| |  İsmail AYDOĞAN(İsmail Dede) bu gün Hakka yürüdü... Merhuma Tanrıdan rahmet, kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz. | | | 30 Aralık 2008 | | |  Hasan ASLAN(Salman İNCE'nin dayısı) bu gün(29 Aralık 2008) Hakka yürüdü... Merhuma Tanrıdan rahmet, kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz. Merhum'un naaşının Almaya / Köln'den 30 Aralık akşamı getirildi ve 31 Aralık 2008 tarihinde ise merhumun defin edildi. | | | 31 Aralık 2008 | |  Melek Mercanoğlu, aylardır tedavisini görmekte olduğu hastalığına yenik düştü ve bu gün Hakka yürüdü... Merhumeye Tanrıdan rahmet, kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.29 Aralık 2008 Dünkü ve bu günkü resimleri tek albüm olarak ekledim. Bu sabah, kar yağışı başladı, hala devam etmekte. | | | 30 Aralık 2008 | | | 90. yılda 90 bin şehit anılıyor’ girişiminin temsilcisi Prof. Bingür Sönmez’in ‘zaman geçirilirse Sarıkamış’ta yitirdiklerimizin şehitliklerinin de tamamıyla kaybolacağını’ hatırlatan 2004 tarihindeki mektubunda ne deniyordu: Bildiğiniz gibi 1914’te yaşanan bu dram 22 Aralık 1914’te başlayıp 5 Ocak 1915’te bitmiş ve tarihte örneği olmayan bir mağlubiyet yaşanmış ve 150 bin mevcutlu 3. Ordu’nun yüzde 95’i, yüksekliği 3150 metreye varan Allahuekber ve Soğanlı Dağları’nda karlar altında kalmıştır. Bu ayın önemli günlerinden biride, "19-26 Aralık tarihleri arasında yaşanan katliamın hedefi Alevilerdi. İlk ve son da değildi, öncesinde 18 Nisan 1978'de Malatya'da, 1980'de de Çorum'da Aleviler katledildi, onlarca kişi öldürüldü, yüzlercesi yaralandı. Olaylar unutulmadı, unutulmayacak da. Alevilerin kaygıları da hala devem ediyor, çünkü iktidarlar bu katliamlarla yüzleşmedi." İnancından dolayı insanların yakılıp, yok edilmesi ve her türlü ayrımcı muameleye tabi tutulmasını, kınıyor kayıp ettiğimiz canları hürmetle anıyoruz. Hakkı hukuku yalnız kendimiz için değil herkes için istediğimizden dolayı, son günlerde İstanbul'da 19 Caminin kundaklanması eylemlerini de kınıyoruz. Hüseyin abi(ÜLGER) in Ziyaretçi Defterimize yazdığı mesaja karşılık yazdığımız yazı, farklı bir edebi türe girecek yapıda olduğundan, yazılarımız bölümüne "Mektup" başlığı ile koyduk. Esnafların işi durgun. Dükkanlarının önünde işsiz güçsüz oturan iki esnafın resmini çektim: Seydali İLHAN ile Hasan ASLAN. Birde Yazıhan'da bulunan Muhsin AKYOL'un dükkanından resimler çektim. Fethiye'de işler açılsa da, Muhsin AKYOL'un çapında bir işletmeyi Fethiye'de görebilmemiz kısa vadede mümkün değil. Fotoğraflar yan tarafta. Fethiye bir Kahvehanelerin işleri şimdilik iyi. Cingola var. Bir kaç resim çektim. Kimse görülmek istemiyor. O çekme, bu çekti isen beni sil filan diyor... Herkes, Almanya'daki yakınlarına böyle görülmek istemiyor. İlginç olan ne biliyor musunuz? Almanya'daki o yakınlar burada olsa idi, onlarda cingola oynayacaktı. Bu görüntüleri, yılbaşına koyacağım. Onca kar kış haberine rağmen, havalar sert gitse de, köye kar yağmadı. Beydağları da, Eynik filanda karlı, beyaz. | | | | |  | | |
