Social Icons

9 Haziran 2010 Çarşamba

Sarhoş olup ’’nara atmak’’ istiyorum! / Ali Ekber Pektaş

Sarhoş olup ’’nara atmak’’ istiyorum!


Sevgili okuyucular,

Evet, bir gün sarhoş olup, ‘’nara atmak’’ istiyorum. Çünkü böylelikle içimi boşaltmak ve rahatlamak istiyorum. Bazen düğünlere giderim, eğlence yerlerine giderim veya muhabbet ortamlarında bulunurum. Yaşadığım veya birçoklarımızın yaşadığı birçok tatlı anılar vardır. Bir arkadaşımız, bir yakın dostumuz veya hiç tanımadığımız bir insan, ‘’nara atmaktadır.’’ Bu naralar karşısında birçok insan, ‘’bırakın rahatlasın’’ diyerek, ‘’tepki vermektedirler’’. Bu kişiler, ‘’nara atanlar’’ bazen ailesine, bazen yakın bir arkadaşına, bazen’de devlete, başbakana, bakanlara, polise, askerlere olan tepkisini dile getirmektedir. Hatta bu durum bazen de, hakarete varan, ‘’küfürler’’ sarf etmeyi beraberinde getirmektedir.

Peki, ben bu nedenleri ve yukarıdakileri neden vurgulamak istedim. Neden? Bende sarhoş olup, ‘’nara atmak’’ istedim!

Son günlerde ülkemizde, öyle ‘’acayip’’ gelişmeler oluyor ki, insanın aklıyla sorunu olup olmadığını, ‘’yoklaması’’ gerekmektedir.

Ben bu nedenle diyorum ki, ben sarhoş, olup ‘’nara atarak’’ rahatlamak istiyorum.! Benimde hakkım nara atıp, rahatlamak, bende bu ülkenin, Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşıyım. Bende bu ülkede askerlik ‘yaptım’ bende bu ülkeye vergi ödüyorum. Benimde mevcut anayasa karşısında haklarım var.

Ben aslında ülkemdeki gelişmelerle, uygulamalarla ve demokrasi standartlarıyla övünmek istiyorum.

Ben ülkemdeki politik arenadaki gelişmelerden, polisin ‘davranışlarından’ başka ülkelerin insanlarıyla karşı karşıya geldiğimde sıkılarak ve ezilerek, üç maymunları oynamak istemiyorum.

Ben ülkemin askerlerinin, ordusunun, kendi halkına karşı savaş açmış görüntüsünden, kurtulmak istiyorum.

Ben ülkemdeki başbakanın bakanların, ‘’yalan söylemeden’’ toplumun gözünün içine bakabilme becerisini göstermelerini istiyorum.

Ben ülkemde hantal, işlemeyen ve rüşvet çarkı dişlileri arasında yuvarlanan bir bürokrasi istemiyorum.

Ben ülkemde hukuksuzluğu, ‘’hukuk kabul’’ eden bir yargı kurumu istemiyorum.

Ben ülkemde rüşvetin, yolsuzlukların son bulduğu, hortum lamaların olmadığı, hırsızlığın devlet katında ‘’hoş karşılanmadığını’’ istiyorum.

Ben sabah kalktığımda, tutuklanma korkusu olmadan, akşam evine elinde sıcacık ekmekle evine dönecek insanları arzuluyorum.

Ben tekel işçilerine Ankara da, soğuk kış koşullarında her şeye inat direnmeye gerek kalmayacak, bir insanca yaşamın sunulmasını istiyorum.

Ben ülkemde farklı inançların, özgürce, kendi inandıkları gibi, yaşayıp ve ibadet edebilmelerini arzuluyorum.

Ben ülkemizin nüfusunun 3/1’e yakınını, yani 25 milyon Alevi’nin kendi inanç merkezlerinde, Cem evinde ibadetlerini rahatça yapabilmelidirler. Alevi’lerin inanç merkezinin Cem evi olduğunu yorumlamak, Şafi ve Sünni ulemalar tarafından yapılmamalıdır. Cem evleri Alevilerin inanç merkezidir. Bu toplumun vicdanında’da böyledir. Ve böyle de bilinmelidir.

Ben ülkemin farklı bir kimliğe sahip olduğu için, Kürtlere karşı uygulanan asimi le politikasından ve bu politikanın bir parçası olan kirli savaş ortamından çıkmasını arzulamaktayım.

Ben ülkemde Üniversitelerde, bilimsel ve demokratik bir eğitimin yaygınlaşıp hakim kılınmasını arzulamaktayım.

Ben ülkemde çocuklar polise taş attıkları için ‘’potansiyel suçlu’’ muamelesi görmesinler. Çocuklar eğitimlerini tamamlayarak başka ülkelerin çocuklarıyla, yarışmalarda boy göstersinler istiyorum.

Ben ülkemde intikam duygularıyla, subayları ‘’tutuklayıp’’ yaş’la kurunun, suçluyla, suçsuzun aynı mahkeme ortamında yargılanmasını istemiyorum.

Ben ülkemde, orduda ‘’gasp’’ ettikleri mevkilerden dolayı, sabah kalkan darbe yapan, ‘’bizim çocuklar’’ olsun istemiyorum.

Ben ülkemde, darbe yapan cuntacı generallere, riya kat nişanı verilsin istemiyorum.

Ben ülkemde, darbeci generalleri, cuntacıları savunan muhalefet partiler istemiyorum. Hele, hele kendini ‘’sosyal demokrat’’ ilen ederek, cuntacıların ‘’avukatlığına’’ soyunan bir parti lideri hiç istemiyorum.

Ben ülkemde kendi halkına karşı savaştan, ‘’nemalan arak’’ yaşamaya çalışan, bir subaylar çetesi istemiyorum.

Ben ülkemde Şeriat ‘’özlemi’’ olan, bir başbakan, bir bakanlar kurulu, hükümet arzulamıyorum.

Ben ülkemde Cumhurbaşkanlığı makamını ‘işgal’ eden takunyalı birini arzulamıyorum.

Ben bu arzu ve isteklerimi daha da çok sıralayabilirim, bence bu kadarda yeterli olsa gerek.

Tüm bu nedenlerle diyorum ki, bir gün içeyim, sarhoş olayım ve ‘’nara aratayım’’ istiyorum.

Nara atarak içimi boşaltmak istiyorum. Rahatlamak istiyorum.

Benim güzel ülkemi, Anadolu’yu kötülüklerin beşiği haline getirmek isteyen veya bu yönlü ‘’çaba’’ içerisinde olan, tüm yöneticilere…………………

Böyle Devlete…………….. Böyle iktidara……………. Böyle hükümete…….. Başbakana……………. Bakanlara………… Böyle orduya…………….. Böyle polise……………. Böyle bürokrasiye…………. Böyle ‘’hukuk’’ adına, hukuksuzluğa………………….

Edeyim, ‘’lan’’ demek geliyor içimden ve rahatlamak istiyorum.!

Bu nedenle ben sarhoş olup ta ‘’nara atanları’’ bazen çooooook seviyorum.

Ben bu nedenle diyorum ki, benim sarhoş olup nara atmak hakkım var, bu ülkede.

Bir gün bende, bu hakkımı kullanacağım, ama mutlaka!



Bir dahaki yazımda buluşmak üzere.

Kritikleriniz için: aliekber.pektas@yoltv.eu



23.2.2010

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

Sample text

Sample Text

Sample Text