Social Icons

9 Haziran 2010 Çarşamba

“Türk ve Müslüman’’ K.Kılıçdaroğlu! / Ali Ekber Pektaş

“Türk ve Müslüman’’ K.Kılıçdaroğlu!




Sevgili okuyucular,

‘’Türk ve Müslüman’’ Kemal Kılıcdaroğlu. K .Kılıçdaroğlu Haber Türk televizyonunda, Yiğit Bulut’un basın kulübü programına konuk olarak katıldı. Gazeteci ve bilim adamlarının da bulunduğu programda, Yiğit Bulut, konuklarıyla birçok konuda fikir teatisinde bulundu. Tartışmaların bir evresinde Yiğit Bulut, K.Kılıçdaroğluna, ‘’siz Alevimsisiniz’’ sorusunu yöneltti. Aslında bu soru, programı izleyen seyirciler tarafından internet aracılığıyla, E posta yoluyla sorulan soruların bir demet halinde sunulmasıydı.

K. Kılıçdaroğlu, ‘’ben iyi bir Müslümancım’’ diyerek cevapladıktan sonra, ‘’aslında bu tür sorular tuzak sorulardır.’’ Diyerek, ‘’niyetini’’ harika ifade etme becerisini göstermiştir.

Bilemiyorum, K.Kılıçdaroğlu Müslümancı? Veya farklı bir inancımı var. Kendi vicdanıyla baş başa bırakmak, en doğrusudur. Bu konuda söyleyecek bir sözümüz olmaz.

Ama bir yerlere yaranmak için, ‘’ben bir iyi Müslümanım’’ iddiasını ileri sürerek bir adım ileri çıkmak istiyorsa, ozaman iş değişir.

Peki, sormazlardı? Sen hiç ‘’hac’a gittin mi, ramazan orucunu tutuyormuşsun, günde 5 vakit namazını kılıyormuşsun, vb.’’ peki bu telaş neden? Neyi kanıtlamaya çalışıyorsun? Bir başka önemli bir soru, alevi olmak ‘’incitirimiydi’’ sizi? Bütün bu soruların cevabını gerçekten merak ediyorum!

Kılıçdaroğlu’nun bu davranışı, bana Türkiye’de cami’lerin bulunduğu semtlerde, çevre esnafının, namaz saat’i geldiğinde, ‘’kollarını sıvamaya’’ girişmelerini hatırlatmaktadır. Esnaf, burada bak bende ‘’cami’ye gidiyorum’’ havasını vererek kendini kollamaktadır. Kılıçdaroğlu, acaba kendini kollamak için böyle bir davranışa mı ihtiyaç duydu, teşebbüs etti.

Kılıçdaroğlu aslında büyük bir gaf yapmıştır. Bunun başka bir izah tarzı yoktur. Bu gaf bir başka gaf’la ‘taçlandırılmıştır. Çünkü Kılıçdaroğlu kendisine yakıştırılan, ‘’Gandi’’ tiplemesinden çok uzakta, Baykal’ın dama taşı rolünü üstlenmiştir.

Kılıçdaroğlu, aynı programda, Dersim konusundaki katliama ilişkin, Onur Öymen’den öz itibarı ile farklı düşünmediğini, ama Onur Öymen’in ‘’dersimle ilgili eksik bilgi sahibi olmasından kaynakladığını’’ ifade ederek, Onur Öymen’le aynılaştığını anlatmakla, ‘’gururlanmaktaydı.’’

Kılıçdaroğlu’na göre dersim isyanı aslında, ‘’eşkıyalar ayaklanması’’ olarak ifade edilmelidir. Dersimde katliamda mağdur olanlar, inançlarından veya Zaza oldukları için değil, ‘’eşkıya’’ oldukları için maruz kaldılar. Belkide, ‘’hakettiler.’’

Kılıçdaroğlu kendinin, ‘’iyi bir Müslüman ve Türk’’ olduğunu nasıl kanıtlayacaktır. Veya başkalarını nasıl inandıracaktır. Hatta ‘Ergenekon davası’ sanıklarının, avukatlığını ‘’üstlendiğini’’ göksünü ‘’gere gere’’ anlatarak mümkün olabilir.

K. Kılıçdaroğlu, şunu iyi kavramalıdır. Türkiye toplumu ve demokrasi güçleri, kimliğini, inancını, kültürünü ‘’inkâr’’ edenlerin, nelere kadir olduklarını iyi bilmektedir. Belki yeniden milletvekili seçilip TBMM’ ye girebilirsiniz, hatta CHP’nin önemli bir makamında yer alabilirsiniz ama halkımızın gönlünde, nazarında yer alamazsınız. Bir gün gelir, eğer bu tempoyla giderseniz, beklide ‘lanetlenirsiniz`!

Bizim için, Türk, Kürt, Laz, Ermeni, Saza, Gürcü vb. ulus ve ulusal azınlıklarımız Anadolu topraklarında, gurur kaynağımız ve zenginliğimizdir’!

Bizim için, alevi, Sünni, Musevi Ortodoks ve Hıristiyan inancına sahip olmak, gurur kaynağımız, zenginliğimiz, mozaik toplumumuzun aynasıdır!

İnkâr edilecek, bir vaka değildir. Sayın Kılıçdaroğlu!

Bir dahaki yazımda buluşmak dileğiyle, her şey arzuladığınız gibi olsun!

19.12.2009

Kritikleriniz için: aliekber.pektas@yoltv.eu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

Sample text

Sample Text

Sample Text