DARMSTADT VE CEVRESI ALEVI KÜLTÜR MERKEZI CEM EVINE KAVUSUYOR Cemevi. Topluca ibadetin yapildigi.cenazelerin kaldirilip. kirkinin okundugu.kurbanlarin kesildigi.ikrarlarin verildigi.müsaip olunan yol ulularinin anildigi.lokmalarin yapildigi.canlarin görülüp soruldugu.Aleviligin semahin oniki hizmetin baris ve özgürlügün filizlendigi.Dari-i mansur ùn kuruldugu yerdir. Cemevi . Aleviler icin bir okul.bir mahkeme.bir dayanisma.bir birliktelik.bir ibadethane.kisaca Aleviligin yasandigi yerdir. Degerli Canlar. Alacagimiz bina sadece bizm inanc ve ibadet ihtiyaclarimizi deyil günlük yasamin her alaninda var olan ihtiyaclarimizida giderecek hepimiz oturdugumuz evlerin kücük olmasi nedeni ile verilen lokmalarda.cenaze törenlerinde.hak`ka yürüyen canlarimiz adina sundugumuz yemeklerde.kiz isteme,kirvelik v.sgibi geleneklerimizde yer darligindan gelen dostlarimizi agirlamakta zorluk cekiyoruz.bunulada kalmayip Alman komsularimizla sorunlar yasamaktayiz.Alacagimiz bina yukarida belirttigimiz sorunlarin cözümünede yardimci olacaktir. Merkez hepimizin olacak.kendine,inancina,ögretine,kültürüne,sahip cik ve bagis kampanyasina mutlaka katil.bizi her bakimdan rahatlatacak kendimize olan özgüvenimizi yükseltecek.sadece hiristiyanlarin,yahuidilerin,ve sünnilerin deyil bizimde bir ibadet hanemiz var demek istiyorsan bir tuglada sen koy Darmstadt ve cevresi Alevi Kültür Merkezinin geleceginde söz sahibi ol. Cemevi Bagis Kontosu: Sparkasse Darmstadt BLZ: 50850150 Knt Nr: 15004789 DA.AKM Yönetim kurulu Not: Yukarıdaki yazıyı, dün Haydar AKKOYUN arkadaşımız yollamış. Dün ben Malatya Defterdarlıkta bir semire gitmiş olduğumdan, bu gün, akşam baktım mailime. Seminer arası molada, 12. kattan kenar mahallelerin görüldüğü bir yöne öylesine bakıyordum. Camilerin sıklığı dikkatimi çekti. Saydım, bu binanın bir yönünde buluna pencereden görülen camileri saydım:22 tane idi. Yanlışlık var her halde dedim, tekrar saydım, bir pencerenin açısına giren alanda 22 caminin olduğu sonucuna tekrar vardım. İlginç bir nokta. | | | 19 Aralık 2008 | |
2008 Yılı Aralık ayında iki Nikah Kıyıldı. İlki 03 Aralık 2008 tarihinde Hasan Doğan’ın Nikahı Belediyemizde kıyıldı. İkinci nikah ise, bu gün (19 Aralık 2009) tarihinde kıyıldı. Dilek ADIYAHŞİ ile Alper ÖZDEMİR’in nikahı, bu gün Belediyemizde kıyıldı. Alper ÖZDEMİR’in babası Hasan Hüseyin ÖZDEMİR’in nikâhını ise Belediyemiz, 2006 yılında kıymıştı. Eller öyle abi, iki yılda babayiğit bir oğlan yetiştiriyor ve nikâhlıyor. (Son espiriyi Hasan Hüseyin’e yazacağımı söyleyip yazdım. Hasan Hüseyin, merhum Cet Battal’ın oğlu.) *** 19/12/2008 tarihinde Malatya Valiliği’nden Belediyemize, Meteoroloji Bölge Müdürlüğünden alınan rapor fakslandı. Rapora göre İlimizde, 21/12/2008 tarihi akşamı geç saatlerinden itibaren Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisine girecektir. Karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülecek yağışların önümüzdeki hafta Cuma günü(26/12/2008) gününe kadar aralıklarla devam edeceği ve yer yer etkisini artıracağı, yağışların kesilmesinin ardından sıcaklıkların 6-8 derece düşerek mevsim normallerinin altına ineceği bildirilmiştir. | | | | | | 16 Aralık 2008 | Coklam PEKTAŞ gözünden ameliyat oldu. Şimdi evinde. Hasan ASLAN(Murtaza oğlu), apandisten ameliyat oldu, şimdi evinde ve sağlığı iyi. Melek MERCANOĞLU, tekrar acil servis ile hastaneye kaldırıldı ve şuana kadar hastanede. Hastalarımıza geçmiş oldun der, acil şifalar dileriz. Havalar soğuk, gölün içindeki su don halinde. Yeni binalarda, güvercin sürüleri tünemeye başladı. Bu köyümüze özel bir görüntü veriyor. Güvercinlere ateş edilmemesi hususu dillendirilirse, bu güzellik sürebilir. Ağaçlandırmanın zor olduğu bir dönemde, köyümüzdeki asırlık ağaçların korunması da önemli doğa sevgisi olarak karşımıza çıkmakta. Karar mercii ben olsam, o ağaçları kesmek ve kesilmesine göz yummak şöyle dursun, bir tek dalına dahi kimseyi dokundurmazdım. (Şu an ağaç kesimi gibi bir durum yok.) |  | | | | | | 16 Aralık 2008 | (Aşağıdaki yazı Ziyaretçi Defterimize sığmadığından buraya yazılmıştır.) Merhabalar Usta abi. Kişisel olan konuların, kişiler arasında konuşulması hususunda çoğunluk mutabık. Bazı kişisel meseleler olur ki bu toplumu ilgilendirir. İlkelere, değerlere, hak ve hukuka dair...vb. Fakat sizinde, diğer arkadaşlarında kastettiği yazılar böyle bir konuyu içeren yazılar değil. Hemen hemen özel, iki bir arasında konuşulması gereken konulardır. İnşallah, sizlerinde uyarıları ile bu gibi durumları, en aza indirebileceğiz. Temennimiz odur. “Keşke 5-10 euro yerine 1-2 euro verseler de herkes bu işe sahiplense. Bence katılım, bence birlik, bence Beraberlik.” Sözünüze gelince, bu iyi niyetli bir temenni ve herkesten beklenen bir sorumluluktur. Fakat, idealler ile gerçekler, bazen örtüşmüyor. İdealler ile gerçeklerin uyuşmadığı durumlarda birileri çıkıp yükün, sorumluluğun önemli bir kısmını üstlenir yada üstlenmek zorunda kalabilir. O gibi insanlar çıkmasa, iyi niyetli ve büyük idealler, kafamızda ayakları yere basmamış büyük hayallere dönüşmüş olarak ve öylece dondurulup, buzlukta kalıyor. Teşbihte hata olmaz… Yani, anlatımın kolaylaştırılması için verilen örneklerde ki sözcüklerin gerçek anlamı değil, bunun mecazı olan anlamını dikkate almak lazım. Örneklemek gerekirse köpekte, aslanda hayvandır; fakat bir insana aslan gibi denirse, o kişi bundan gurur duyar, köpek gibi denirse bu sözden kırılır ve üzülür… Yani, sözcüğün gerçek anlamı önemli değil, benzetilen yöndür önemli olan. Bu gibi durumlarda beni çizgi film kahramanı Ret Kit’i hatırlarım. Daltonların falan yerde olay çıkardığı haberini alır, Ret Kit. Bu haber üzerine Ret Kit şişinerek güvenliği sağlamak için, “hemen atlayıp geliyorum,” der… Ret Kit’in atı söylenmeye başlar, “sen mi gidiyorsun, ben mi götürüyorum,” diye. Bu filmi seyrettiğim çocukluğumdan beri, Ret Kit mi, gidiyor yoksa at mı götürüyor diye bir soru hep kafamda kalmıştı… Ret Kit’i olay mahalline, at götürmüştür. Fakat sorun çözmek iradesini göstererek ortaya çıkan, bir Ret Rit olmasa, at oraya gitmezdi. At, rastlantı üzerine, olay mahalline gitmiş olsaydı bile, sorunla alakası bile olmazdı. Bu kıssadan hisse, hedef gösterip yola çıkan ve hedefine dair önemli ve örnek bir adımı önce kendi atarak öne çıkan bir irade olmadan, kitleyi sürüklemek mümkün olmuyor. Yukarıdaki yazımı, özel olan makine meselesinden genele dair düşünceler üretmek için yazdım. Bana her hangi bir kimse makine hatta bir çiklet almak zorunda değil. Benim, birinci seçenek olarak önerdiğim makine 1200 euro, idi… Sanırım Marlboro 3-4 euro. Belki de Almanya da, 1200 Fethiyeli var. Fakat bir kişinin bir yıllık Marlboro parası, bir araya getirilemedi ve bu hususta birazda kendimi rencide edilmiş hissediyorum. Ama benim kontrolüm dışında gelişti işler. Her işin bir adabı vardır. Ben umardım ki, bu yapılan iş bir bakıma kamu menfaati için, karşılıksız yapılan bir hizmettir. Bize yapılan hizmetin kalitesinin artması için, bir makine alalım deyip iki bir arasında, birkaç kişinin bunu yapmak isteyip yapmalarıydı. Yani Ahmet gibi konuşan biri çıksın(Müslüm ile Abuseyf'in yaptığı gibi) ve bunu duyan biri yada birileri de, iki bir arasında benimde katkım olsun demeleriydi... Almanya