M. Ağarın ceza’sı, Yargıtay’ca onandı!
Sevgili okuyucular,
Mehmet Ağar, bir dönem Emniyet müdürü, Emniyet Genel müdürü, Vali’dir. Tansu Çiller Hükümetinde, Adalet Bakanı ve İç işleri bakanlığı koltuğunu gasp etmiş zattır. Belkide bilmediğimiz daha farklı alanda, ‘derin devletin’ bir komutasında görevde, ‘almış’ olabilir.
Mehmet Ağarın, önemli ama bir başka yönü daha vardır. Bir suç makinesidir. Mehmet Ağarın suçu, sicil’i kabarıktır. Ağarın kendi açıklamasında, ‘biz bin tane operasyon yaptık’ diyerek, ‘kudretini’ ifade etmekteydi. Devletin, ‘derin devletin’ gücünü arkasına alarak, hukuk dışı, eylem, operasyonlara imza atan ve bizzat katılan, elini kana bulamaktan kaçınmayan bir emniyet mesubudur.
En önemli özelliği ise, halk düşmanı olmasıydı. Ülkede her türlü hukuk dışı, gayri meşru işlerlerle yoğun bir ‘akrabalığı’ olduğu bilinmektedir. Bütün bunlar ne içindi? Mehmet Ağar, hazır cevapla, ‘devlet için’ diyebilmektedir. Tabii dönemin başbakanı, Tansu Çiller, ‘’kurşun atanda, yiyende bizdendir’’ demekteydi. Ama ‘tünelin ucu gözüktüğünde’ amaçlarının başka olduğu gözükmüştür. Amaç, yeşil Amerikan Doları ile oluşturulan sermaye birikimi sağlamak ve ‘yabancı bankalarda teminat olarak’ bekletip yaşamlarını, ‘garanti’ altına almaktır. Bu nedenle yeşil Dolar getirecek, her türlü gayri meşru ve hukuk dışı ilişkiler, kendileri için meşrudur.
Bu nedenle Balıkesir’in Susurluk ilçesi yakınlarına ortaya çıkan bir trafik kazası, gayri meşru ilişkilerin bir parçasının ortaya çıkmasını sağladı. Mafya, Politikacı, Emniyet Müdüründen oluşmuş bir çete ve bu çetenin hukuk dışı faaliyetleri ortaya çıkar. Bu çetenin faaliyetleri irdelendiğinde, çetenin reis’i, Mehmet Ağar olduğu gerçeği ile karşılaşılır. Peki, çetenin seceresi çıkarıldığında, bir gerçek ortaya çıkar. Uyuşturucu ticareti, kumarhane işletme, insan kaçırma ve katletme, kısacası yeşil Dolarları elde etmek için, her tür karanlık ilişkiler. Kimlerin himayesinde. Dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağarın himayesinde.
‘‘Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Mehmet Ağar’ı, ”Susurluk Davası” kapsamında Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemle ilgili ”cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturduğu” iddiasıyla yargıladığı davada 5 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi de yerel mahkemenin kararını oy birliği ile onadı.‘‘
Haber portalları yukardaki haberleri geçmektedir. Bu ceza ve karar tabi’ki, Mehmet Ağarın işlediği hukuk dışı ilişki ve suçların karşılığı değildir.
Aynı zamanda, yargıtay’ın onaması bir gerçeği kanıtlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti devleti suçunu itiraf etmiştir. Devletin en yüksek kurumu, yargıtay tarafından’da onaylanmıştır. Mehmet Ağar bu suçları işlediğinde, Türkiye Cumhuriyeti devletinin en üst kademelerinde görevlidir. Bu nedenle suç, ferdi değildir. Sadece M. Ağar suçlu ilan edilemez. Suçların işlendiği dönemde görev almış, yönetici düzeyde, birçok bürokrat, poltikacı, asker kökenliler bu suçun ortaklarıdırlar.
Bir şeyi ifade etmek isterim. Cin şişeden çıkmıştır. Artık, tünelin ucu gözüküyor ve güneşin parıltıları yansımaktadır. Mehmet Ağarın onan ilk ceza‘sı ama son ceza‘sı bu olmayacaktır. Ağarın sorumluluğu döneminde mağdur olan binlerce insan olduğu bilinmektedir. Bu insanlar yeni-yeni suç duyurusunda bulunmalıdırlar.
Türkiye’nin birçok alanında, her köşesinde, M. Ağarın zulmü ile karşılaşmış insanlar olabilirler. Özellikle, ‘faili meçhul‘ cinayetlerle yaşamını kaybeden insanlarmızın yakınları kendi konumlarını gözden geçirmelidirler. M. Ağar kendisi ifade etmektedir. ‘‘biz bin operasyon yaptık‘‘ diyebilmektedir. Bu sözler 28 Şubat’ın, ‘kudretli‘ generali Hüseyin Kıvrıkoğlunun, ‘’28 Şubat bin devam edecek‘‘ söylemi ile parelellik içindedir.
M. Ağar mağdurları, şikayet dilekçelerini yerel mahkemelere ve savcılıklara vermeilidirler. Hiç bir suç cezasız kalmamalıdır. Inanıyorumki, ülkemizde hukuk gerçekten arzulandığı gibi işler. Hukuk insanları, yargı mensupları demokrasinin önemini kavrar ve gereğini yaparlar.
Artık ülkemizde, demokrasiden uzak, hukuk dışı, uygulamaların ceza’sı verilmelidir. Ki, bir daha birileri hukuk dışı uygulamalara baş vurmasınlar.
Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle,
Kritikleriniz için: analizoku1@live.de
16.04.2012