Social Icons

3 Ekim 2013 Perşembe

2013 Yılı Eylül Ayı Haberleri Malatya Fethiye

Mer. Ali ARDUÇ'un Yedisi - Dedekargın Köyü / Malatya(09/28/2013 12:09)

Geçen hafta kaybettiğimiz merhum Ali ARDUç'un vefatinden sonraki yedinci gün olması dolaysıyla, gelenek gereği ailesi bu gün Dedekargın köyünde rahmetlinin anısına bir yemek verdi.
Merhuma Tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

Not: Rahmetli Ali ARDUÇ'un oğlu İbrahim, CHP Yazıhan İlçe Başkanı. Atma kökenli.

Buranında geleneği bizimki gibi. Yemeği evde yapmışlar. Yemeğin bizdekinden farkı, kemiksiz ve kuşbaşı doğranmış etten yapılması. İlave bir şey gördüm. Başsağlığı için aile üyeleri, kadınlı erkekli dizilmişlerdi. Kadında erkekte. Hem kadınlara, hemde erkeklere başsağlığı dilediler. Bu hususu önemsiyor ve Fethiye'ye örnek olarak sunuyorum.

Resimler saat: 23,00 civarında açılır. Resim albümünü izlemek için ekrandaki resmi tıklayınız.

Mer. Döne AÇIKGÖZ'ün Cenaze Töreni - Malatya Fethiye(09/28/2013 12:38)
İki gün önce kaybettiğimiz merhume Döne AÇIKGÖZ'ün naaşı, bu gün Malatya'dan getirilerek, sevenlerinin omuzunda ve gözyaşları ile ebedi istirahatgahına beldemizde uğurlandı.

Geleneğimiz gereği ise saat:12,00'da ise ailesi Cem Evinde rahmetlinin anısına bir yemek verdi.
Merhumeye Tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.







 
Duyuru: Sakine GÜNEY'in Senesi - İstanbul / Avcılar(09/28/2013 04:29)
Geçen yıl kaybettiğimiz rahmetli Sakine GÜNEY'in senei devriyesi olması dolaysıyla,  yarin(29 Eylül  2013) tarihi, saat: 16,00'da İstanbul  Avcılarda bulunan, Fethiyelileri Derneğinde ailesi geleneğimiz gereği bir yemek verecektir.

Merhumeye Tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.
Başsağlığı: Döne Açıkgöz'ü Kaybettik... (09/26/2013 11:06)

Yıllardır müzmin bir hastalığın elinde cefa çeken Döne AÇIKGÖZ'ün geçen akşam kaybettik. Merhumeye Tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır başsağlığı dileriz.

Not: Merhumenin naaşının yarin Malatya'dan getirilip, beldemizde defin edilmesi beklenmekte.

Çimento Fabrikası ile İlgili olarak Karaca Muhtarına gelen yazı - Malatya Fethiye (09/26/2013 10:08)
Bu gün belediyemize gelen Karaca Köyü Muhtarı Hüseyin KOÇ'un elindeki yazılarını okudum ve tarayıcıdan geçirip paylaşıyorum.
İlaveten Aliseydi KARAKAŞ'tan aldığımız habere göre ise: 17 Eylül 2013 tarihinde  Fabrikayı yapmak isteyen Fatemtur  bizim köyün yukarısındaki(Mengik ve Güvendik) hazine arazilerinden sanırım 350 dönümlük yeri gizlice kiralamış.

Aliseydi Abi bende Fethiye'nin Zehirlenmesine Karşı Platform adına kiralama ihalesine girmek için müracaat ettim; fakat ihaleye bizi davet etmediler, dedi..

Fethiye'nin Zehirlenmesine Karşı Platform olarak bu ihale ilgili olarak 3. davamızı açıyoruz. Sonuna kadar mücadele edeceğiz,dedi.

Eldeki bilgilere göre, bu çimento fabrikasının kurulması yöremiz insanına ve tarımına getirisinden fazla götürüsü olabilecek bir proje olarak gözükmekte.  Bu hususta itiraz ve engelleme hususunda elden gelenin yapılmamasının vebali oldukça büyük olacaktır.
Bu konuyu savsaklayanları ve bu tesisin yapılmasına destek olanları torunlarımız ilerde rahmet ve hürmetle anmayacaklardır.
Dere Kenarında Bir Gül Bitirdim... Cennet Bibinin Anısına(09/26/2013 05:13)

Yukarıdaki resmi: Şubat 2008 yılında çektim... İhsan abi bana: "Kirve gidip anamın resmini çekelim, bir hatıra olsun," dedi.

İhsan abi kapıyı açtı, Cennet bibinin odasına girdik ki kimse yok. Koridora çıktık ki, karşıdan geliyor. İhsan abi, "ana nereden geliyorsun?"dedi. Rahmetli ise gayet rahat bir dille: "Atları sulamadan" dedi. Güldük.

O zaman kendi kendime düşündüm; "Allah uzun ömür versin," dileği üzerine. Uzun ömrün sonu bazen yatalak olma, bazen kör, bazen yediğini yiyememe, içtiğini içemem... bazende at sulama.  İnsan ne kadar zavallı bie yaratık," diye.

Vizontele Sinemasını bilirsiniz... Deli Emin, Mahsuni'nin "İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahım"ı radyodan okunduğunda, bu benim anamın türküsü der, radyoyu alır mezarlığa koşardı.

Bacımın son günleri idi. Eniştem Yusuf Özacar telefon etmişti. Telefonu bacıma verdik. Bacıma "kiminle konuşuyorsun dedik?" Heç... ben Yusuf'um" diyor, dedi anlamsızca bakarak. Ben ertesi gün Girmana Festivaline gittim. Orada Cemal Öztaş'ın söylediği parçalardan bir dörtlük ise şöyleydi:

Dere Kenarında Bir Gül Bitirdim
Oynadım Oynadım Geldim Oturdum
Gınamayın Ben Aklımı Yitirdim
Bulanaca öne Döne Ararım

İşte bu dörtlükte o günden beri benim için "bacımın türküsü."  Bende bu dörtlüğü bacımın yüzüne karşı defalarca okudum. Oda "görüyün mü sunu," dercesine başına sallardı, neşeyle.

Bu vesileyle bu yazımızı okuyanların bütün geçmişlerini hürmetle yad edelim. Tanrı hepsinin toprağını bol mekanlarını cennet eylesin.

Bütün bunları yazmamıza bu gün saat: 12,30'da rahmetli Cennet bibinin anısına, oğulları Hasan İle İhsan İLHAN'ın bir yemek vermesi üzerine yazdık.
Tanrı Cennet bibinin de m toprağını bol mekanını cennet etsin...
Bu yemekten çektiğimiz albümü izlemek için yukarıdaki resmi tıklayınız.

Not: Bu gün bir mühim haberimiz daha olacak.



Leyla Eren ÖKSÜZ'ün Lokması : Ocak Köyü / Hıdır Abdal - Arapgir (09/23/2013 05:05)
Cuma günü aldığımız bir mesaj biraz moralimizi bozdu.... K. Tazeoğlu'nun deyişiyle: " İnsanın içi ağrır mı hiç demeyin, içimiz ağrıdı." Sonra, Leyla bizi Hıdır Abdal'a götüreceği kurbana davetti. Bende, tam zamanı idi dedim: "Leyla'nın kahkahasından süreriz iç ağrımıza, belki geçer" diye ümitlendim...

İki buçuk saatlik yolculuk sürecinde, Leyla'nın kahkahası narkoz gibi de geldi, bize... Gel gör ki, daha Ocak Köyünü girişinde gördüğümüz "anıt gibi bir görüntüsü olan yapı ve üzerindeki :" Ocak Köyüne Hoş Geldiniz" taştan yapılmış bu güzel mimari yüreğimiz hoplattı; narkoz etkisini kaybetti yeni yara açıldı içimizde, içimiz acıdı... Yol kenarına kısa boylu direklere asılmış, inanç ve düşünce iklimimizin büyük simalarının kıssaları ve özlü sözleri ise cabası...

Tabii, he şey bununla sınırlı değil.... Bir köy ki, Müzesi var. Müzesinin önünde Pir Sultan Abdal'ın bronzdan 3,4 metrelik, altında Gelin Canlar Bir olalım yazılı heykeli var. Koltuklu, kanepeli yataklı amerikan mutfaklı  odası, buzdolabı...vb olan Konuk evi var. Bir Köy ki, Hamamı, Konferans Salonu, içince binlerce kitabı bulunan Kütüphanesi... var. Yemek hane ve Türbenin önündeki mekanda basamakların yanında özürlülerin tekerlekli sandalyesi ile ilerleyeceği, basamakların yanında özürlü geçitleri var. Bayanlar için baylar için farklı girişleri olan tuvaletlerde ikişir adette klozet var.  Hıdır Abdal'ın yatırının olduğu mekanın civarındaki yapılar insan merkezli imar edilmiş. Ağırlıklı olarak taş malzeme ve ahşap kullanılmış. Bizim resmi kurumlara odun olsun diye budadığımız ağaçların üzerine dikim tarihi, diken ile anıt ağaç ibaresi tabelası eklenmiş. Yemek hanenin yanındaki yarım dönümlük alan birilerinin bağışı ile Cem Evinin genişletilmesi planlanmakta. Fakat muhtar ve  Ocak Köyünün sakinleri burada bulunan ağaçlara kıyamıyorlar. Bu tarafa değilde şu tarafa doğru genişletsek diyorlar. Bahsi geçen alanlardaki ağaçlar en fazla otuz yıllık. Bir de bizim asırlık dut ağaçlara kıyımlarımıza bakın...

Kahvenin önünde konusan adam "Yüksek sesle ben Aleviliğimle övünüyorum" dedi. Orada bulunanların konuşması ise aynı doğrultuda idi. Bizim kahvenin önünde biri "ben aleviliğimle övünüyorum" dese, bizim köylülerin bire karşı beşi bu sözü söyleyene çatlak gözü ile bakar ve yanına gidip şununla biraz matrak geçelim diye düşünürler.

İşte bu noktada  Ocaklı Köyünün Muhtarı Ali GÜRER'e sordum, Diyanet görevlisi imamınız ve online ezanınız var mı, cenazelerde görev alan din adamınız kimlerden oluşur diye? Onlie ezan da diyanet görevlisi imamda olmadığını, hoca kabul ettikleri din görevlisinin cenazelerinde görev aldığını söyledi.

Bir sorumuz üzerine 1985'den beri muhtar olan ve yine bu görevin kendilerine kalacağını söyleyen; fakat bir gence bu görevin verilmesinin daha uygun olacağını dile getiren Muhtara sordu o cevapladı.

Köyün toplam 86 hane olduğunu, yazları nüfusun 150-200 kişiye çıktığını, kışın ise 30 kişiye kadar düştüğünü, Almancı ve milyonerlerinin olmadığı bir yerleşim alanı olduğunu söyledi, Ocak Köyü'nün.

Sabit, yerleşik nüfusu 7-8'e, geçici nüfusu 10'a, Avrupa görmüş insanını 10-15'e, kibre, büyüklenmeye gelince Ocak Köyü sakinlerini yüz bine katlarız ve maddi zenginliği de kaça katlarız varın siz söyleyin onuda... Burunundan kıl aldırmayan, dev aynasından başkasına bakmayan insanımız açışından ise Ocak Köyü sakinlerini bin beş yüze katlarız! Fakat, bunca farka rağmen ortada bulunan eserlerin, mimari zihniyetin mukayesesini ise Ocak Köyü ile yapmaya kalksak, onlar tek kelimeyle bize bire on çeker...
Tencili bir dedemize, " onarım yaparken Türbenin otantik yapısının bozulmaması gerektiğini, bir hayır severin Kızıldelinin giriş kapısını söktürüp, geişletip yükseltmiş olduğunu; bunu yanlış olduğunu söyledim. Mimarın yapısı ile o yörenin insanının tarihi, inancı kültürü, zihniyeti arasında bir bağ olduğunu, bu yapıların o insanların ruhsal dünyasını, inanç iklimini vb. yansıttığını söyledim. Kızıldelinin eski giriş kapısının kubbeli, alçak ve dar olmasının; Büyüğün, büyüklük makamını temsil eden pir'in huzurunda benlik güden, başı dik olmadan, nefsini öldürmüş, eşiğine yüz sürmek isteyen bir can gibi, eğilip, ezilip bükülerek başını eğerek girmenin, Pire hürmetle alakalı olduğunu. Bir devlet dairesine girerken dahi düğmelerini ilikleyip elpence olarak girilirken, iki aleminde kutsalı,sultanı kabul edilen, pir huzuruna giriş için şekilşel bir yapı oluşturmak için, o kapıların öyle yapıldığını söyledim.

Dede bana boşluğa bakar gibi baktı... Dedenin zihninde bu kavramlara dair bir tek kelime olmadığı hissine kapıldım. O bana cevaben ise:  "Kurban olduğumun tarihi söyledir," diye anlatmaya başladı. Bu ise benim hatırıma bir arkadaşımızla olan hatırayı çağrıştırdı.

Bir arkadaşın bilgisayarı bozulur. Gelir bizim çocuklara anlatır "ne yapalım" diye. Onlarda format atmak lazım; fakat bizde CD'si yok. Sende var mı?" diye sormuşlar.  Arkadaşımız gayet ciddi  bir şekilde, "var" demiş. Bunun üzerine bizimkiler "hangisi" demişler. Arkadaşımız cevabını bütün ciddiyeti ile dile getirmiş: "müslüm babanın" diye.

Dedemizin mimari yapı için söylediğimiz söze verdiği cevap ile arkadaşımızın"müslüm baba" cevabı aynı zeminden çıkmakta.

Bütün bunlar yüzünde işte "içimiz ağrıdı, acıdı; acım mı, sönmedi alıştım, belki biraz."

Bir göz bin söze bedeldir misali, 40 dakikalık video yüklenmekte. İzleyin bizden farkı görün. yazımızdaki bazı sözlerin patenti Kahaman Tazeoğlu'na aittir. Ustaya saygılar.
Video saat 20 civarında gözükebilir.
Mer. Hikmet İLHAN'ın Senesi - Malatya / Fethiye (09/20/2013 11:20)






Geçen yıl kaybettiğimiz rahmetli Hikmet İLHAN'ın vefatinden sonraki birinci yıl olması ve mezarının yapılması dolaysıyla bu gün saat: 13,00'de ailesi Cem Evinde bir yemek verdi.
Merhuma Tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

Akkoyunlar, Karaoğlan, Altunok, Dağdeviren...vb Mezarlığı - Malatya Fethiye (09/19/2013 09:51)
Ahmetcenlilerin Mezarlığı / Malatya Fethiye (09/19/2013 09:48)
Ober-Ramstadt'da, Komite oluştu! (09/16/2013 11:14)

Ober-Ramstadt'da, Komite oluştu!


Sevgili Fethiye liler,

Ober-Ramstadt Fethiye'liler Derneğin'de bir araya gelen Fethiye'liler, Fethiye beldesi Eminlik mevkiinde yapılması 'düşünülen' Çimento fabrikasının Fethiye yerleşkesi ve çevresine vereceği zararları konu alan bir toplantı yaptılar.
Toplantı da, Çimento fabrikasının Fethiye Beldesine vereceği zaralar detaylı olarak dile getirildi.
Almanya'da yaşayan Fethiye'liler olarak, kurulmak istenen Çimento fabrikasının çevreye etkilerini değerlendirdikten sonra, Çimenyo fabrikasının kurulmasını  engellenmesi için gerekli hassasiyetin gösterilmesi, demokratik yoldan girişimlerin bir an önce yürülüğe konması ortak görüş ve karar olarak kabul görmüştür.
Toplantı sonucu, başta dilekçe formatında imza kampanyası olmak üzere, Avrupa ve Türkiye'deki çevre kuruluşlarının dikkatlerini Fethiye beldesine çekmek birincil hedef olarak belirlenmiştir.
Çimento fabrikasının yapımının engellenmesi, henüz fabrika yapımı, 'fikir aşamasında dır.' beldemize vereceği zararları dolayısı ile gereken karşı duruşu sergilemek konusunda ortak tavır belirlenmiştir.
Bu girişimleri organize etmek ve Türkiye'de, Malatya'da, Fethiye beldesinde ve Belde dışında yaşayan Fethiyey'lerle, ortak koardinasiyonu sağlamak ve bilgi akışını paylaşmak için bir komite oluşturulmuştur.
Komite; Menderes Sevim, Aliekber Pektas, Ahmet Olgun, Merdan Şenol'dan oluşmuştur.
Komite de yer almak isteyen ve faaliyetlere birinci elden katılmak isteyen tüm Fethiye gönüllülerine Komitenin kapısı sonuna kadar açık olacaktır.
Ayrıca, kurulması 'düşünülen' Çimento fabrikasının etki alanında kalan tüm yerleşkelerde, (Karaca, Dostal, Yazıhan, Durucasu vb.) insanlarımıznda bu Komite'de yer alarak çalışmalarına, kapılarımız açık olacaktır.

Aliekber Pektaş 15.09.13
Nazargah-ı İlahi - Karataş'ın Açılışı - Malatya Fethiye(09/15/2013 06:36)


Nazargah-ı İlahi
Makam-ı Mustafa'dır.
Anlamı:
Allahu teala'nın nazar ettiği(baktığı)  müminlerin dilek dilediği yerdir.
İsmail oğlu Ali bey Aloğ Dede ve Torunları Hasan Dede, Hüseyin Akşahin
00 1848
"00" İşareti sonsuzluktan gelir her iki yanında ise çevreyi aydınlatan ışık sekisi vardır.
Yukarıdaki açıklama Hasan Akşahin'in notudur.


Öksüzler ile Güvercinler'in Mezarlığı - Malatya Fethiye(09/14/2013 11:16)
Şığ Hasanlıların Mezarlığı -Malatya Fethiye (09/14/2013 11:14)
Karabuşluların Mezarlığı - Malatya Fethiye (09/14/2013 11:11)
Pirililer Mezarlığı Malatya Fethiye (09/14/2013 10:56)
  • Pirililer Mezarlığına 70 adet resim eklendi. Nuriye İlhan'ın mezarı da bu albümde.

Mer. Mehmet SOFU'nun Senesi ... MALATYA FETHİYE(09/14/2013 12:30)

Geçen yıl kayıp ettiğimiz rahmetli Mehmet SOFU'nun vefatinden sonraki birinci senesi olması ve mezarının yapılması dolaysıyla,geleneğimiz gereği bu gün saat: 12,00'da Cem Evinde ailesi bir yemek verdi.

Merhuma Tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

Not: Resimler toplam 454 tane. haberi yazdığımda 342ü yüklenmişti. Muhtemelen saat:21,00 civarında resimler tamamlanır. Şimdi resimlerin bağlantısı kurulmadığından açılmaz.


Duyuru... Fethiye'nin Dünyaya Açılan Penceresi... (09/12/2013 11:50)
Geçen yıl kaybettiğimizi rahmetli Mehmet SOFU'nun vefatinden sonraki birinci yıl olması ve mezarının yapılması dolaysıyla, Cumartesi günü saat:12,00'da Cem Evinde ailesi bir yemek verecektir.
Halkımıza duyurulur.

Not: Cumartesi günü Piririler mezarlığına gittiğimde, son bir iki yılda yapılmış olan mezarların resimlerini çekip, Pirililerin Mezarlığı albümüne ilave edeceğim.

Hasan Akşahin dedenin bu gün yaptığı beldemizdeki Nazargah açılışının haber, resim ve videolarını yarin sitemize ekleyeceğiz.
Mer. Nuriye İlhan'ın senesi - Malatya Fethiye (09/12/2013 11:34)

Geçen yıl kaybettiğimiz rahmetli Nuriye İLHAN'ın vefatinden sonraki ilk senesi olması ve mezarının yapılması dolaysıyla, bu gün saat 12,00'da Cem Evinde geleneğimiz gereği ailesi bir yemek verdi.
Merhumeye Tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.



Balcı Bayanlar, Mutlu Yarınlar... Malatya / Fethiye (09/11/2013 11:57)

Balcı Bayanlar, Mutlu Yarınlar...   Bu slogan, Abidin ÇAĞLAR arkadaşımızın Fırat Kalkınma Ajansından destek almak için verdiği projenin ismi, sloganı.

Abidin ÇAĞLAR, Fethiyeli. Hamza ÇAĞLAR'ın oğlu. Bu işin okullunu okumuş ve pratiğini yıllardır yapmakta.Ailece balcılık yapmaktalar. Eşi iki oğlu ile balcılık yapan "bal" gibi bir aile.

AB proje olarak gerçekleştirilen proje kapsamından doğal üretim yapılmaktadır.  Kesinlikle arıya bal üretim zamanlarında şeker verilmemektedir. 

Abidin'e başarılar dileriz.

Ferdi HAS'ın Lokması... Malatya Fethiye (09/11/2013 06:19)

Bu gün saat:12,00'da Ali Çavuşun oğlu Ferdi HAS Cem Evinde kurban kesti lokma ve aşüre yaptı. Tanrı Ferdi HAS'ın lokmasını kabul ve makbul eylesin.


Gani Baba - Arguvan İsaköy - 07/09/2013 (09/11/2013 04:25)


Gani Sevim'in adına babası Asker SEVİM 07 Eylül 2013 tarihinde bir kurban götürdü. Tanrı Askerin lokmasını kabul ve makbul eylesin.




(1999,2004,2009yılları) Malatya Yazıhan, Fethiye, Durucasu Yerel ve İl Daimi Encümen Seçim Sonuçları ve 2014 yılı için bir kahve falı bakımı... (09/10/2013 05:51)
(1999,2004,2009yılları) Malatya Yazıhan, Fethiye, Durucasu Yerel ve İl Daimi Encümen Seçim Sonuçları ve 2014 yılı için bir kahve falı bakımı...
Belde Belediyemiz, 2014 Yılı Nisanında sonlanacak ve Fethiye, Yazıhan Belediyesi sınırları içerisinde, Yazıhan'ın bir belediye mahallesine dönüşecektir.
Şimdi Fethiyelinin birinci gündem maddesi, Yazıhan Belediye Başkanlığında bir Fethiyeli Belediye Başkanının bulunmasıdır. Bunda hemen herkes mutabık...
Fethiyelinin siyası görüşü sonucu, normal olarak iki kişi bu başkanlık, için aday adayı olarak CHP'ye müracaat etti. Buraya kadar normal gözükmekte. Fakat bu noktadan sonrası, asıl zurnanın zırt dediği nokta! CHP normal olarak birini seçecek. CHP'nin seçmediği diğer aday, her kim olursa olsun, başka bir partiden yada bağımsız aday olarak adaylığını koyacak mı? Bu olasılık ne?
Şu anki havaya bakılırsa, bu olasılık bize kuvvetle gözükmekte. Umarız yanılırız. Bunu çok istiyoruz çünkü. Şimdi 15 yıllık rakamla üzerinde bir düşünce egzersizi yapalım. Bunu yaparken mihenk taşımız, soğukkanlı olmak ve geleceği gerçeğe daha yakın tahmin etmeye çalışmak. Yani tarafımız objektiflktir.


Sakıp Sabancı bir defasında, yönetim kurulu toplantılarında, genel müdürler konuştuktan sonra, “siz böyle söylüyorsunuz; bakalım rakamlar ne söylüyor, bana bilançoyu getirin” derim demişti. Bizde dilek ve temennilerini belirtenlerin söylediklerini biliyoruz; fakat rakamların neler söylediğini bilmiyoruz. Bakalım rakamlar neler söylüyor.
  1. Aşırı güven elimizde patlama olasılığı olan bir bombadır. Rakipler hiç hafife almamak lazım. Fakat, rakibin gücüne bakıp korkak davranmak ise potansiyellerimizi kullanamamakla sonuçlanabilir. Aşırı güvenmeyelim kendimize; çünkü AKP hala gücünü korumakta. Yazıhan bölgesinin 2009 yılı İl Genel Meclİsİ Seçimlerinde sağ:6209 oy, sol ise: 3408; AKP:3220, CHP: 2367 oy almıştır.  Toplam sağ oy, toplam sol oydan %55 fazla.  AKP oyu ise CHP'den % 54 fazla...
  2. 2009 Yerel Seçimlerine göre Yazıhan'da  CHP(Kenan Güler): 222, AKP(Ali Kaya):410, DSP(Turan Kılıç):283, Bağımsız(Yunus Kılıç= AKP):390. Fethiye'de CHP:639. Durucasu: CHP:6, Sağ:721. Durucasu da 15 yılda yalnızca 6 tane CHP’ye oy çıkmış. Durucasu tamamen denecek kadar sağ partiler arasında dağılmakta. 2004’de Durucasu da AKP’ye 595 oy çıkmıştır.
  3. Şimdi bir varsayımda bulunalım. “A” planı, varsayımı: Yazıhan, Fethiye ve Durucasunun ortalama 1500’er seçmeni var. Her üç belediyede kayıtlı seçmenin aynı oranda sandığa getirdiğini ve büyük partilerden sağdan ve soldan birer partilerin adayının seçime girdiğini varsaydığımızda, söyle bir sonuç çıkabilir: Durucasu:1500, Yazıhan Bağımsız +AKP=800, toplam 2300; Fethiye:1500+ Yazıhan DSP:283+CHP:222= 505, toplam CHP: 1500+505=2005 olur. Belediye olan yerlerde(2009 yılında Yazıhan, Durucasu, Fethiye kullanılan oy baz alındığında %55), Yazıhan ve Fethiye seçmeninin sol oyunun sağ oydan %54 aşağı ve  köyleri kattığımızda ise sağ oylar % 55 fazla vermekte. Birde sağ ve solda tek adaylı bir seçim olmayacağı gerçeğini dikkate alınca, dört bilinmeyenli bir denklem ortaya çıkmakta.
  4. Yazıhan bölgesinin(köyler dahil) kayıtlı seçmen sayısı, 2009 itibariyle: 12,325.Cevaplanması zor sorular... 2009’da Yazıhan’da CHP seçime girmişken, seçime giren diğer sol partiye oy veren(DSP Turan Temiz), Yazıhan’da CHP’den fazla oyu olan o grubu ve belediye başkanı adayı olmuş ve seçime girmiş yöneticilerini, bizim yanımızda meclis üyesi ol teklifi ile nasıl ikna edeceğiz?... Bu ne kadar mümkün? Bu güne kadar Yazıhan’ı temsil etme iddiasında olan muhtar ve belediye başkan adayı olmuşların, Fethiyeliye göz kırpıp sizi destekleyebiliriz, işaretlerinden ümitlenenler, şu sorulara cevap vermeli.
Bu güne kadar Yazıhan’ın çıkarını temsil iddiası ile ortaya çıkmışların, şimdi şu yada bu sebeple, Fethiyeliyi desteklediğinde, arkasında bu güne kadar kendisini destekleyen tabanı bulma ve bundan sonrada yerini muhafaza edebilme olasılığı nedir? Daha açıkçası, Fethiyeliyi destekleyen bir Yazıhanlı muhtar ve eski belediye başkan adayı, gelecek defa kendisinin etrafına toplanacak halkı yanında bulabilir mi? Bulabilir diyorsanız, su sorulara olumlu yanıt vermeniz gerekir. Fethiyeli bir muhtar, yada belediye başkan adayı, Yazıhanlı bir aday lehine seçimden çekilir ve onu desteklerse, şu an arkasında olan seçmenin ne kadarını yanında bulabilir. Bu onun bu gün için siyasi geleceğini riske atmak anlamına gelmez mi?


Biz başarılı olduğumuz için, diğer beldelerin ve köylerin sağ seçmeninden büyük destek görürüz, argümanının ise şöyle bir hadikapı var… Benim siyasi görüşüm bellidir, AKP’yi övmek için söylemiyorum. Cumhuriyetin kuruluşundan 2002 yılına kadar Türkiyenin duble yolu: 6000 km. civarı. AKP dönemi, 80 yılda yapılan duble yolu ikiye katladı. GSMH şu oldu, ihracat bu oldu. Fakat hataları da oldu. Bütün bunlara, başarıya rağmen Fethiye’nin CHP’li seçmeninden AKP kaç oy alır? Şimdilik  20-30. ha diyelim 50. Bu oyunda AKP’nin başarısı ile alakası yok. Bu oyun bir kısmı iktidara yakın olarak yarar elde etmeyi düşünenler ile az miktardaki görevli ve Fethiye’ye sonradan yerleşmiş olanların çizgilerini muhafaza etmelerinden kaynaklanır..
Yazıhan ve çevresindeki sağ oyları alabileceğini düşünenler ise şu soruya sağlam yanıt vermeliler. Yıllardır Fethiye münübüsleri yolda yanında yavaşladığında dahi geç deyip binmeyen,  Yazıhan’lının çıkarını güden, bu günde Belediye otobüsüne binmeyen, Yazıhan esnafının yararını düşünen, bir tek bileti dahi Fethiyelilinin münübüsüne binerek harcamayan bu insanlar mı, Fethiyeliyi yükseltecek tirene mazot, kömür olacak, destek verecek? (Vekilimiz F.Mevlüt ASLANOĞLU’nun anısı için aşağıdaki nota bakınız.)
Bu ise bu günün mantığı açısından normaldir. Biz nasıl Fethiye ve Fethiye’linin menfaatini düşünüyorsak, onlarda kendi yörelerinin ve insanlarının menfaatini düşünecektir.
Bu sözleri ham hayallere kapılmamak ve yere sağlam basmamıza katkı sağlamak için söyledim... Yukarıdaki veriler de gösteriyor ki, bu seçim zorlu bir seçimdir. Fethiye’den ise tek adaylı olarak seçime girmenin zorunluluğu apaçık ortada. Küçük rakamlar 40,50 gibi seçmenin başka partiye oy vermesi pekte mühim değildir.
Bu günden, kimin kazanıp kimin kaybedeceğini tahmin etmek mümkün değil. Her parti ve bağımsızlardan çıkacak adaylar belli olduktan sonra, biraz daha gerçekçi tahminlerde bulunabiliriz. Tek adaylı seçimin dahi riski oldukça yüksekken, Fethiye’den olası iki adaylı bir seçim sürecinin kaybı da başlangıçta belli iken, seçime iki adaylı girmenin vebali ise oldukça ağırdır, insanımız için.
Umarız sagduyu hakim olur; fakat şimdilik endişeliyim...
a.s.
Malatya Fethiye
Eylül 2013
Not:Biraz çalışma yaptık. Türkiye İstatistik Kurumu ve başka kaynaklardan aldığımız verilerden bir tablo oluşturduk.  Verileri tablo olarak görmek için bu satırı tıklayınız.

Yazımızın son cümlesini, yazı önceden yazıldığı için muhafaza ettik. Fakat;bu gün Fethiye Belediye Başkanı Habib YÜCEL'den de, Bu gün 30-40 dakika görüştüğüm Yazıhan belediye başkanı Ali KAYA'dan da örnek alınabilecek, ve takdirle bahsedilecek aynı konuda bir söz duydum. Bu konudaki yazımızı iki güne kadar yazacağız.


Değerli vekilimiz F.Mevlit ASLANOĞLU’nun anısı örnektir bu hususta. Değerli vekilimiz, Pütürgenin Şiro çayı üzerine bir köyün ulaşımı için bir köprü yapılması için büyük emek harcamış ve köprü yapılmış. Yöre halkı büyük teşekkür ve takdirle karşılarlarmış vekili. İltifat ve taltiflere boğarlarmış. Seçim zamanı vekilimiz gitmiş ve “oyunuza talibim” demiş. Köylüler ise yine vekilin yaptıklarına teşekkür etmiş ve arkasından “vallahi bizim eskiden beri oy verdiğimiz ve bundan sonrada vereceğimiz partimiz bellidir. Kusura bakmayasın.”demişler.



очень скрытые, VASBB плачет.

On gün kadar önce rahatsızlanarak hastahaneye  yatırılan Haydar GÜLER, önümüzdeki salı günü hastahaneden çıkarılıp Almanya'ya götürülecek.
Oğlu Hüseyin'e sordum, sağlığı iyiye gidiyor dedi.
Haydar amcaya geçmiş olsun der acil şifalar dileriz.

Rahmetli Sultan YUMUK ve Talip Mercanoğlu'nun yeni yapılmış olan mezar resimlerini izlemek için bu satırı tıklayınız.



Bizim Mekan Gölbaşı Albümüne yeni resimler ekledik izleme için tıklayınız.




Geçen yıl kaybettiğimiz rahmetli Talip Mercanoğlu'nun senei devriyesi olması ve mezarının yapılması dolaysıyla, ailesi bu gün saat:12,30'da Cem Evinde bir yemek verdi.
Merhuma Tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.


YUSUF ASLAN'IN 3. KİTABI "ELİF KIZIN KADERİ" Çıktı.




Baba evindeyken yoksulluk içinde yetişip büyüyen Elif Kız'ın evlendikten sonra da kaderi değişmemişti. Hatta daha'da vahim durumlarla karşı karşıya kalmıştı. Bu hazin duruma anne babasının haricinde, duyanlar, görenler, eş dost'da üzülüyordu. Yazarımız, Elif Kız'ın kaderinin dışında, kendi yaşadıkları ve başka yaşamlardan'da örnekler vererek 3.ncü kitabı olan "Elif Kız'ın Kaderi" romanını tamamlayıp edebiyat dünyasına kazandırmayı başarmıştır...

Kendisine başarılar diliyoruz, yolu açık olsun.

Kitaptan alıntı.

SÖYLER ELİF'İN DİLİNCE

Fırgatı düşmüş gönlüme
Ağlar elif in dilince
Körüksüz od yüreğimde
Yanar elif in dilince

Ağır söz deme dil ile
İncitme bile gül ile
Akar sular çaylar bile
Çağlar elif in dilince


Yola çıkan arkadaşlar
Elden önce o'nlar başlar
Gökte uçan bütün kuşlar
Öter elif in dilince

Gökteki ördeği kazı
Öter çıktıkca avazı
Kul Yusuf da bazı bazı
Söyler elif in dilince.

Söz: Yusuf Aslan.

  • Yusuf Aslan
    HANİ
    Yüzüme bakıp ta konuşmayan yar Bana söyleyecek dillerin hani Kaf dağından öte, tanışmayan yar Dağ başında biten güllerin hani
    Kaşın gözün şu aklımı zay eder Ak gerdanın güneş eder ay eder Kuru çölleri yeşerten çay eder Gözlerinden akan sellerin hani
    Gülücükler dağılırdı yüzünden Alamazdım gözlerimi gözünden Belloluyor mızrabından sazından Bozulmuş düzeni tellerin hani
    Aşıkların bağrı kaya olur mu Giydiği abadır bilmem yunur mu El de benim gibi yanıp ölür mü Yusuftan geriye küllerin hani.
    Söz: Yusuf Aslan. Malatya / Fethiye.
  • Salı
  • Yusuf Aslan
    BOŞAYMIŞ
    Tutup bir zalime gönül bağladım Ardı sıra döndüğüm hep boşaymış Nice nice ağıt yakıp ağladım Ardı sıra yandığım hep boşaymış
    Kendimden çok deger verirdim o'na Allah düşürmesin vicdansız kula Yağsın deyi dua ettim buluta Ardı sıra döktüğüm hep boşaymış
    Dilsiz idim beni eyledi hatip Hemi bi kalemşör hemi de katip Ben beni o vefasıza kul edip Ardı sıra gittiğim hep boşaymış
    Kul Yusuf der döndüm guguk kuşuna Öte öte neler açtım başıma Ölmeden uzandım mefta taşına Ardı sıra öldüğüm hep boşaymış.
    Söz: Yusuf Aslan. Malatya / Fethiye.


    Kızıldeli'yi 4. Anma Etkinliği Malatya'nın Fethiye Beldesinin Tenci Mahallesinde yapılan bir törenle gerçekleşti. Kızıldeli'yi anma etkinliğinde altı kurban kesildi, lokma döküldü. Deryiyoklar Ali ile bir yerel sanatçı türküler söyledi. Murtaza Aksüt dede deyişler söyledi. Karalcalı İsmail dede yemek duası etti.
    Lokmayı ise Melahat abla(YÜCEL) pişirip hazırladı. Lokma çok güzel olmuştur. Melahat ablanın aşçılığına ise diyecek yoktu. Çok başarılı idi.

    Güneş Tv için ise önceden planlamasına rağmen bir Cem Yapıldı. Ben Cemi bekleyemedim. Hasan Dede ile yönetim kuruluna bu organisazyon için teşekkür ederiz. 
    İlaveten Kızldelinin bakımı için yardım toplandı. Bu yardımların çoğunun isimlerinin okunmasının videosunu çektim ekleyeceğim.

    Altını çizmek istediğimiz nokta ise bu bakım için izlenecek usul. Kızıldeli Turbesinsinin kubbesinin kurşun kaplatılması planlanmaktadır. Bu kurşun kaplamanın sponrsoru, yardım severimiz Bülent İLHAN. Bülent'e de bu yardım severliği için teşekkür ederiz.

    Fakat, Turbe de yapılacak bakım, aslına uygun olmazsa, türbenin otantik yapısı bozulur. Turbenin geçmişinde, kubbesinin kurşunla kaplandığını kimse hatırlamıyor. Damlaması bu güne kadar bu haliyle önlenmiş. Bundan sonrada bu risk bertaraf edilebilir.

    Geçmişte türbenin kapısı, dar ve yukarısı "d" şeklindeydi. Bunun bir manası olmalıydı. Sonradan birileri hayırseverlik adına bu kapıyı büyütmüş ve dört köşe yapmış.

    Oysaki kapının dar ve "d" şeklinde olması, Pir huzuruna eğilerek, ezilip büzülerek... girilir; başı dik, burnu havada kibirli olarak girilmez...

    Bakım adına türbenin yapısı değiştirilirse, bir gün bir Dozeri dayayıp düz edelim ve muhteşem bir tesis yapalım der.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

Sample text

Sample Text

Sample Text