da Derneğin bir yer alması söz konusu olduğunda, senin çıkıp benden şu kadar bağış, bu kadarda borç diyebildiğin gibi… Umarız kimseyi kırmamışızdır. Maksat muhabbet olsun, konuştum işte. Şunun altını bir kez daha çiziyorum, her Fethiyeli benim gözümde değerlidir saygındır. Yukarıdaki yazımdan başka bir sonuç çıkarılmasın. Sevgilerimle. a.s. Not: Kapı açıktı, işim dolaysı ile bir odaya girdim. Yönü gıyaben bana kızan adama, sırtı kapıya dolaysı ile bana dönük olan biri, “sende söyle şöyle yapaydın,” şeklinde konuşarak ateşi körüklediğini duydum… Bu kişi, bana karşı böyle cümleler kuruyordu(kendisi ile olumsuz bir ilişkimiz olmamasına rağmen); fakat o kişi kamu menfaati hususunda önemli şeyler yapmıştı. Bu tarihten sonra, teşvik edici olması ve topluma yaptığı katkıdan dolayı, o kişi yada aile hakkında övücü sözler yazdım ve yeri geldiğinde de yazacağım. | | | | Bu gün, Gurup Doğanaylar’ın 12/12/2008 tarihli Konser Gecesinin resimlerine baktım. Bakarken sıkıldım. Resimlerin açılması dakikalar sürüyor. Benim sitem var. Ben özgürlük anlayışımı, kendi sitemde uygularım. Yani derneğin sitesinde, kendi politikalarımı uygulamama gerek yok… Yani, demek istediğim, www.fethiye-malatya.org ‘un bir şifreside bende olsa, bundan sonra, resimler, videolar ve haberler sayfasını, hiçbir ücret vb… talep etmeden ve böyle bir beklentisi olmadan, ben düzenlemek isterim. Resimler bölümüne yalnızca oradaki etkinliklerin resimlerini ve Derneğin her türlü etkinliğinin de videoları bana ulaştırılırsa, bunların tamamını bir paket olarak, düzenler, www.fethiye-malatya.org sitesine eklerim. Habere dair ise, benim yapmak istediğim, aynı gün vefat ve başsağlığı haberini Dernek idaresi adına yazar, benim sitemdeki ilgili görüntünün, linkini ilave ederdim. Ve tabi, Dernek idaresinin her türlü yazısını aynı gün koyarım. Benim sormaya bile gerek görmeden yazacağım tek yazı, vefat ve başsağlığıdır. Bunun dışında hiçbir şey yazmam ve ne yazılıp yazılmayacağına dernek idaresi karar verir. Yüzlerce resmin bana gönderilmesi bir saati geçmez. Video görüntüleri içinse, vdc’lerin gelen birileri ile gönderilmesi yeterlidir. Nice neşeli günler ve geceler dileğiyle.
| | | 13 Aralık 2008 | | Almanya Ober-Ramstadt Fethiyeliler Derneğinde Lokma dökenlerin, dileğini tanrı kabul etsin. Resimleri bana dün Bektaş AYDOĞDU göndermiş. Dün burada trafik yoğun olduğundan mailime bakamamıştım; bu gün saat 17:00 civarı mailime baktım ve resimleri gördüm. Bektaş resimleri fazla küçülterek yollamış. Bundan sonra en düşük ebatın 600-800 yada 800-1200 olması, görüntünün daha büyük ve programa uygun olmasını sağlayacaktır. Bektaş lokmaya geç geldiğinden, ilk kalabalığı görememiş. Gönderdiği resimler içerisinde yalnızca Hamza'nın önünde lokma olduğundan, o resmi kapak resmi olarak aldım. Burada diyorlar ki, Almanya'ya giden kurtuluyor, giden kurtuluyor diyorlar... Usta abinin saçlarının ağarmış olduğunu görünce, her halde buradakileri yanlış biliyor, diye düşündüm... ( Usta abi sevip saydığım bir abimdir, onun için bu sözlerle espiri yapmak istedim.) Kurbana katkı sağlayanların isim listesi aşağıya çıkarılmıştır. Avades ALTUN Bir kurban. Meral Öksüz 10 euro Güllü Öztürk 10 euro Belgin Akyildiz 5 euro Belgin/Adil Er 10 euro Aliseydi Ucar 10 euro Seyit Caglar 10 euro Mehmet Akdogan 10 euro Hasan Aksahin Dede 20 euro Yesim Yilmaz 30 euro Nihayet Adigüzel 50 euro Hüseyin Akkaya 10 euro Bekar Ince 10 euro Hüssük Aslan 10 euro Celal Karagöz 10 euro Elif/Songül Öksüz 10 euro Oya/Hasan Akkaya 20 euro Fikriye Özacar 10 euro Aliekber Akkaya Dede 20 euro Vehbiye/Erdinc 20 euro Mehmet Ali Sevim 20 euro Haci Özsevim 20 euro Ibo Akkaya 40 Tane Ekmek | | | 11 Aralık 2008 | | 08 Aralık 2008 tarihli yazımızda: "Yeni bir dönemin başlangıcı bu." demiştik. Bu dönemin başlangıcını, CHP İl Başkanı Celal BERKTAŞ bu gün bayramlaşma ziyaretine gelmeleri dolaysı, yaptığı bir konuşma ile açıkladı. Habib YÜCEL, CHP'nin Fethiye Belediye Başkan adayıdır dedi. F.Mevlüt ASLANOĞLU'da Belediye Başkanını övücü cümleler kurdu. Yusuf Kenan DOĞAN ise, daha çok makro meseleler ve özelde Alevilik üzerine bir konuşma yaptı. Bu konuşmaların Fotoğraf makinemizle çektiğimiz videosunu ve bu bayramlaşma ile ilgili resimleri bugün sitemizde görebileceksiniz. Kimsenin ağzından bir söz duymadım. Fakat okuduğum hayat, Belediye Başkanı Habib YÜCEL'in muhalif bir aday olmadan seçimlere gireceği ve kazanacağı yönünde, mesajlar vermekte... Artık bu vargı, ihtimal olmaktan çıktı. Bu gün için kesin bir realitedir. Bu eski belediye başkanı olan Seyfi SOFU'nun aktif siyasetteki(belki de şimdilik) sonudur. Fakat, fizik kanunudur: Boşalan bir gazın yerini ille de bir başka gaz ile doldurulması. Doğa boşluklara müsaade etmez. Bundan sonra, Fethiye'nin siyasi arenasında, yeni isimlerin oyuncu olacağı bir dönem olacaktır... Ortaya çıkacak yeni isim, ilk olarak Safı abinin seçmen kitlesine göz dikecektir. Bu sonucun, beldemiz insanları için hayırlara vesile olmasını dilerim.(Bu satırlar öğlenden önce yazıldı.) Saat 15:30'dan sonra gerçekleşenlerin resmi, söze hacet bırakmayacak görüntülerdir. Saat:15:00'civarında Belediye Başkanı Habib YÜCEL ile CHP İl Başkanı Celal BERKTAŞ, F. Mevlüt ASLANOĞLU, Dilek Belediye başkanı ile resimde görülenler Safı abi gile gittiler. Konuklar, resimlerde görüleceği gibi ağırlandılar. Sonra Safı abiyi alıp Belediye Kahvehanesine götürdüler ve orada ise ağızları tatlandırmak için tatlı ve içecekler ikram edildi. "Bu konuda, benim vicdani borcuma karşılık olamaz ama, yinede kendimi rahatlatmak adına birkaç satır yazmak istiyorum... Benim ekonomik açıdan sıfır noktasına vardığım bir dönemde, Safı abi beni işe aldı ve bana ve aileme yeni bir can suyu verdi. Düştüğüm noktada, o, benim elimden tutan adam oldu. Beş yıllık bir aradalığım sürecinde, beni kıracak ne bir sözünü duydum, nede bir harekatını gördüm... Bundan dolayı, Safı abiyi yaşadığım sürece minnet ve şükranla anacağım. Siyasette, muhalefetin olması gerekli hatta zorunludur. Ben her iktidarın ille de bir muhalefeti olmasının toplum menfaati açısından gerekli, hatta zorunlu olduğuna inananlardanım... Bu bağlamda, Safı abi için, sunu yada bunu yaptı yada yapamadı sözlerini normal karşılıyorum. İdari yeteneğine söz söyleyenler, sunu unutmamalı... O, Fethiye Köyü'nü Fethiye Belediyesi yapan adamdır... O, Köyü Belediye yapmasaydı, iyi yada kötü idare edilecek, trilyonluk bir bütçe ve belediyenin verdiği bunca hizmet ile on kapının ekmek teknesi de olmayacaktı..." *** Bu gün Hasan PEKTAŞ, Kızıldelide Lokma döktü. Tanrı kabul etsin. İlgili resimleri bu akşam görebileceksiniz. Dün Asker Sevim ile (Yusuf oğlu)Ali Sevim, kurban paralarını buradaki, bir ihtiyaçlıya gönderdiler. Asker ile Ali'ye teşekkür eder ve Tanrının hayırlarını kabul etmesini dilerim. Gülüstan bacı(Sevim)den, Hüseyin ÖZPEKTAŞ'ın hasta olduğunu ve hastanede tedavi olmakta olduğunu öğrendik. Hüseyin'e geçmiş olsun der, Tanrıdan acil şifalar dileriz. Toplam dört adet videoyu izlemek için My Space Videoyu tıklayınız. Video gönderimi devam etmekte.>>> | | | 10 Aralık 2008 | | Merhum Ali GÜN'ün, bugün Bayram Yemeği yapıldı. Yemek Evde yapıldı Cem Evinde verildi. Merhum Ali GÜN'e tekrar Tanrıdan rahmet, kederli yakınları sabır ve başsağlığı dileriz. Bayram ziyaretleri sürecinde, çektiğimiz bazı resimler yan taraftadır. Eskisi gibi değil artık, bayramlarda, siyasilerin gruplar halinde gezmesi. Eskiden başkan ve muhtar adayları, ekibi ile köyü, seçmeni ile bayramlaşmak için gezerlerdi. Şimdi ise gezen yok. Bu ise sanki, rakip yoksa, elini sıkma zahmetine girmeme de lüzum yok demek gibi bir şey... Yeni bir dönemin başlangıcı bu. Bir muhtar adayı, şeker ikramına espri yapmak için, bana şeker değil oy verin demişti. Siyasetten başlamışken bir haber daha verelim. Vahap ALTUNOK, CHP'nin Yazıhan Bölgesi İl Genel Meclisi Adayı oldu.Hayırlı olsun. Gönül UZUNYOL, kuatırdan ameliyat oldu. Geçmiş olsun der, acil şifalar dileriz. Bayramın 1. günü, Sefa ALTUN, Servet'in misafirimiz olması dolaysı ile bayramlaşmaya bize gelmişti. Yarım saat kadar, Sefa ile sohbet etme imkanımız oldu. Sefanın anlattıklarını dinledim, hikayesi coşkulu ve ümit vericici idi... Dünkü çocuğun, bu öğrenim ve iş hayatının başlangıcına dair hikayesi kafamızdan, keşke bizim çocuklarda da, Sefa'daki motivasyon olsa ve Sefa'nın gösterdiği başarıları onlarda gösterse demeyi geçirdi. Değerli arkadaşımız Ali Ekber PEKTAŞ, bir sohbetimizde, "Almanya'da öyle parlak, ümit vadeden gençler var ki," demişti. Bense o günden beri öyle parlak geçler hangileri diye izliyordum... Sefa'yı gördükten sonra, Aliekber arkadaşımızın boşa konuşmadığını anladım. Bütün isimleri saymak gibi bir gayemiz yok fakat, Aliekber'in kızı, benimde kızım gibi sevdiğim Bilgi içinde bu söylediklerim geçerli. Ayrıca, Ali Ekber PEKTAŞ'ın Frankfurt Kitap Fuarında, Yol Tv. için yaptığı röportajları seyrettim, Bir Fethiye'liyi bu pozisyonda görüyor olmaktan oldukça gururlandım. Arkadaşımıza ve Sefaya başarılar dilerim. Bayram resimlerinde ana sayfa resmi olarak kullandığım resim, yukarı Tencide oturan Akkaya'lara aittir. Ziyaretçi Defterimize yazan, Filiz AKKAYA'nın, Doğan AKKAYA'nın kız olduğunu biliyordum. Ama bir birimizi sima olarak tanışmıyorduk; fakat Amcalarının resimlerinin çektiğimde, Filiz istedi diyerek çeker espiri yapardım. Bu bayramda karşılaştık. Onlar münübüslerinden inerken Momoğ abi Filiz, Aliseydi abin işte bu dedi. Bu vesile ile tanıştık. Benim bir(kız) kardeşim var... (Tabii birde Almanya'da var. İkisinin de adı aynı.) Fakat, Sitemiz vesilesi ile bana kardeşi mesabesinde bakan, duran birçok kardeşim, abim oldu. İki oğlum var; fakat, kızım gibi sevdiğim bir çok kızım ve abla yakınlığında gördüğüm ve beni kardeşi gibi gören birçok ablam oldu. Biri bir gün, sana yazık değil mi, herkesin resmini çekmek için bu kadar zahmete giriyorsun; bir başkası her ıvır zıvırı çekme, dedi... Özel hayatımda, filanların bulunduğu ortamda bulunmak ve onlarla daha sıkı olmak isterim; fakat, Fethiye adına ortaya çıktığımda, kimse benim gözümde "ıvır zıvır" değildir. Zahmetimiz, "parlayan gözlerleri, gülen gamzeleriyle bana bakan, Filiz gibi cici kızlarımızı, insanlarımızı görünce,tatlı bir yorgunluğa dönüşüyor..." Bu ise bana yetiyor!
