’ye dürttüm ve yavaşça: “Haydi gidelim!” dedim. Veli anlamazlığa gelip, “nereye, yürüşü mi, kahveye mi…” filan diye ipe un seriyor, gibi geldi bana. Şat abi yasa yemek getirmiş. Sonun da, “yemek gelecek dediler,”dedi.
Veli iki elinin iki yana açtı, boynuna biraz eğim verdi, yüzüne düşünen ve mühim şeyler söyleyecek bir mana verdi ve üzerine basa basa: “sanırım, kanımca ölen birinin yemeğini ne kadar çok kişi yerse, onun ruhuna o kadar sevap işlenir, yani bu böyledir,”dedi. Bende inanarak, referans için “kim söyledi, yada nereden okudun?” dedim. O da,başını bir bu tarafa, bir de şu tarafa eğdi ve “kimseden duymadım, okumadım, ben öyle tahmin ediyorum,”dedi.
Sonuç itibariyle bir yemekte, burada yedik: “Sevap olsun”diye.
Veli’den öğrendiğim bu sevap yolunu kulağıma küpe edip hiç aklımdan çıkarmayacağım. “SEVAP OLSUN” diye.
Not: Yukarıdaki su arama çalışması ile ilgili olan bir video yüklenmekte. yarin ekleyeceğim bu sayfaya.
- Share this:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder