Social Icons

15 Ocak 2013 Salı

Aliekber Pektaş:Vicdanlarımızı da karartmayalım!


Vicdanlarımızı da karartmayalım!

Sevgili okuyucular,

Vicdanlarımızı da karartmayalım! Geçtiğimiz günlerde 3 Kürt aktivist kadın Fransa’nın başkenti
Paris’te vahşi bir cinayete kurban edilmiştir.

Vicdan sahibi herkes bu Komünar kadınlara karşı duygularını bir şekilde ifade ederek, saygı
çerçevesinde gerekli hassasiyeti göstermişlerdir.

Dersim Milletvekili Hüseyin Aygün bu konuda hassasiyet gösteren ve duygularını dile
getiren bir canımızdır. Hüseyin Aygün, Dersim li Kürt aktivist Sakine Cansız’ın ailesine taziye
ziyaretinde ‘bulunduğu’ ve başsağlığı dilediği için CHP’de ‘ulusalcı’ damarın tepkisini çekmiştir. CHP
içerisinde yeniden Hüseyin Aygün, ‘depremi’ yaşanması tesadüfü değildir.

CHP içinde insani duygularla, karşıtları dahi olsa empati yapmak, ‘ulusalcılara’ zor gelmektedir. Çünkü
son 30 yıllık süreçte Kürtlere karşı yapılan katliamlar karşısında sadece, ‘üzgün olduklarını ifade
eden ve mevcut Kürt coğrafyasında süren kirli savaşın devamlılığından medet umanların, empati
yapmalarını anlamak zor olacaktır.

CHP genel başkanı Kemal Kılıçtaroğlu, Çin Halk Cumhuriyeti gezisi esnasında basın mensuplarının
soruları üzerine bir açıklama yapmıştır. Dersim Milletvekili Hüseyin Aygün’ün Sakine Cansız’ın
ailesine taziye ziyareti dolayısı ile bir açıklamada bulunmuştur. K. Kılıçtaroğlu, ‘’partimizde disiplin
ve kurallar bellidir’’ diyerekten ince bir, ‘tehdit’ mesajı göndermiştir. İşin ilginç yanı, bu mesajları
Çin ‘Komünist’ Partisini ziyaretin de yapmak durumunda kalmıştır. Bilinmez beklide ulusalcılar
Çinlilere neden, ‘Komünist Partisi’ ile yönetiliyorsunuz, diyebilirler.

Türkiye Cumhuriyetinin geleneksel politik argümanında yer alan, 3 K Komünizm, Kürt, Kızılbaş
düşmanlığı, ulusalcılardan kalma bir mirastır.

Kürt sorununun çözüme yönelik tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde empati yapmayı, katledilen 3
Kürt Kadın aktivist için, başsağlığı dilemeyi unutan, Kemal Kılıçtaroğlu, CHP’deki ‘disiplin ve kuralları’
hatırlatması manidardır.

Bu 3 Kürt aktivist kadın için, Avrupalı, Sosyalistler, Sosyal Demokratlar, Yeşiller, Komünist
Partiler ve örgütlerin açıklamaları, kanaatimce CHP içindeki ‘ulusalcı’ damarı kızdırmışlardır. Bu
kurumlar içinde Sosyalist Enternasyonal üyeleri de bulunmaktadır. Beklide bu konuda, Sosyalist
Enternasyonale, ‘uyarı’ yazısı gönderirler.

Umarım , ‘ulusalcılar’ CHP’nin ‘disiplin kurallarını’ yukarda adı geçen kurumlara karşıda bir, ‘silah’
olarak kullanmazlar.

Kemal Kılıçtaroğlu, Kürt sorununun çözümüne dâhil hükümete, ‘kredi açtığını’ beyan etmişti. Kürtlerle
empati kurmayı beceremeyen bir Parti, ne için ve neden ‘kredi’ açtı.

Yoksa Kürt sorunun çözümüne yönelik olarak hükmet e, ‘kredi’ açarken CHP’nin İş bankasındaki
malvarlığından mı, ‘kredi’ açtı?

Olur ya, devletin, AKP hükümetinin paraya ihtiyacı vardır. Mesela savaşın ‘devamlılığı’ için veya
birilerini satın almak için ve benzeri.

CHP Kürt sorununda sürekli olarak sınıfta kalmak gibi bir çabanın neden içinde dir? Sorusunu sormak
beni üzmektedir.

Hüseyin Aygün bugüne kadar olduğu gibi bu davranışı da takdire şayandır. CHP’nin ‘ulusalcı’ damarı
kabarsa da, ülkemizin buna ihtiyacı vardır.

Vicdanlarımızı karartmamak için, empati yapmayı gerekli görmekteyim.

Aliekber Pektaş 15.01.13

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

Sample text

Sample Text

Sample Text