| | | 08 Aralık 2008 / Kurban Bayramı | | | Merhume Deniz İNCE'nin, bugün Bayram Yemeği yapıldı. Yemek Evde yapıldı Cem Evinde verildi. Merhume Deniz iNCE'ye tekrar Tekrar Tanrıdan rahmet, kederli yakınları sabır ve başsağlığı dileriz. NOT: Yarin, Merhum Ali GÜN'ün Bayram yemeği yapılacak. | | | 07Aralık 2008 | | | Hiç mi Adam yok? Hastanede doğan o çocuk bu gün 13-14 yaşında. Yani, bu hikâyede o kadar eski… Eşini doğum yapacağı gün hastaneye yatıran kocaya, nezaretçi olarak hastanede kalmasına izin vermez hastane idaresi… O da, şehirdeki emmioğlusunu bulur ve o gece orada kalır. Gündüz emmioğlusu ile gezerken, şehirlinin, araçlar korna çaldığında, hızlı gittiğinde; kaldırımdaki yayalar ile çarpışma anlarında hep küfrettiğini görür, işitir… Şehirli, akşam olunca emmioğlusuna bir çilingir sofrası kurar, Allah ne verdi ise yer içerler. Aldıklar alkol her ikisinin de kafasını hoş etmiştir… >>>> | | | 06 Kasım 2008 |  | Merhume Zekine EROL'un, bugün Bayram Yemeği yapıldı. Yemek Evde yapıldı Cem Evinde verildi. Merhume Zekine EROL'a tekrar Tekrar Tanrıdan rahmet, kederli yakınları sabır ve başsağlığı dileriz. NOT: Yarin, Merhume Deniz İNCE'nin Bayram yemeği yapılacak. | | | 06 Kasım 2008 | | | |
| DUYURU Degerli üyeler Degerli Fethiyeli ve Fethiyeliye gönül veren dostlar. Dernegimizde Gurup Doganay'la Türkü gecesi düzenlenecek tir. Tarih : 12.12.2008 Saat : 19:00 Yer : Ober-Ramstadt Fethiyeliler Dernegi "Hotel Schützenhof" Ammerbach Str. 10 64372 Ober-Ramstadt Ober-Ramstadt Fethiyeliler Dernegi Yönetim Kurulu Adina Baskan Necat Altun (Avadis) ............................................................... | |
| 28.11.2008 DUYURU Degerli üyeler Degerli Fethiyeli ve Fethiyeliye gönül veren dostlar. 09.12.2008 Tarihinde Kurban bayrami nedeni ile Dernek olarak kurban kesip Lokma döküyoruz. Kurban kestirmek isteyen kurban kestire bilir. 09.12.2008 Tarihinde Saat 17:30'da Bayramlaşma ve yemek verilecektir. Tüm dostlar davetlidir Ober-Ramstadt Fethiyeliler Dernegi Yönetim Kurulu Adina Baskan Necat Altun (Avadis) | | Tarih: | 28/11/2008, 3:50, GMT +2 | | Isim: | Merdan Ali Biçakcıoglu | | E-mail: | | | Web Sitesi: | | | Numara: | 361 |
| |
| Duyru!!!!!! 2009 için ayrılan Reklam ve Bağış Bütçemizden Malatya Fethiye Köyünde bulunan bütce sıkıtısı çeken 10 Ailenin üniversiteye Gidecek Çocuğuna.. 2009 ve takip eden yılar için bütce ayrılmıştır... Müratcat.. info@mabgida.com Saygılarım'la Merdan Ali Bıçakcıoglu
| Eleştiriye geldiğinde yapıyoruz. Olumlu bulduğumuzun ise altını çizmeliyiz. Yukarıda üç duyuruyu önemli bulduğumuzdan bu sayfaya aldık. Merdan Ali Bıcakçıoğlu’nun mesajını takdir ediyor ve örnek olmasını umuyoruz. Geçen Özden Güneş, kurban parasını bana yollamak istediğini ve bu paranın filan, filan kişilere verilmesine aracılık etmemi istedi. Severek kabul ettim. Konuşurken keşke daha fazlasını yapabilseydik filan dedi. Hiçbir rakamı küçümsememelisiniz… Üç ailenin bayram alışverişini yapmış oluyorsun. Yani kolonya, şeker, tatlılar vb… senden. İçin rahat olsun Özden, sen gönlünden geçeni, gönlünden kopanı yaptın. “Deniz Yıldızları” yazımızda konuya değindiğimiz için, bu noktayı genişletmek istemiyorum. Her iki arkadaşımızın da yaptıklarının önemli olduğunu ve ileriki yıllarda da devamını umduğumuzu bildirir, naçizane teşekkürlerimi arz ederim. Gurup Doğanay’ların sitemizde hiç klipi yok… Bizim Murat(AKKOYUN), sorun değil, ben kendileri ile görüşür, gerekirse özel çekim yapar gönderirim demişti. Unuttu herhalde. Umarız, Derneğin yaptığı bu etkinliğin video çekimin bir kopyasını da bize gönderen olur. Derneğin, bayram Dolaysı ile Kurban kesip bir etkinlik düzenlemesini olumlu buluyorum. Neden? Çünkü, bu gibi etkinliklerin, köylülerimizi bir araya getireceğini ve bağları kuvvetlendirebileceğini düşünüyorum. Bu bir başlangıçtır, devamını bekleriz. Belediye Başkanı Habib YÜCEL, Pazar günü saat:19.00'da Köln Derneğimizin Radyosu olan Fethiye FM'de canlı yayında olacak. Bu gün Ali Asgar AYDOĞAN'a, senin çalıp söylemen için talep var dedim. Olumlu karşıladı. Bu gecede Asker abinin çalıp söylediğini videoya alacağım ve bizim siteye koyacağım. Bu video çekimi ise, Zafer Videonun makinemize gönderdiği 4GB'lık hafız kartı ile mümkün olacak. Önceki hafıza kartı ile 9 dakikadan fazlası çekilemiyordu. Hüseyin abiye teşekkür ederim. Yarin saat 12:00'da Merhume Zekine EROL'un Bayram yemeği yapılacak. Yarın öğlen sonu, bu yemekten çekeceğimiz resimleri görebilirsiniz. Herhangi bir idari makamın taliplilerinin ve bu makamda bulunanlar ile bunları buraya getirenlerin dikkat etmeleri gereken noktalara dair naçizane kanılarımı ifade eden beş sayfalık yazımı, yarın sitemize koyacağım. Bayramda ise, buradan uzakta olan birçok kişinin zihnini meşgul eden bir soruya dair birkaç satırlık önemli bir açıklamam olacak… Mehmet GÜLER, geçen gün acil olarak hastaneye kaldırıldı, akşam yoğun bakımda, ertesinde ise normal servise çıktı. Şimdi evine geldi. Yaklaşık beş gün önce, Nursel abla(Muhammet Yılmaz’ın eşi) kalp rahatsızlığı sonucu hastaneye kaldırıldı. Dün itibari ile hala yoğun bakımda olduğunu öğrendik. Melek Mercanoğlu’nun rahatsızlığı oldukça ciddi bir hâl aldı. Kızları tekrar Almanya’dan geldi. Hastalarımız geçmiş olsun der, acil şifalar dileriz. | | | | Geçen gün, Zeynep bacı(Dağdeviren) Hüseyin (YILDIRIM)ı aramış, internete bir eski resminizi koydurdum diye. Hüseyin abi aramış bulamamış. Basri ile Nihat gil de de böyle resimler varsa onları da ilave edin demiş. Onlarda başka resim yok idi. Bu eski resimlerin içerisinde, Hüseyin abinin ailesine ait iki resim var.Aralık ayında koyacağım bu resimleri, söz verdiğim üzere iki gün öncesine koydum. Hüseyin abi'nin resimlerini aile albümüne de koyacağım. Sebep? Benim kuşağım dahi hatırlamıyor, Hüseyin abinin ve ailesinin Fethiye'den ayrıldığı tarihi; fakat o, hâla Fethiye'yi kendi vatanı ve Fethiyeliyi kendi ailesinin üyeleri olarak görüyor, yaptıkları ve söyledikleri ile. Hüseyin abi, beni ismen de sima olarak da tanımıyor. Yani ilgimiz, Fethiyelilik ve Fethiye sevgisi çerçevesindedir. | | 01 Aralık 2008 | |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder