Social Icons

19 Nisan 2012 Perşembe

Fethiyenin Anarşisti...


Bizler cenaze evlerinde siyaseti yapar, köprüler kurar, barajlar diker, hükümetler indirir yerine yenisi getiririz. Her birimiz zehir gibi siyasi bilgi ile donanımlı, erezyona uğrayan inançlarımız, ahlakımız ve edebimizin gözü kara kılıç kesmez müdafiler olur çıkarız.
Rahmetli Sultan bacı(Yumuk) un vefati dolayısıyla bir öğlen beraber bulunduğumuz insanlar siyasetten, dinden Fethiyelilerden, derken benim kullanacağım fotoğraf makinesine kadar her şeyden konuşuldu, uçulmadık menzil, konulmadık dal bırakılmadı yani. .. Henüz köprü baraj kuramadık; fakat yar koymadık devirdik.
Mesela: Makine konusu açıldı. Birazda bu konulardan bahsedilirken, Bektaş abi (Yılmaz): “ya gardaş gidip zenginlerden para istemeyin, fakirlere kötü örnek oluyor, ” dedi, Bende: “Nasıl?” dedim. “Zengin on, yoksul elli veriyor,” dedi. gülüşüldü.
Bende dedim ki, “bazı zenginlerimiz ve büyüklerimiz ya fotoğraf makine kampanyası ve işimizi yada bizi büyüklükleri ile orantılı görmüyorlarda, iştirakleri de bu çapta olu(mu)yor her halde,” dedim. Güldük. Tabii bu hususta katkılarının miktarına bakmadan her iştirakçiye teşekkür ederim
Mesela, ismi makine kampanyalarımızda(öncekiler dahil adı) soyadı geçmeyen bizim soyadımızdan olan bir abimiz, okulumuzun ihtiyaçlarını müdüre sormuş ve bu ihtiyaçları 5000(beşbin)tl taahhütle karşılamaya söz vermiş. Bu tavrı önemli ve takdire değer olarak görüyoruz. İş gerçekleştiğinde ismini yazacağız.
Bu fotoğraf kampanyamızdan sonra, bir sayfa ve bir resim albümü hazırlamaya karar verdim. Nasip olursa, Fethiye’de, İstanbul’da ve Almanya Ober-Ramstadt Derneğinde hep sahnede, protokolde ve ön planda görülenlerin resimlerini ve Fethiye ve Fethiyeliye yaptıkları hayır ve yardımları yazacağım.
Bu albüm ve sayfa bir süreliğine özel (privat) kalacak, bir kaç yıl sonra aleni olacak, 2-3 yıl sonra yayımlayacağım. Önemli bir fotoğraf olacak bu. Bu süreçte (3-5 yıl içerisindeki)görülmeyen yardım listelerini bulmak mümkün olacak.
Oluşacak vesikalar, kimlerin yalnızca sahnelerde, protokollerde; kimlerinde hem sahne ve protokollerde olduğu gibi hemde elin cebe atıldığı yerlerde olduğu da vesikalandırılmış olacak. Tabii Almanya’da ki Dernek binasının alım ve bakımı sürecindeki kişiler arasındaki farklı katkılara dair bilgi eksik olacak. Sözümüz daha çok, burası ile ilgili. Fakat oradaki faliyetler ile ilgili olarak sürekkli araştırıp soruşturacağız ve rakam, isim ve haber kaynaklarını belirterek bu vesikaları oluşturmaya çalışacağız.
Günler gelir geçer, emekler boşa gitmesin kayıt altına alınsın...
Beldemizin imamı ise yaz dediği için yazıyorum. Teslim hoca, camiye bir kütüphane köşesi oluşturuyoruz, dileyen alevilik konusunda istedikleri kadar kitap bağışlasınlar, köylülerimiz okusun dedi.
Hocamızın bu gayretinin baştan beri farkındaydım. Farkındaydım da ben mi niye bir girişimde bulunmadım? Kısaca söylemek gerekirse bulunamadım. “Fethiyenin anarşisti, bir daha olmak” istemedim. Ama ben içimdeki anarşisti, hatta anarşistleri öldürmeyip hep yaşatacağım. Buradan tasavvufa geçmek istemiyorum; fakat Tanrı şeytanı öldürmemiş, bunda insanlık yararına bir hikmet görmüştür. İçimizdeki anarşisti ise bu sebepten dolayı yaşatacağız.
Yani Fethiyenin anarşistliğine devam edeceğiz. Fakat anarşist şimdi yeraltında...

***
Havalar ılıman. Soba yakılmıyor. Parçalı bulutlu, sağanak yağışlı. Hala yağan yağmur yetersiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

Sample text

Sample Text

Sample Text