Aliekber PEKTAŞ:‘Darağacında, 3 Fidan’
Posted By Aliseydisevim On Pazar, Mayıs 6th 2012 Under: Ali Ekber Pektaş, Almanya, Almanya'daki Alilelerimiz, Makaleler Etiketler:3 Fidan’, Aliekber PEKTAŞ:‘Darağacında Edit‘Darağacında, 3 fidan’
Sevgili okuyucular,
‘Darağacında, 3 fidan’ 6 Mayıs 1972 Türkiye devrimci hareketinin önder kadrolarından, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan idam edildiler. Tam 40 yıl oldu, bu yiğit ve devrimci önderleri yaşamdan koparalı. Tam 40 yıl, Türkiye devrimci hareketi onların mücadelesine olan bağlılığı ile ‘ruhlarını’ tazelediler. Tam 40 yıl, onların davalarına olan inançları, gençliğe rehber oldu!
Türkiye, bu 3 yiğit devrimciyi alaca şafak karanlığında, idam sehpasında, yağlı urganların ucunda sallanarak katledilmelerine şahit oldu. Türkiyeli devrimciler, öğrenciler, yoksul köylüler, makine başındaki işçiler önderlerini, yiğit devrimci evlatlarını kaybettiler. Evet, tam 40 yıl önce.
12 Mart askeri cuntası, 1960 yıllarının ortalarından itibaren, ülkemizde yükselen işçi sınıfı ve devrimci hareketlerin, önünü almakta zorlanıyorlardı. Üniversite ve öğrenci gençlik hareketi, sosyalizmi kendilerine rehber edinmekteydiler. 12 Mart cuntasının faşist subaylardan oluşan çetesi, devrimci gelişmeyi ve sosyalizm mücadelesinin önünü almak için, giderayak saldırganlaşmaktaydılar. Devrimci sosyalistleri yıldırmak ve toplumla bütünleşmesini engellemek için, önder kadrolarının katledilmesi’de dähil her tür faşist uygulamaları mübah görmekteydiler.
Sokak oratalarında devrimci gençlerin kurşunlanarak katledilmeleri, işkencehanerlerde katledilerek gençcecik devrimci insanların yaşamdan koparılmaları, günlük sıradan olaylar haline gelmişti.
Deniz Gezmiş ve dava arkadaşları, Ankara Balgat’a, 4 Amerikalı Er’in kaçırılması dolayısı ile aranmaktaydılar. Svas’ın Sarkışla ilçesinde girdikleri slahlı çatışma sonu yaklanırlar. Deniz Gezmiş ve dava arkadaşları, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, THKO, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu davasından yargılandılar. Mahkeme 16 Temmuz 1971 günü, Ankara Altındağ Veteriner Okulu binası’nda Tuğgeneral Ali Elverdi başkanlığında, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 nolu Mahkemesi’nde başladı. 9 Ekim 1971’de mahkeme kararını açıklayarak sonuçlandı.
Deniz Gezmiş ve dava arkadaşları Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, 16 Temmuz 1971′de başlayan THKO-1 Davası’nda TCK’nin 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, idam cezasına çarptırıldı.
6 Mayıs 1972 tarihinde şafağın ala karanlığında, idam edilerek yaşamdan koparıldılar.
Deniz Gezmiş ve dava arkadaşlarının idam kararı, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel liderliğindeki Adalet Partisi, AP hükümeti ve milletvekillerinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi, TBMM’de, ‘‘üç, üç, üç‘ naralarının yükseldiği, Deniz Gezmiş ve dava arkadaşlarının idamını onaylamak için, tıpkı akbabaları aratmayacak davranış içindeydiler. 17 Eylül 1961’de idam edilen, Adnan Menderes ve arkadaşlarının, ‘intikamını almak‘ adına, devrimci gençlerin kanını içmek için çaba harcıyorlardı.
Deniz Gezmiş ve dava arkadşları, 12 Mart cuntasına, ve faşist subaylar çetesine, kurgulanmış olan mahkemelerine boyun eğmediler. Sosyalizm ve devrim davasına olan inançlarını, bedenlerini ölüme yatırarak ödediler. Deniz, Yusuf, Hüseyin yaşamdan koparıldılar. Ama binlerce Deniz, Yusuf, Hüseyin Andolun’un bağrında yetiştiler. Binlerce çocuklarımızın ismi, Deniz, Yusuf, İnan oldu!
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın son sözleriyle, yazımı noktalamak isterim. Anıları önünde saygı ile eğiliyorum.
Deniz Gezmiş; İdam kemendi boynundan geçirilirken de, hücresinden alınıp apar topar darağacına götürülürken giymesine izin verilmeyen botlarının askerlere bırakılmamasını, ailesinden birinin almasını istediğini belirtmişti. Son sözleri: “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun Emperyalizm!”
Yusuf Aslan; “Ben ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu için şerefimle bir defa ölüyorum! Sizler bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz! Biz halkımızın hizmetindeyiz! Sizler Amerika’nın hizmetindesiniz! Yaşasın Devrimciler! Kahrolsun Faşizm!‘‘
Hüseyin İnan; “Ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım! Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım! Bundan sonra bu bayrağı Türk halkına emanet ediyorum! Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler. Kahrolsun Faşizm!‘‘
Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle,
Kritikleriniz için: analizoku1@live.de
06.05.2012
Sevgili okuyucular,
‘Darağacında, 3 fidan’ 6 Mayıs 1972 Türkiye devrimci hareketinin önder kadrolarından, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan idam edildiler. Tam 40 yıl oldu, bu yiğit ve devrimci önderleri yaşamdan koparalı. Tam 40 yıl, Türkiye devrimci hareketi onların mücadelesine olan bağlılığı ile ‘ruhlarını’ tazelediler. Tam 40 yıl, onların davalarına olan inançları, gençliğe rehber oldu!
Türkiye, bu 3 yiğit devrimciyi alaca şafak karanlığında, idam sehpasında, yağlı urganların ucunda sallanarak katledilmelerine şahit oldu. Türkiyeli devrimciler, öğrenciler, yoksul köylüler, makine başındaki işçiler önderlerini, yiğit devrimci evlatlarını kaybettiler. Evet, tam 40 yıl önce.
12 Mart askeri cuntası, 1960 yıllarının ortalarından itibaren, ülkemizde yükselen işçi sınıfı ve devrimci hareketlerin, önünü almakta zorlanıyorlardı. Üniversite ve öğrenci gençlik hareketi, sosyalizmi kendilerine rehber edinmekteydiler. 12 Mart cuntasının faşist subaylardan oluşan çetesi, devrimci gelişmeyi ve sosyalizm mücadelesinin önünü almak için, giderayak saldırganlaşmaktaydılar. Devrimci sosyalistleri yıldırmak ve toplumla bütünleşmesini engellemek için, önder kadrolarının katledilmesi’de dähil her tür faşist uygulamaları mübah görmekteydiler.
Sokak oratalarında devrimci gençlerin kurşunlanarak katledilmeleri, işkencehanerlerde katledilerek gençcecik devrimci insanların yaşamdan koparılmaları, günlük sıradan olaylar haline gelmişti.
Deniz Gezmiş ve dava arkadaşları, Ankara Balgat’a, 4 Amerikalı Er’in kaçırılması dolayısı ile aranmaktaydılar. Svas’ın Sarkışla ilçesinde girdikleri slahlı çatışma sonu yaklanırlar. Deniz Gezmiş ve dava arkadaşları, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, THKO, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu davasından yargılandılar. Mahkeme 16 Temmuz 1971 günü, Ankara Altındağ Veteriner Okulu binası’nda Tuğgeneral Ali Elverdi başkanlığında, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 nolu Mahkemesi’nde başladı. 9 Ekim 1971’de mahkeme kararını açıklayarak sonuçlandı.
Deniz Gezmiş ve dava arkadaşları Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, 16 Temmuz 1971′de başlayan THKO-1 Davası’nda TCK’nin 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, idam cezasına çarptırıldı.
6 Mayıs 1972 tarihinde şafağın ala karanlığında, idam edilerek yaşamdan koparıldılar.
Deniz Gezmiş ve dava arkadaşlarının idam kararı, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel liderliğindeki Adalet Partisi, AP hükümeti ve milletvekillerinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi, TBMM’de, ‘‘üç, üç, üç‘ naralarının yükseldiği, Deniz Gezmiş ve dava arkadaşlarının idamını onaylamak için, tıpkı akbabaları aratmayacak davranış içindeydiler. 17 Eylül 1961’de idam edilen, Adnan Menderes ve arkadaşlarının, ‘intikamını almak‘ adına, devrimci gençlerin kanını içmek için çaba harcıyorlardı.
Deniz Gezmiş ve dava arkadşları, 12 Mart cuntasına, ve faşist subaylar çetesine, kurgulanmış olan mahkemelerine boyun eğmediler. Sosyalizm ve devrim davasına olan inançlarını, bedenlerini ölüme yatırarak ödediler. Deniz, Yusuf, Hüseyin yaşamdan koparıldılar. Ama binlerce Deniz, Yusuf, Hüseyin Andolun’un bağrında yetiştiler. Binlerce çocuklarımızın ismi, Deniz, Yusuf, İnan oldu!
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın son sözleriyle, yazımı noktalamak isterim. Anıları önünde saygı ile eğiliyorum.
Deniz Gezmiş; İdam kemendi boynundan geçirilirken de, hücresinden alınıp apar topar darağacına götürülürken giymesine izin verilmeyen botlarının askerlere bırakılmamasını, ailesinden birinin almasını istediğini belirtmişti. Son sözleri: “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun Emperyalizm!”
Yusuf Aslan; “Ben ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu için şerefimle bir defa ölüyorum! Sizler bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz! Biz halkımızın hizmetindeyiz! Sizler Amerika’nın hizmetindesiniz! Yaşasın Devrimciler! Kahrolsun Faşizm!‘‘
Hüseyin İnan; “Ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım! Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım! Bundan sonra bu bayrağı Türk halkına emanet ediyorum! Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler. Kahrolsun Faşizm!‘‘
Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle,
Kritikleriniz için: analizoku1@live.de
06.05.2012
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder