19Haz
Çeşitli Haberler… Fethiye Malatya: 20 Haziran 2012
Posted By Aliseydisevim On Salı, Haziran 19th 2012 Under: Aliseydi Sevim, Beldemiz,Fethiye'nin Dünyaya Açılan Penceresi Etiketler:Çeşitli Haberler... Fethiye Malatya: 20 Haziran 2012 EditKazım dedenin bu görüntüsünü niye koydum biliyor musunuz?.. Desenize nereden bileceğiz? Bu resim bana çocukluğumdan, şehire yalnız gidecek yaşıma geldiğim zamana, hatta 30,40′lı yaşlarıma kadar neyi kendimden esirgediğimi, kendime ‘el ne der’ diye zulüm ettiğimi hatırlatıyor.Malatya’ya gittiğimde sabahları, bir bardak demli çay ile fırından yeni çıkmış, bir ‘çıtır simitle’ kahvaltı etmek istedim. Fakat, görenlerin “Aliseydi, lokantaya gitmemiş te, bir çay ocağında simitle çay içiyor,” demesinden sakındım. Fakat yıllarca; aklım fikrimi bir çay ocağında çıtır simitle çay içme arzusu ile doluyken, ben sabahları hep ” simitle çay içer gibi, lokantalarda çorbalar içtim.”Yıllaca hangi iş sebebiyle Malatya’ya gidecek olsam, hiç aklımda yokken ayaklarımın beni bakırcılar çarşısının yan tarafındaki simit fırını ve karşısındaki çay ocağının oradan geçirirdi. Oradan simidi alıp eve getiriyorum; eve geldiğimde simit çıtırını kaybetmiş, yumuşamış oluyor. Evimizi de simit fırınının yanına götürümedimimden bu yaşıma kadar “çıtır simitle bir bardak tavşan kanı çay içemedim.”Şimdi Kazım dede gibi gidip “şimdi o fırından bir bir çıtır simit alsam ve o çay ocağında bir bardak demli çay ile yesem, acaba o eski büyüsünü hisseder miyim?” Bilemiyorum…Siz siz olun, benim yaptığım hataya düşmeyin, Kazım dede gibi sekseni devirmiş yaşında dahi, canınız dondurma yemek istiyorsa yiyin. İçinizden çayla simit yemek yada çekirdek çıtlatmak, çiklet çiğnemek geçiyorsa yapın. Yoksa benim gibi içinizde bir ömür unutamadığınız bir uhteniz olur.Kazım dede resmini çektiğimi görmedi. Saat 13,00 civarı öğlen sıcağı idi. Hem açlığını yatıştırmak, hem serinlemek için onun dondurmayı “o an” yemesi gerekirdi. Ben simiti alıp eve getirdiğimde hem kahvaltı vakti geçmiş oluyordu; hemde simit çıtırlığını yitiriyordu. Kazım dede de benim gibi “el ne der” diye dondurmayı alıp Tenci deki evine götürüp orada yemek istese, hem serinlememiş, açlığını zevkle yiyeceği bir dondurmayla gidermemiş olacaktı; hemde dondurma erimiş mıcık mıcık olacaktı.
Pazar günü ise Nesimi arkadaşımızın daveti üzerine belediye parkındaydık. Konu: Nesimi’nin pazarladığı su arıtma cihazının tanıtımı. Resimde görülen sular, Aynik, evlerimizdeki musluklar, kazanda kaynamış su ile arıtma suyunu mukayesesi ile başlıyor. Nesimi elindeki yüksek voltajlı ısıtma cihazını bardaklara daldırıyor ve çalıştırıyor. Sonuç resimdeki gibi görüntüler oluşuyor. Yalnızca arıtmadan geçmiş su duru kalıyor.Biz kaynattığımızda suda niye bu görüntüler oluşmuyor? Sorunun cevabı, su evlerimizde 100 cc. kaynar, bu cihaz sıcaklığı 120 cc dereceye çıkarıyor şeklinde.Bu görüntüden sonra illada bu arıtma cihazından almayı geçiriyor insan aklından. Fakat bu cihazlar 900 ile 1200 tl arası.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder