Social Icons

27 Şubat 2013 Çarşamba

Malatya Fethiye: Şubat 2013 Haberleri


Fethiye Malatya

Sümer TEKİN ile Ahmet KORKMAZ Evleniyorlar… (02/26/2013 05:02)
06 Temmuz Temmuz 2013 tarihi Salı Malatya Altın Yunus Tesislerinde yapılacak olan bir düğünle Sümer TEKİN ile Ahmet KORKMAZ yapılacak olan bir düğünle evlenecekler.
Çiftlere ömür boyu mutluluklar dileriz.
Ahmet KORKAMAZ’ın annesi Sultan KORKMAZ, babası Kazım KORKMAZ
Gelinimiz, Yeşilyurt / Çırmıktı’lı
Not: Ahmet, resim gönderirsen sayfamıza ekleriz.
59 total views, 59 views today


 Tags:  

Del.icio.us
Facebook
TweetThis
Digg
StumbleUpon


Copyright © Fethiye Malatya [Sümer TEKİN ile Ahmet KORKMAZ Evleniyorlar...], All Right Reserved. 2013.
Yağmur YAYLALI ile Arif AKBABA Evleniyorlar… Almanya(02/26/2013 05:15)
Yağmur YAYLALI ile Arif AKBABA
Yağmur YAYLALI ile Arif AKBABA
19 Mayıs 2013 tarihi Pazar günü Almanya’da yapılacak olan bir düğünle Yağmur YAYLALI ile Arif AKBABA,  evlenecekler.
Çiftlere ömür boyu mutluluklar dileriz.

Arif AKBABA’nın annesi Esma AKBABA, babası Müslüm AKBABA

97 total views, 97 views today


 Tags:  

Del.icio.us
Facebook
TweetThis
Digg
StumbleUpon


Copyright © Fethiye Malatya [Yağmur YAYLALI ile Arif AKBABA Evleniyorlar... Almanya], All Right Reserved. 2013.

Asıl Zenginlik, Fakirlik yada Bahar… (02/25/2013 05:25)
Tanrı daha çok versin… Almancı komşularımızın Antalya, Mersin…vb. turistik yerlerden yazlık konutlar aldıklarını biliyorum. Gezi için Havai, Bahama Adalarına dahi gidenleri var. Bizde yarım asrımızı geçirdiğimiz memleketimizin dağı bayırını geziyoruz, fırsat buldukça.
Bir gün bizde alabilir miyiz?.. Soru bile abesle iştigal. Tadımlık ta olsa gezebilir miyiz, sorusu biraz daha gerçekçi ve makul bir soru olur…
Alamazsak ve göremesek o kadar “fakir mi” olmuş oluruz? İşte size farlı bir bakış açısı sunacak bir hikaye:
Asıl Zenginlik, Fakirlik yada Bahar…
Günlerden bir gün bir baba ve zengin ailesi oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı, insanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek. Çok fakir bir ailenin çiftliğinde bir gece ve gün geçirdiler.
Yolculuktan döndüklerinde baba oğluna sordu,
“insanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?”
“Evet!”
“Ne öğrendin peki?”
Oğlu cevap verdi, “Şunu gördüm: bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa dört. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var, onlarınsa sonu olmayan bir dereleri. Bizim bahçemizde ithal lambalar var, onlarınsa yıldızları. Bizim görüş alanımız ön avluya kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar.”
Oğlu sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek bir şey bulamadı.
Oğlu ekledi, “Teşekkürler, baba, ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için!”
MALATYA FETHİYE
MALATYA FETHİYE

Resimleri dün çektim. Hıdrellez Hediği yapıldığından, o hedikte Hızrellez hediği olduğu için ekledim. Haşhaşlı hedik. Kimileri bu ay Hıdrellez lokması olarak hem hedik, hem kömbe yapık komşularına ikram ediyor.
Yukarıdaki hikayeyi kemdimden yola çıkarak yazdım, kimse üzerine alınmasın.
207 total views, 73 views today


 Tags:  

Del.icio.us
Facebook
TweetThis
Digg
StumbleUpon


Copyright © Fethiye Malatya [Asıl Zenginlik, Fakirlik yada Bahar...], All Right Reserved. 2013.

İzabel ile Ergün(Hüseyin) Sevim Evleniyorlar… Almanya(02/22/2013 12:41)
Ergün(Hüseyin SEVİM)
Ergün(Hüseyin SEVİM)

      İzabel ile Ergün (Hüseyin) SEVİM 09 Mart Cumartesi günü saat: 17:00′da, Can-Su Fesrsaal Düsseldorfer Str:40 65760  Eschban-Süel / Almaya’da yapılacak bir düğünle evlenecekler.

Çiftlere ömür boyu mutluluklar dileriz.

Ergün Hüseyin SEVİM’in Annesi: Birgül SEVİM, Babası: rahmetli Abuseyf SEVİM.

Not:  Erdinç Sevim’den düğün kartı ile çiftlerin resimleri göndermesini ve adreste yazım hatası varsa bildirilmesini bekliyoruz.
243 total views, 14 views today


 Tags:

Del.icio.us
Facebook
TweetThis
Digg
StumbleUpon


Copyright © Fethiye Malatya [İzabel ile Ergün(Hüseyin) Sevim Evleniyorlar... Almanya], All Right Reserved. 2013.

Kaç Şehzade Öldürdük… yada “Vatanım ruy-i zemin, milletim nev’i beşer” (02/22/2013 04:45)
Kaç Şehzade Öldürdük… yada “Vatanım ruy-i zemin, milletim nev’i beşer”
Yukarıdaki görüntünün alt sağ köşesindeki kareyi tıklarsanız yazı tam ekran olur.
Aşağıdaki bilgilere bir göz atın. Sonrada son paragrafta ki sorulara kendi kafanızda bir makul cevap arayın. Bakalım ne kadar bulabileceksiniz?…
“Osmanlı Devletinin ilk zamanlarında padişah çocukları arasında birbirini öldürme gibi bir olay yoktu. Devletin kurulması ve genişlemeye başlamasından itibaren iktidar savaşı da başlamıştır. Padişahlığın el değiştirmesinde soyun erkek üyeleri söz konusu olduğu için iktidar savaşı da bunlar arasında geçmiştir. Bugün Suudi Arabistan gibi bir ülkenin bile başarabildiği bir şeyi Osmanlı Devleti başaramıyor ve padişahlık tahtı paylaşılamıyordu. Şehzade katlinin listesi ve olayla çok uzun olduğu için buraya ancak bir özet yapmakla yetiniyorum. Bu dönem kuruluş 1299’dan 1603’e kadar 304 yıl sürmüştür.

Kardeş, amca, baba ve oğul katliamı dönemi
1- I. Osman (1300-1324) amcası Dündar’ı öldürttü.
(Parantez içindeki tarihler padişahlık yaptığı dönemi gösterir).
2- Orhan (1324-1360) Kimseyi öldürtmedi.
3- Oğlunu öldürten ilk padişah I. Murat Hüdavendigâr’dır (1360-1389). 1385’te Kendisine karşı tahtı ele geçirmek için ayaklanan öz oğlu Savcı beyi yakalatarak idam ettirdi. Kardeşleri İbrahim ve Halil’i öldürttü.
4- Murat Hüdavendigâr’ın Kosova’da şehit edilmesinden sonra, 27 yaşındaki oğlu şehzâde Yakup, harp meydanından çağrılarak ve daha babasının ölümünü bile haber almadan Yıldırım Beyazıt’ın (1389-1402) emriyle fetva olmaksızın boğduruldu.
Yıldırım Beyazıt’ın Timur’a yenilmesi sonrası oğullarının her birinin bir yana dağılması sonucu iktidar boşluğu anlamına gelen fetret devri başlar. Oğlu Süleyman Çelebi Padişahlığını ilan etti.7 yıl 10 ay hükümranlığı sürdü. Ancak onun hükümranlığın tanımayan kardeşi Musa Çelebi’nin askerleri tarafından öldürüldü. Musa Çelebi Rumeli’de devlete 3 yıl 6 ay hükmetti. Kardeşi Mehmet Çelebi ile savaştı. Savaşı kaybetti. Yakalanarak idam edildi. Osmanlı Devleti yıkılmış ve yeniden kurulmuştur.
5- Mehmet Çelebi (1413-1421) Osmanlı devletinin ikinci kurucusu oldu. Mustafa Çelebi dışında diğer kardeşlerini öldürdü. Onu öldüremedi.
6- II. Murat (1421-1451) tahta çıktığı sıralarda, Düzmece Mustafa diye anılan biri Yıldırım Beyazıt’ın oğlu olduğunu ileri sürdü. Etrafına topladığı kişilerle ayaklandı. Tahtta hak sahibi olduğunu ileri sürdü. Ancak yakalanarak kafası uçuruldu (burası önemlidir, çünkü hanedandan öldürülenlerin hiçbirinin kanı akıtılmamıştır, hepsi boğularak öldürülmüştür). Sultan Murat’ın en küçük kardeşi Mustafa, Bizanslılardan da destek alarak hükümdarlık sevdasına kalkmıştı. İznik’e yerleşti. Üzerine gidildi, 25 günlük kuşatmadan sonra yakalanarak asıldı. Amcası Mustafa Çelebi’yi, diğer kardeşleri Mahmut ve Yusuf’u da öldürttü.
7- Sultan Murat’ın ölümünden sonra tahta Fatih Sultan Mehmet (1444-1481) çıktı. İlk iş olarak 2 yaşındaki kardeşi Ahmet’i ve Hasan’ı öldürttü. Fatih kanunnamesi’ni çıkardı. Bu kanunun meşhur maddesine göre, ‘Nizam-ı alem için şehzadeler öldürülebilir’di. Bu maddeye dayanarak tahta çıkan padişahlar ilk iş ve kendilerine tanınmış bir hak olarak kardeşlerini katletmeye başladılar. Fatih, ek olarak iki de eşini öldürttü.
8- Fatih’ten sonra II..Beyazıt (1481-1512) tahta geçtiğinde kardeşi Cem Sultan, canını kurtarıp kaçtı, fakat İtalyanların eline düştü. İtalyanlar onu padişaha karşı kullanmaya kalktılar. II. Beyazıt İtalya’ya gönderdiği berbere boğazını kestirterek öldürttü.
9- I. Selim (1512-1520)(Yavuz Sultan Selim),  babasını öldürterek tahta geçti. Kardeşleri Ahmet, Korkut, Abdullah, Şehinşah, Şahsultan, Alemşah, Mahmut ve Mehmet’i olmak üzere 8 kardeşini boğdurarak öldürttü. Bunların tüm eş ve çocuklarını da öldürttü.
10- I. Süleyman (1520-1566) (Kanuni Sultan Süleyman) oğlu Şehzâde Mustafa’yı Hürrem Sultan’dan olan oğlu Sarı Selim’in padişah olmasına imkân sağlamak amacıyla ve onun yönlendirmesiyle boğdurdu. Mustafa’nın oğlu, karısı ve tüm akrabası aynı gün öldürüldü. Ek olarak karısı Sicilyalı Rozalina’yı da öldürttü. Kanuni’nin diğer oğlu şehzâde Beyazıt da bu madde nedeniyle daha babası sağ iken isyan etmiştir. Çünkü babasının ölümünden sonra ağabeyi Sarı Selim tarafından boğdurulacağını biliyordu.
11- II. Selim (1566-1574), daha babası sağken isyan eden Beyazıt’ı Konya/Ereğli’de yendi. Beyazıt kaçıp İran’a sığındı. Ama oradan uzun pazarlıklar sonucu getirildi ve tüm ailesi ile birlikte yok edildi (1561). 4 kız, 7 erkek 11 çocuğu oldu
12- III. Murat (1574-1595), Osmanlı mülkünü devralır almaz ilk iş olarak 6 kardeşini boğdurttu. 130 cariyeden 112 çocuğu oldu. Kendilerine ve çocuklarına dokunulmayan kadınlar şunlardı: Venedikli Bafo (Safiye Sultan), Polonyalı Mona /Mihriban), Macar Ninuşka (Nazperver) Rus Olga (Şahhüban) ve Romen Meri Fahriye). Diğer kadınlardan olan çocukları doğumdan sonra anneleri ile birlikte öldürülüyorlardı. III. Murat öldüğünde, hemen o gece ondan hamile olan 10 cariye boğdurulup Sarayburnu’ndan denize atıldı.
13- III. Mehmet (1595-1603), içlerinde kundakta olan çocukların da olduğu 19 kardeşini tahta çıktığı günün gecesi öldürttü. Oğlu şehzade Murat’ı da boğdurttu. Bu son oldu.
Kardeş katlinin sonu şu şekilde geldi. III. Mehmet 1603’te 37 yaşında öldü.
14- Yerine oğlu I. Ahmet (1603-1617) geçti. Aynı gün biat töreni yapıldıktan sonra III. Mehmet’in cenazesi Ayasofya camisine götürüldü. Cenaze namazı kılınacaktı. Kalabalık toplanmıştı. Fakat oğlu 13 yaşındaki genç padişah I. Ahmet gelmemişti. Şeyhülislam, birkaç kişiyle padişahı davet etmeye gitti. İçeri girdikleri zaman padişahı iki elinin arasına başını almış düşünür buldular. Şeyhülislam’ın cenaze namazını kılmak için davetini şu sözlerle geri çevirdi.
“Taht sahibi olmak için 19 kardeşini ve bir oğlunu öldüren adam, babam da olsa katildir. Ben katil bir adamın cenazesini kılmam. Varın siz kılın ve defnedin” dedi. Kardeş katili usulünü de kaldırdı.
Osmanlı da 1389’da başlayan kardeş katliamı 1603’e kadar 214 yıl devam etti. Daha sonra tek tük şehzade katli olayı olduysa da 1700 yılından sonra 1922 yılına, saltanat kaldırılana kadar 222 yılda hiç şehzade katliamı olmadı.
Bazı tarihçiler bunun devletin devamı için gerekli olduğunu savunurlar. Bana göre vahşettir. Başka bir beceriksizlik vahşi bir şekilde yoluna koyulmaktadır. Bu yüzden Osmanlı Devletinde hiçbir zaman bir aristokrasi sınıfı çoğalamamıştır. Yalnız padişah vardır.Tarih, özet olarak yazıldığında içindeki duygu ortadan yok oluyor, yalnızca birbirini takip eden kronolojik olaylar durumuna düşüyor. Burada şunu anlamak gerekir. Bizim için korkunç olan olaylar o zamanlar çok normaldi. İlk uyanan değilse de ilk yanlıştan dönen padişah I. Ahmet oldu.
Artık o döneme dönmek olanak dışıdır.

Kafes hapsi dönemi
Ancak kardeş katliamının sona ermesinden sonra, şehzadeler için  yeni bir dönem başladı: Kafes hapsi. Artık şehzadeler öldürülmüyordu ama kuş gibi kafes içinde tutuluyorlardı. Bu süre içinde çocuk sahibi olmamaları için cinsel ilişkiye girmelerine de izin verilmiyordu. Şehzade yalnızca canlı tutuluyordu o kadar. Kardeş katliamının son bulmasının başka bir nedeni daha vardı. Bütün erkekler öldürülüp hanedandan bir erkek kalınca, ve o da bir nedenle çocuk sahibi olamazsa, erken ölürse, hanedanın soyunun tükenmesi olasılığı ortaya çıkıyordu. Hanedan bu durumla birçok kez karşı karşıya kalmıştır.
Şehzadelerin bazıları kafes içinde tutularak padişahlık için yedekte bekletilmeye başladılar. Bu durumda 30-40 yıl kafes içinde yaşayıp padişah olanlar vardır. Tabi padişahların hapis oldukları süre içinde bütün psikolojik durumları alt üst oluyordu. Yıllarca hapis hayatı yaşayıp birdenbire koca bir devletin başı olmak daha da beter bir durumdu. Çünkü hiçbir zaman düzgün karar veremiyorlardı. Devleti vezirler yönetiyordu, ama padişah istediğini boğdurabiliyordu. Örneğin I. İbrahim katledilme korkusuyla kafesten çıkıp padişah olduğunu öğrendikten sonra, önünde eğilen kavuklu devlet erkânına bakarak söylediği ilk söz, “Önce hanginizi boğdurayım?” olmuştu.
Demir Kafes, tahta çıkan padişahların kardeşleri, varsa oğullarının içine konup hücre hayatı yaşadıkları özel odalardı. Yanlarında 1-2 cariye bulunur, yemekleri özel bir bölmeden verilirdi. Daha sonra padişah olan birçok veliaht burada ölümü bekleyerek zaten yarı deli bir hale geliyordu. Bunun yanı sıra ülke ve dünya olaylarından habersiz bir şekilde padişah oluyorlardı.
I. Ahmet, kardeş katlini bitirmekle birlikte, kendisi Sadrazamı Derviş Paşa’yı öldürmüş ve başını hançerle kesmiştir.
15- I. Mustafa (1617-1618) (Deli Mustafa) 3 Ay 10 gün tahtta kaldı. Deliydi. Padişah olmasının sebebi sırf Osmanlı hanedanından olmasıydı.
Üstelik iki kez padişahlık yaptı. Başkalarının kararı ile devrildi.
16- Huylu huyundan vazgeçmiyordu. II. Osman (1617-1622) (Genç Osman), 12 yaşında padişah oldu. Kardeşi Mehmet’i öldürttü. Bir ilk yaptı ve karısı ile imam nikahı kıyarak evlendi. Reformlar yapmak istedi. Her türlü yeniliğe karşı olan yeniçeriler isyan ettiler ve bu kez kurban Genç Osman oldu. Onu çırılçıplak soyup  at üstünde İstanbul sokaklarında dolaştırdılar ve Yedikule’de ırzına geçtikten sonra öldürdüler.
Böylece yeniçerilerin de zamanı başladı. Aynı zamanda padişahın padişahlığı bırakması için artık ölmesi gerekmez oldu. Yeniçeriler gibi devletin diğer kurumlarının başındaki kişiler Padişahın ölmeden tahttan indirilmesi kararı almaya başladılar. Sadrazamlık mevki rüşvetle kazanılan bir mevki haline geldi. Parayı bastıran Sadrazam oluyordu, ama daha çok para bastıran çıkınca ömrü fazla uzun olmuyordu.
17- IV. Murat (1623-1640) 11 yaşında padişah oldu. Kardeşleri Süleyman, Beyazıt ve Kasım’ı öldürttü. 6 Sadrazam öldürttü.
18- I. İbrahim (1640-1648) (Deli İbrahim), Şehzadelik dönemini Topkapı Sarayı’nda, demir kapılar arkasında, kafes içinde yaşayan padişahlardandır. Başkalarının kararı ile devrildi.
(Bkz. Engereğin gözündeki kamaşma, Zülfü Livaneli,)
19- IV. Mehmet (1648-1687) (Avcı Mehmet) 6 yaşında padişah oldu. Deli İbrahim’in oğluydu. 8 yaşında iken annesi Turhan Sultan, Kösem Sultan’ı boğdurttu. Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’yı Viyana yenilgisi üzerine idam ettirdi. Başkalarının kararı ile devrildi.
20- II. Süleyman (1687-1691) 39 yıl yaşadığı kafesten alınıp 46 yaşında padişah yapıldı. Deli İbrahim’in oğlu idi. Çocuğu olmadı. 4 yıllık padişahlıktan sonra öldü.
21- II. Ahmet (1691-1695) 40 yıl yaşadığı kafesten alınıp 49 yaşında padişah yapıldı. 4 yıl padişahlık yaptı. Deli İbrahim’in oğlu idi. İktidarsızdı, onun da çocuğu olmadı.
22- II. Mustafa (1695-1703) 31 yaşında padişah oldu. Öncekiler gibi bilgisizdi. Kamburdu. Zamanında sürekli sadrazamlar değiştirilip öldürülüyordu.  Başkalarının kararı ile devrildi. Birkaç ay sonra 39 yaşında öldü.
23- III. Ahmet (1703-1730) IV. Mehmet’in oğlu idi. Döneminde Lale Devri yaşandı. Patrona Halil isyanı ile devrildi. İsyan sırasında Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa ve 40 kişinin kelleleri gitti ama isyan bitmedi. Eş ve çocuklarının akıbeti bilinmiyor.
Kendisi yine kafese kapatıldı ve 6 yıl sonra öldü.
24- I. Mahmut (1730-1754) II. Mustafa’nın oğluydu. Babası gibi kamburdu. 58 yaşında öldüğünde tarihe hiç çocuğu olmadı diye kayıt düşüldü, ancak çocuğu olduğu biliniyor. Çocuklarının tümü öldürüldü.
25- III. Osman (1754-1757) 51 yıl yaşadığı kafesten çıkarılıp 56 yaşında padişah oldu. Akli dengesi yerinde değildi ve bir söylentiye göre eşcinseldi. Bu kişi koca Osmanlı İmparatorluğunun padişahı oldu ve Halife gibi dini bir sıfat da taşıyordu. Kadınlardan nefret ederdi. Kendisi gezinirken kadınlar duyup , kaçsın diye altın ökçeli pabuçlar giyerdi. Annesinin ikna ermesi üzerine 3 oğlu oldu. 59 yaşında aniden öldü.
26- III. Mustafa (1757-1774) 40 yıl (doğduğu andan itibaren) yaşadığı kafesten alınıp 40 yaşında padişah oldu. Yarı deli idi. III. Osman’ın bebeklerini hemen boğdurdu. Ülkeyi yıldız fallarına bakarak yönetmeye kalktı. Paraya çok düşkündü. Kürk giyilmesini yasaklıyor, kürk tüccarlarının verdiği rüşvetle yasağı kaldırıyor, vezirleri, sadrazamları öldürüp malına, mülküne el koyuyordu.

27- I. Abdülhamit (1774-1789) Kafesten alınıp 50 yaşında tahta çıktı. Beyin kanamasından öldü.

28- III. Selim (1789-1807) Kafesten alınıp Fransız devrimi zamanında padişah oldu. Yeniçeri Ocağını kaldırmak istedi. Nizam-ı Cedit ordusunu kurdu, ancak ayaklanma çıktı. Yine kafese kondu.

29- IV. Mustafa (1807-1808) 28 yaşında padişah oldu. Bu kez Alemdar Mustafa Paşa onu devirmeye geldi. Hanedandan yaşayan 3 erkek vardı. Bir kendisi, biri III. Selim, biri Şehzade Mahmut idi. Hemen III. Selim’i öldürtüp sarayın dışına attırdı. Ama Mahmut damdan dama atlayarak kaçmayı başardı. Alemdar onu tahttan indirdi.
Böylece şehzadelerin ve eski padişahların kafeste yaşama dönemi de sona erdi.
Artık o döneme dönmek olanak dışıdır.

Yerine Boğaz kıyısına yapılmış küçük saraylarda hapis hayatı başladı. Kafes yoktu ama şehzadeler yine hapis idiler. Farklı olarak yanlarına öğretmen verilmeye başlanmıştı. Yeni bir gelenek olarak II. Mahmut’tan doğacak erkek çocuklarla oluşan hanedanın en yaşlı üyesi sırayla padişah olmaya başladı. Bu da yeni başka bir sorun ortaya çıkaracaktı: yaşlı padişahlar. Ancak Osmanlı Devleti öyle bir dönem görecek kadar ömürlü olmadı ve 1922 yılında tarihe karıştı. En son iki padişah çok yaşlıdır.
Ekberiyet ve saray hapsi dönemi
(Ekberiyet (büyüklük) en yaşlı hanedan üyesinin padişah olmasına verilen isimdir).

30- II. .Mahmut (1808-1839) maceralı padişah oluşundan sonra IV. Mustafa’yı öldürttü. Yeniçeri Ocağı onun döneminde kaldırıldı. 17 karısı vardı. Diğer padişahların yaptığı gibi, hiçbiri Türk değildi. 14 erkek, 14 kız çocuğu oldu. Milliyetçilik ilerledi. Sadrazamlar ait oldukları milliyetlere yardım etmeye başladılar. Yani sadrazam Sırp’sa Sırplara, Arnavut’sa Arnavutlara, Rum’sa Yunanlılara yardım ediyor, bilgi sızdırıp yol gösteriyordu.

31- Abdülmecit (1839-1861) 16 yaşında padişah oldu. Tanzimat ilan edildi. İlk kez aşık olduğu bir Mısırlı kızla nikah yaptırdı. 20 karısı, 23 kız, 18 erkek çocuğu oldu. Padişah olan üç oğlundan başka (II. Abdülhamit, V. Murat, V. Mehmet Reşat) diğerlerinin akıbeti bilinmiyor.

32- Abdülaziz (1861-1871) 31 yaşında padişah oldu. Başkalarının kararı ile devrildi.
Feriye Köşküne kapatıldı. Birkaç gün sonra öldürüldü. Tarihçiler makasla bileklerini keserek intihar ettiğini yazdılar.
33- V. Murat (1876) 3 ay tahtta kaldı. Çok çabuk bir şekilde kendisini ölüm korkusu sardı. ‘Akli dengesini yitirdiği için padişahlıktan indirildi’ dense de asıl sebebin kendisini padişah yapanlara verdiği sözleri tutmaması gösterilir. Sonuç olarak o da başkalarının kararı ile devrildi. Mason olması nedeniyle tahttan indirildikten sonra 28 yıl hayata kalabilmiştir.

34- II. Abdülhamit (1876-1909) 34 yaşında tahta çıktı. 33 yıl tahtta kaldı. Devleti eskiden olduğu gibi istibdat ile yönetti. Bu dönem boyunca bütün hanedan üyeleri sıkı takip ve hapis altında tutuldular. Hiçbirinin siyasi ilişki kurmasına dünya ve çevre hakkında derin bilgi sahibi olmasına izin verilmedi. Başkalarının kararı ile devrildi. İttihad ve Terakki hareketi meclisi yeniden açtırdı ve II. Meşrutiyeti ilan ettirdi.
Artık meclislerin olmadığı  istibdat dönemlerine dönmek olanak dışıdır.

35- V. Mehmet Reşat (1909-1918) 65 yaşında padişah oldu. Osmanlı Devletinin savaşla geçen son demlerinde, İttihad ve Terakki Partisinin denetiminde ömrünü tamamladı.

36- VI. Mehmet Vahdettin (1918-1922) Osmanlının yenik çıktığı ve İstanbul’un işgal edildiği bir dönemde padişahlık yaptı. 17 Kasım’da bir İngiliz gemisi ile ülkeden kaçtı.
OSMANLI ŞEHSZADELERİNİN ÖLDÜRÜLMELERİ
Osmanlının en çok eleştirilen yönlerinden biri de şehzade kavgaları ve şehzade katliamlarıdır. Bu yazımda ayrıntıya girmeden öldürülen şehzâdeleri anlatacağım.
-1385 Murat Hüdavendigâr: Kendisine karşı tahtı ele geçirmek için ayaklanan oğlu Savcı beyi yakalatarak idam ettirdi.
-1389 da Murat Hüdavendigâr’ın Kosova’da şehit edilmesinden sonra,27 yaşında olan şehzâde Yakup: harp meydanından çağrılarak ve daha babasının ölümünü bile haber almadan Yıldırım Beyazıt’ın emriyle fetvasız ve kanunsuz boğdurulmuştur.
-Yıldırım Beyazıt’ın Timur’a yenilmesi sonrası ölümünde oğlu Süleyman Çelebi Padişahlığını ilan eder.7 yıl 10 ay hükümranlığı sürer. Ancak onun hükümranlığın tanımayan kardeşi Musa Çelebi’nin askerleri tarafından öldürülür.
-Musa Çelebi Rumeli’de devlete 3 yıl 6 ay hükmeder. Kardeşi(Mehmet Çelebi) ile savaşır. Savaşı kaybeder. Yakalanarak idam edilir. Burada geçen zamana “Fasıl-i Saltanat” (Fetret) dönemi denilmektedir. Mehmet Çelebi Osmanlı devletinin ikinci kurucusu olur.
-2. Murat tahta çıktığı sıralarda Düzmece Mustafa diye anılan ve Yıldırım Beyazıt’ın oğlu olduğunu ileri sürer. Etrafına topladığı kişilerle ayaklanır. Tahta ortak olduğunu ileri sürmüştür. Ancak yakalanarak kafası uçurulur.
-Sultan Murat’ın en küçük kardeşi Mustafa Bizanslılar dan da destek alarak hükümdarlık sevdasına kalkmıştır. İznik’e yerleşir. Üzerine gidilir 25 günlük kuşatmadan sonra yakalanarak asılır.
-Sultan Murat’ın ölümünden sonra tahta II. Mehmet (Fatih) çıkar. Fatih kanunnamesi ni çıkarır. Bu kanunun meşhur maddesi “Nizamı alem için şehzadeler öldürülebilir” Bu maddeye dayanarak tahta çıkan padişahlar ilk iş olarak kardeşlerini katlettiler.
-2.Beyazıt tahta geçtiğinde İtalya’ya kaçan kardeşi Cem Sultanı İtalya’ya gönderdiği berbere boğazını kestirterek öldürtür.
-Selim: Babasını tahtan indirerek kendisi tahta geçer. Kardeşleri Ahmet’i ve Korkut’u boğdurarak öldürtür.
- Kanuni; Şehzâde Mustafa’yı (Hurem Sultanın Sarı Selim’e imkân sağlamak amacıyla yönlendirmesiyle) boğdurmuştur.
- Kanuni oğlu şehzâde Beyazıt ta bu madde nedeniyle daha babası sağ iken isyan etmiştir. Çünkü babasının ölümünden sonra ağabeyi Sarı Selim tarafından boğdurulacağını biliyordu.
-2. Osman hile-i şeriye ile kardeşi Mehmet’i katlettirdi.
-1595 te tahta geçen 3. Mehmet: İçlerinde kundakta olan çocukların da olduğu 19 kardeşini birden öldürttü. Oğlu şehzade Murat’ı da boğdurttu. 1603 te vefat etti. Yerine oğlu 1.Ahmet geçti. Aynı gün biat töreni yapıldıktan sonra 3.Mehmet’in naşı Ayasofya camisine götürüldü. Cenaze namazı kılınacaktı. Kalabalık toplanmıştı. Fakat oğlu genç padişah 1.Ahmet gelmemişti. Şeyhülislam birkaç kişiyle padişahı davet etmeye gittiler. İçeri girdikleri zaman padişahı iki elinin arasına başını almış düşünür buldular. Şeyhülislam:
“-Sultanım babanızın cenaze namazını kılmak için cemaat sizin teşrifinizi bekler.” dedi.
Çok dindar olan genç padişah doğruldu ve:
“-Taht sahibi olmak için 19 kardeşini ve bir oğlunu öldüren adam babam da olsa katildir. Ben katil bir adamın cenazesini kılmam. Varın siz kılın ve defnedin” dedi. Kardeş katili usulünü de kaldırdı. Böylece Osmanlı da 1389 da başlayan kardeş katliamı 1603 e kadar 214 yıl devam etti. Daha sonra tek tük şehzade katli olduysa da 1700 yılından sonra 1922 yılına kadar 202 yılda hiç şehzade katliamı olmadı.-Kurulay Yılmaz”

Hanedan mensuplarının milliyeti nedir? Hanedan ailesinde ve yönetiminde ne kadar Türk vardır? Osmanlı imparatorluğu ordusunun, ne kadarı müslüman ve ne kadarı Türktür?
Hanedan mensupları müslümanım diyor; hatta 16yy.‘dan sonra her padişah Hilafet Makamında olduğunu söylüyor ve toplumda öyle biliyor!… Ama Osmanlı ordusunun muhtevasını, fetih ettiği beylik, devlet ve İmparatorlukların insanlarından oluşmuyor mu? Oluşuyorsa ki kesinlikle böyle; gayri müslim askerlerinde olduğu ordu ile müslüman ülkeler fetih edilmedi mi? Aynı ordu ile bütün anadolu (Türk, Kürt, Müslüman, Türkmen Alevilerde oluşan çeşitli )beylikleri fetih edilmedi mi? Böylece Osmanlı ordusu hem müslüman, hem de Türk kanı dökme dimi? Tabii Haçlılarla savaşırken gayri müslimleri de onlara(gayri müslimlere) karşı savaştırmadı mı?
Tabii İmparatorluklar ulus devletler olmadığından, doğası gereği bu böyle olmak zorunda… Yukarıda taht kavgası ve alt yapıdaki mülkiyet düzeni, donanımlı bir aristokrak sınıfın, sermaye birikiminin ve teknolojik gelişmenin takibini engelledi…  Ulus devletleri ortaya çıkışı ile imparatorluklar dünya yüzeyinde teker teker çökmeye başladı; ekomomik ve teknolojik açıdan geri kalmışlığımızda cabası, tuz biber ekti ve özellikle 1709 Karlofça anlaşmasından sonra gerileme devrine girdi.
Can çekişen İmparatorluğa ise son öldürücü darbeyi Anadoluda (çoğunluğunu Türk ve Müslümanların oluşturduğu) yaşayan halk vurdu.  Başka bir deyimle makineye bağlı yaşayan hastanın fişini Türkiye Cumhuriyetini kuran güçler çekmedi mi?
Dersler çıkarabilmek için tarih bilgisi önemlidir!.. Fakat son darbeyi bizim vurduğumuz ve yıktığımız bir İmparatorluğun  tarihini “Şanlı Tarih”imiz olarak, beylik deyimle “lanse etmek,” bu tarihle böbürlenmek, bunu da Türklük ve Müslümanlık adına yapmak, akla ziyan ve tarihsel verirlerle çelişmek gibi gözükmüyor mu size?..
Uygarlığın, medeniyetin merkezi Mezopotamyadır. Oradan, doğudan, batıya yayılmıştır uygarlık. Cilâlı Taş Devri veya bilimsel adıyla Neolitik Çağ (Yeni Taş Çağı), Bakır, Tunç, Demir Çağlarına dair veriler bu tezi desteklemektedir. Batı medeniyetinin kaynağı kabul edilen Helen ve Roma uygarlığı, Mezepotamya (Sümer, buradan beslenen, Mısır, Hint, Çin ve bu bölgenin halkları olan Asur, Akat, Babil. Hitit… ),  uygarlıklarının mirası üzerinde yükselmiştir.
Büyük orduya, büyük İmparatorluğa, büyük topraklara sahip olduk; fakat bu çapta büyük bir medeniyet oluşturamadık ve batının ifadesi ile ölüm döşeğindeki “hasta adam” rolüne düştük.
Elbette ki yalnızca eksileri ön plana çıkardık, bu yazımızda; artılarda yok değil. Dememiz o ki, bir ulus devletin yıktığı bir imparatorluğun bütün mirasını “şanlı bir tarih” olarak ele alınması ve bir imparatorluğu milliyet, ırk ve din adına sahiplenilmesini doğru bir tutum olarak görmüyoruz.
Bu günümüzü ve dünümüzü objektif değerlendirmeyi ve insana, ülkelere ve onların tarihine insanlığa katkıları açışından, ırk, din, dil, mezhep…vb üstü bakmamın çağdaş bir düşünüşe koşut olduğunu düşünmekteyiz.
Bu toprakların bir değerinin (Tevfik Fikret’i (1867-1915)  bir sözü ile yazımız sonlandırıyoruz: “Milletim Nev-i Beşer; Vatanım Ruy-i Zemin,(Vatanım bütün yeryüzü, milletim insanlıktır).”

a.s.
22 Şubat 2012

Valide Sultanın Adı
Oğlu olan Padişah
Eşi olan Padişah
Asıl Adı
Uyruğu
Hayme
Mal
Horofira
?
Olga
Veronika
?
Despina
Kornelya
?
Ayşe?
Helga
Leh ve Yahudi
Roksalan
Leh ve Yahudi
Raşel
Bafo
Helen
?
Evdoksiya
Anastasya
Nadya
Katrin
Eva
Leh ve Yahudi
Evemia
Aleksandra
Mari
Janet
Ida
Agnes
Sonya
Aimée Dubuc de Rivery
Suzi
Rus ve Yahudi
Besime
Vilma
II. Abdülhamit
Virjin
Perestü Kadın Efendi (Not 2)
?
?
Sofi
Henriet

159 total views, 15 views today


 Tags:  

Del.icio.us
Facebook
TweetThis
Digg
StumbleUpon


Copyright © Fethiye Malatya [Kaç Şehzade Öldürdük... yada "Vatanım ruy-i zemin, milletim nev'i beşer"], All Right Reserved. 2013.

Malatya ve Fethiye’de Hava Durumu – 18,02,2013 (02/18/2013 11:18)
MALATYA FETHİYE

Yukarıda ki resim bu gün çekildi. Aşağıdaki video ise dün çekildi. Her yer karlı olsa da hava fazla soğuk değil. Cumartesi ve pazar günü, güneş enerjisini açmayı düşündürecek şekilde hava açık ve güneşli idi.
369 total views, 7 views today


 Tags:  

Del.icio.us
Facebook
TweetThis
Digg
StumbleUpon


Copyright © Fethiye Malatya [Malatya ve Fethiye'de Hava Durumu - 18,02,2013], All Right Reserved. 2013.

Malatya Fethiye – Çeşmenin Kaynağının Araştırılması (3)(02/13/2013 09:25)
Malatya Fethiye – Çeşmenin Kaynağının Araştırılması (3)
119 total views, 4 views today


 Tags:

Del.icio.us
Facebook
TweetThis
Digg
StumbleUpon


Copyright © Fethiye Malatya [Malatya Fethiye - Çeşmenin Kaynağının Araştırılması (3)], All Right Reserved. 2013.

Malatya Fethiye – Çeşmenin Kaynağının Araştırılması (2)(02/13/2013 08:22)
Malatya Fethiye – Çeşmenin Kaynağının Araştırılması (2)
86 total views, 10 views today


 Tags:

Del.icio.us
Facebook
TweetThis
Digg
StumbleUpon


Copyright © Fethiye Malatya [Malatya Fethiye - Çeşmenin Kaynağının Araştırılması (2)], All Right Reserved. 2013.

Tarihi Çeşmemizin Kaynağının Araştırılması… (02/13/2013 06:20)
su arama
Kuruyan Tarihi Çeşmenin kaynağının araştırılması için belediyemizin müracaatı ve Vahap ALTUNOK’un katkılarıyla İl Özel İdaresinden bir iş makinesi getirildi ve kazı çalışmasına başlandı.
Rahmetli Satı EROL’un evinin altında borunun ağzı bulunduktan sonra,  yukarıdan yatay olarak kazılarak bu borunun geçtiği yere yukarıdan ulaşabilmek için çalışmalar başlandı. Borudan gelen su bir musluk suyu kadar. Mevsim henüz kış ve yağışlı. Temmuz – Ağustosta bu su miktarı ne olur, ön görülememektedir  Fakat elden yapılmaktadır.
Not: Üç adet video yüklenmekte. Yüklendikçe otomatik olarak sitemizde görülecektir. Suyun miktarı videoda gözüküyor.
343 total views, 3 views today


 Tags:  

Del.icio.us
Facebook
TweetThis
Digg
StumbleUpon


Copyright © Fethiye Malatya [Tarihi Çeşmemizin Kaynağının Araştırılması...], All Right Reserved. 2013.

Malatya Fethiye – Çeşmenin Kaynağının Araştırılması (1)(02/13/2013 06:15)
Malatya Fethiye – Çeşmenin Kaynağının Araştırılması (1)
54 total views, no views today


 Tags:

Del.icio.us
Facebook
TweetThis
Digg
StumbleUpon



www.aliseydi-sevim.com la ilgili açıklama…

Geçen yıldan beri yaşadığımız bir kaç sorundan dolayı, sitemiz başka bir alan sağlayıcı firmaya transfer ettik. Bu nasıl yapılır, bilmiyorduk… Yazışmalar ve deneme yanılma yoluyla bunu büyük bir ölçüde öğrendik. Artık sitelerimizin kopyasını daha kolay almayı ve gerektiğinde başka bir firmaya aynı ad ve bilgilerle transfer etmeyi daha iyi becerebilir olduk.
Sitemizi ( www.aliseydi-sevim.com/beldemiz/ ) transfer ettiğimiz firmadan üç yıllık kiralama alanı aldım. Yaklaşık 2016 yılı ocak ayı başına kadar.  Sürekli sitemizin kopyasını aldığımızdan, her hangi bir risk sonucu sitemiz, çökse, hackerler tarafından ele geçirilse yada kaybolsa, korkacak bir şeyimiz kalmamakta. Bir haftada ana sitemizi tekrar başka bir bağlantıda, aynı isim ve verilerle tekrar yayınlarız.
Yeni Pencere
Sitemizi şimdiki son bağlantısı bu linktir.  Veriler, isimler aynı görülse de kaynağı fark sitemizin. Eski firmada iken, o firmanın arama motorlarının yayınladığı bağlantılar Googlede hata verip açılmaz. Bir süre sonra, o hata verip açılmayan eski sitemizin bağlantıları, Google den kaybolur. Google deki  sitemizle ilgili olan bağlantıların(www.aliseydi-sevim.com/beldemiz/ )  tümü yeni kaynağın arama motoruna gönderdiği veriler olacağından, hata vermeden çalışır.
Sonuç olarak bizim yayımladığımız veriler biz yaşadığımız sürece korunacak. İlaveten, birde Google’den aldığımız( www.aliseydi-fethiye.com ) siteye “eski: mavi sayfalı” sitedeki bilgilerin çoğunu ekleyeceğiz. Oran ise, eski tarzda, bilgileri “yıl ve yılın ayları” başlığında, her ayın tamamını bir linkte, başlıkta olacak şekilde sayfa oluşturacağız.
Bu ay içerisinde zamanımız oldukça ana sayfamıza linkini koyacağımız bir site yapacağım. “Fethiye” ile ilgili bilgileri kapsayacak. Başlangıçta kategoriler ve başlıklara esas alacağımız kaynak değerli araştırmacı yazar Ali Aksüt’ün “Fethiye: Hasanbadrık” isimli kitabı olacak. Bu kitabın yazılı metnini bize değerli arkadaşımız Ahmet OLGUN uzunca bir zaman önce vermişti. Kitap bilgilerini bu yazılı metinden alacağız.
Şimdiden Ali AKSÜT ile Ahmet OLGUN arkadaşımıza teşekkür ederim. Bu kitapta, şu konu eksikti, yada anlatılan, yeni bilgi  şu şekildedir diye bize bir bilgi gönderen olursa, o yazıyla ilgili konun yanına, mesajı gönderen kişinin ismiyle ilave edeceğiz. Yani sürekli güncellenerek bu sitemiz yaşadığımız sürece varlığını sürdürecek. Sürekli koyasını alacağımızdan kaybolma riskini de önlemiş olacağız.
Bu sayfada sanatçı ve müzik olduğu gibi diğer düşünsel çaba içerisinde olan her Fethiyeliye birer başlık, sayfa açacağız. Burada ve yurt dışında işletmesi olan her isme birer sayfa  açacağız. İlgili kişiler, istediğinde bu sayfalara kendi bilgilerini bize göndererek güncelleyecek. İlgi ne olur bilemiyor, fakat biz yapacağımızdan bahsediyoruz…
Ana sayfamıza, Fethiyeli sanatçı ve gruplarımızın her birinden birer klip ekliyorum. Videoları yukarıdan aşağıya doğru sıralamada, sanatçı ve grupları önem sırasına göre dizmiyoruz. Her ay bu lİsteyi değiştirip, farklı isİmleri koyacağız. İlerde bu bölümde ismi görülmeyecek bir grup yada sanatçı olursa bu onları yoğunluk sebebiyle gözden kaçırdığımız bir hata olarak alsın ve bizi arasınlar… Derhal mesajlarını dikkate alır, gereğiniz yaparız.
Sitemizi Ocak ayının sonda transfer ettiğimizden, sayfaların tıklanma sayıları ve Facebook paylaşımları sıfırlanmış oldu. Yani sayfaların tıklanma rakamları bir haftalık verileri içermekte. Buna rağmen kırılan rekor, rahmetli Ali ÇEVİKER’in cenaze Töreni haberinin” Facebook ve ShareThis” paylaşımında yaşandı. Eski rakamlara bakıldığında rekor benim bir yazımın 34 Facebook paylaşımı idi. Rahmetli Ali abinin sosyal paylaşım sitelerindeki paylaşımı benim rekor yazımı ona katladı ve 300 paylaşımı aştı.İlerde bizim sitemizdeki haberleri bulmanın, ona kolay ulaşmanın bir yoluda Facebook ve benzeri paylaşımlardır. Böylece “kendi Facebook profilinizde” ki bu paylaşımı tıklayarak “sitemizdeki” eski bir habere kolayca ulaşmış olursunuz.
Not: Grup Öksüzler, Hüseyin Öksüz’in bize Facebook’tan gönderdiği mesajı samimi, sıcak ve memnuniyet verici bulduk. Bu tevazunun baki olmasını diler bütün insanlarda görmek istediğimiz bir meziyet olduğunun altını çizerek belirtelim. Mesajı için Hüseyin’e teşekkür ve takdirlerimizi arz ederim.
177 total views, no views today
Paylaş


Mer. Abuseyif Sevim’in Anısına … Malatya Fethiye

Hüseyin Sevim
2007 Yılında kayıp ettiğimiz rahmetli Abuseyf SEVİM’in oğlu Hüseyin’in evlenecek olması dolaysıyla, rahmetlinin eşi Birgül ile oğlu Hüseyin Almanya’dan bu gün gelip, Abuseyif  abinin kabrini ziyaret ettiler ve anısına Cem Evinde bir yemek verdiler.
Merhuma Tanrıdan rahmet geride bıraktıkları aile üyelerine metanet ve mutluluklar dileriz.
Not: Hüseyin’in düğün ilanını yarin yazacağız.


482 total views, 4 views today


 Tags:  

Del.icio.us
Facebook
TweetThis
Digg
StumbleUpon


Copyright © Fethiye Malatya [Mer. Abuseyif Sevim'in Anısına ... Malatya Fethiye], All Right Reserved. 2013.
PaylaşOkunmadı olarak saklaGönder:

    Elif Sofu (2) Malatya Fethiye

    Elif Sofu (2) Malatya Fethiye
    13 total views, 13 views today
       
    PaylaşOkunmadı olarak saklaGönder:

      Malatya Fethiye – Hava Durumu…


      Yukarıdaki hava durumu eklentisini ana sayfamıza da ekledim. İstanbul yazan yeri tıklayıp “m” harfine basarsanız, Malatya ismi açılır. Enteri tıklarsanız o ilin hava durumu açılır.
      Bu eklentide gösterdiği gibi havalar sıcaktı. Körahanın tepesinden çekildiğimiz bir de resi ekledim. Yürürken montu çıkarmak zorunda kaldık.
      Güneş tül perdenin ardında parlayan lamba gibi kendini gösteriyor. Dün çektiğimiz bir kaç resmide bu albüme ekledik.
      .A.S.

      224 total views, 18 views today
         
      PaylaşOkunmadı olarak saklaGönder:

      Geçmiş Olsun: Kelime SEVİM…

      KELİME SEVİM

      Zekine abla, Kelime bacının rahatsızlığına kederlenmiş, beni aradı ve “bacımın resmini çek,” dedi. Zekine abla, Kelime bacının durumu iyi. Evi, yanan sobası, kaynayan tenceresi, yardımcısı, pencerede kedisi ve binlerce km uzaklarda kendisi için tasalanan kardeşleri ve sizler varsınız… Daha ne olsun. Elbette ilahi takdirin önüne geçilmez.
      Geçen Nülifer rüyasında bacımı görmüş, sizin sokağa yakın yere kadar gelmiş. Nülifer acaba anama mı yoksa Kelime bacıma mı dedi. Bende bu akşam Cemile bacı ile otururken gördüm bacımı. Yani bacım can alıcı Azrail değil, fakat pasaport filan getirirse Kelime bacıdan önce, pencereden bakanın yada başkasının pasaportunu getirir. emin ol.
      Latife olsun diye yazdım son paragrafı. Tanrı herkese hayırlı hayatlar ve ölümler nasip etsin.
      Kelime bacıma geçmiş olsun der acil şifalar dilerim.


      271 total views, 4 views today
         
      PaylaşOkunmadı olarak saklaGönder:

        Tahtını yaptık ama!..


        MECLİS TOPLANTISI 05,02,2013
        Tahtını yaptık, ama bahtını yamadık… Yapamazdık. Her şey sonuçta Tanrının takdiridir; fakat özellikle gelecek hesaplarında insan, bireysel ve küçük gurupsal iradenin payı oldukça düşüktür.
        Mal mülk, kaş göz, makam mevkii: Taht bir dereceye kadar mümkündür, cüzi irademiz açısından. Fakat esasta dünya ekonomisi, siyaseti, ekosistemi… vb boyular tüsünami gibi, bireysel  ve grupsal hesapları önüne katar ve yerle bir eder. Tabiat ve onun bir parçası olan insanın yap  bozunun zemini için durgunluk, çözülme, kokuşma, hastalıklar ve ölümler karşısında çaresiziz…
        Ülke siyasetini belirleyen büyük grubun iradesi dolaysıyla, idari yapımızda önleyemeyeceğimiz bir çözülme, yapboz meydana gelmekte…  Bunun sonucu olarak ta Fethiye’de kurduğumuz idari yapı, ne ümitlerle yaptığımız “tahtımız”- belediye binası vb. ile içerisindeki donanımların-“ bahtı” elimizden alındı, sonuç olarak: “Tahtımızı kurduk; fakat bahtımızı kuramadık.”
        Bu meclis toplantısında çektiğimiz resimler bizi hüzünlendirdi…
        Bu konudan iyi bir yazı çıkarılabilirdi; fakat…
        Geçen kaybettiğimiz Meclis üyemiz rahmetli Ali ÇEVİKER’in yerine İl Seçim Kurulu yedeklerden birinci sırada olan Hasan oğlu Aliekber (Siyam) YILMAZ’ı atadı. Rahmetli Ali ÇEVİKER’i geçmiş hizmetlerinde dolayı rahmetle anar, Siyam YILMAZ’a ise başarılar dileriz.
        266 total views, 4 views today
           
        PaylaşOkunmadı olarak saklaGönder:












          Hiç yorum yok:

          Yorum Gönder

           

          Sample text

          Sample Text

          Sample Text